10 Ocak 2019 Perşembe

1946-1950 YILLARI ARASINDA AYDIN’DA SİYASAL YAŞAM BÖLÜM 6

1946-1950 YILLARI ARASINDA AYDIN’DA SİYASAL YAŞAM BÖLÜM 6



II. BÖLÜM: ÇOK PARTİLİ YAŞAMA GEÇİŞ SÜRECİNDE AYDIN İLİNDE SOSYO-EKONOMİK YAŞAM VE SİYASET 

2.1. ÇOK PARTİLİ YAŞAMA GEÇİŞ SÜRECİNDE AYDIN  İLİNİN SOSYAL ve EKONOMİK YAPISI 

2.1.1. Aydın İlinin Konumu 

Aydın ili yaklasık olarak 37 derece 48. dakika ve 37 derece 52 dakika kuzey 
enlemleri; 27 derece 46 dakika ve 27 derece 54 dakika dogu boylarımın kesistigi yerde, Ege Bölgesi’nin Batı Anadolu Bölümü’nde, Büyük Menderes Havzası’nın orta kesiminde yer almaktadır.114 Aydın söz konusu konumundan dolayı tarihte pek çok uygarlıga besiklik etmis bir ildir. 

II. Dünya Savası sırasında Türkiye’de sosyal ve ekonomik sartlar ciddi biçimde 
agırlasmıstır. Kitleleri rahatsız eden ve mevcut iktidardan uzaklastıran bu durum, II. Dünya Savası’nın bitmesiyle iyilesmeye yüz tutmus ve bütün parametrelerde hızlı bir iyilesme görülmüstür. Ancak II. Dünya Savası yıllarında yasanan sıkıntıların derinligi, bu savastan hemen sonra çok partili yasama geçilmis olması halkın yeni kurulan partilere ümit baglamasına neden olmustur. 1950 seçimlerinde ülkemizde iktidar degisikligi yasanmıstır. O dönemin Aydınlı yazarlarından Samim Kocagöz, su tespitte bulunmustur: “CHP, güzel isler yapmaya baslamıstır. Ancak bu saatten sonra asla oy alamayacaktır.”115 

2.1.2. Aydın İlinin Nüfusu ve Seçmen Durumu 




Tablo 2.1: Aydın Nüfusu Aydın İl Nüfusu116 


II. Dünya Savası Türkiye nüfus artısını durma noktasına getirmistir. Bu durum 
Aydın ili içinde geçerlidir. Aydın Merkez lçe’nin 1940 yılında nüfusu 17.732’dir. 1945 
geldigimizde nüfusu, 772 artarak 18.504 olmustur. Bu, %08,5’lik bir atıs oranıdır. İl 
genel nüfusu 1940 yılında 281.784 iken 1945’e geldigimizde 294.407’ye çıkmıstır. 
Nüfus artıs oranı ise %0.87’dir.117 

II. Dünya Savası’nın bitmesiyle yasanan sıkıntılar yavas bir sekilde ortadan kalkmıstır. Her alanda yasanan nispi iyilesme Aydın ilinin 
nüfusunu olumlu etkilemistir. Aydın ilinde ölümler azalmıs, dogum, evlenme gibi 
olaylar artmıstır. Yine baska illerden Aydın’a yapılan nüfus nakillerinin yüksekligi 
Aydın ilinin göç aldıgının ispatıdır. 




Tablo 2.2: Dogum ve Ölüm Oranı AYDIN Merkez İlçe118 

1945 yılından itibaren Aydın ilinde artıs gösteren evlilik oranları sürekli artıs göstererek 1947 senesinde daha önceki yıllara göre rekor seviyeye ulasmıstır.119 Bunda ekonomik sorunların çözülmeye baslanması ve II. Dünya Savası nedeniyle askere alınan gençlerin terhis olarak memleketlerine dönmesi etkili olmustur. 




Tablo 2.3: Nüfusun Niteligi Aydın’da Nüfusun Niteligi ve Hareketi120 

1948 yılının daha ilk altı ayında Aydın Nüfus Müdürlügü’ne yapılan yeni kayıt 
sayısı, dogum gibi parametrelerde bir önceki yılın toplamına yaklasılmıstır.121 Bu iyiye gidis sürekli bir sekilde devam etmistir. 

II. Dünya Savası öncesi Aydın nüfusunun çogu vasıfsızdır. Bu nedenle kent 
ekonomisine olumlu katkı saglamak için 1946’lı yıllarda Denizli yöresinden 
dokumacılık konusunda ustalasmıs 80 kadar aile getirilip Aydın’a yerlestirilmis tir.122 Yine günümüzde bu ailelerin devamı olan pek çok aile kentin sosyal ve ekonomik yapısında etkili olmaktadır. 

Aydın ilinde II. Dünya Savası sonrası dönemde nüfus artıs oranı yüksek 
çıkmıstır. Aydın merkez ilçede 1945 yılına geldigimizde 18.504 kisi yasamaktadır. 1950’ye gelindiginde bu nüfus 1.657 kisi aratarak 20.161 kisi olmustur. Bu %17,1’lik artıs oranıdır. Aydın ilinin 1945 yılı genel nüfusu ise 294.407 kisi iken 1950 yılında 335.663’e çıkmıstır. Nüfus artıs oranı ise %26,2’dir.123 

II. Dünya Savası sonrası’nda 

Türkiye nüfusu da artıs göstermistir. Aydın’daki nüfus artısı ise Türkiye ortalamasının biraz üzerinde gerçeklesmistir. 

1945 yılından sonra hızla artıs egilimine giren Aydın nüfusu, ildeki seçmen 
sayısının artısını saglamıstır. Dolayısıyla seçimlerde oy kullanılan sandık sayıları da artmıstır. nceledigimiz dönemde 4 yılda bir yapılan genel seçimlere katılan seçmen sayısını karsılastıracak olursak: 




Tablo 2.4: Nüfusun Niteligi 

2.1.3. Aydın’da İdari Yapı 

Devlet hizmetlerinin daha iyi görülebilmesi için zaman zaman Aydın ilinin idari 
yapısında degisiklik yapılmıstır. Çok partili yasama geçis sürecinin baslarında Aydın’a baglı 6 ilçe vardı. Bu ilçeler Aydın Merkez, Bozdogan, Çine, Karacasu, Nazilli ve Söke’dir. Çok partili yasama geçis sürecinde nüfus açısından bu ilçelerin en büyükleri sırayla Aydın Merkez, Nazilli ve Söke olmustur.125 İnceledigimiz 1946-1950 yılları arası Aydın il sınırlarının kendi içinde degistigi bir dönemdir. Örnegin 1946 yılında Koçarlı ilçe haline getirilmistir. ki yıl sonra ise merkeze baglı bir bucak olan Germencik ilçe yapılmıstır. Böylece çok partili yasama geçis sürecinin sonunda Aydın’a baglı ilçe sayısı sekize çıkmıstır. 1950 genel seçimlerinden sonra Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte Aydın ilinin sınırları içte degismeye devam ettigi gibi dısa dogruda degismistir. Örnegin Nazilli’ye baglı Kuyucak Bucagı’nın 1953 yılında ilçe haline getirilmesiyle ilin ilçe sayısı 9’a çıkmıstır.126 1957 yılında Yenipazar, 1958’de Sultanhisar ilçe yapılmıstır. zmir’e baglı Kusadası, 1957 yılında Aydın’a baglı bir ilçe 
haline getirilmistir.127 Böylece çok partili yasama geçis sürecinde ve bu sürecin 
devamında Aydın, idari yapılanma açısından çok büyük degisimler yasamıstır. 
İdare bölünme ya da yapılanma bir ilin gelismesinde önemli bir fonksiyondur. 
Örnegin Ankara’nın gelisimi baskent olusuna baglıdır. Bu her zaman aynı etkiyi 
dogurmamaktadır. Bu böyle olsaydı Koçarlı, ilçe olduktan sonra çoktan gelisip bir kent haline dönüsebilirdi. Ancak bu gerçeklesmemistir.128 Koçarlı’nın ilçe haline 
getirilmesiyle burada yasayan vatandaslar, sadece tapu, nüfus vb. islerini görmek için Aydın kent merkezine gitmekten kurtulmuslardır. 

Köylerin bucak; bucakların ilçe; ilçelerin il olmasında vatandasların bununla 
ilgili talepleri oldukça etkili olabilmektedir. Bu açıdan Aydın ilinin idare 
yapılanmasının en çok degistigi dönemin çok partili yasama geçisle birlikte görülmesi insana sasırtıcı gelmemektedir. 1946 yılı CHP İnebolu köy, Bozdogan ilçe ve Aydın il kongrelerinde İnebolu’nun belde haline getirilmesi istenmistir. İlgili istek CHP Genel Sekreterligi ve İçisleri Bakanlıgı’na geregi yapılması için bildirilmistir.129 Bu istek daha sonra yerine getirilmistir. 03.12.1948 tarihinde yapılan Cumhuriyet Halk Partisi Aydın il kongresinde Kösk’ün ilçe; Basçayır Köyü’nün buraya baglı bir belde haline getirilmesi istenmistir.130 Daha sonra Basçayır’ın belde haline getirilmesi talebi İçisleri Bakanlıgı’na yazılı olarak da iletilmistir.131 Türkiye 1950 genel seçimlerine giderken Aydın milletvekilleri Basçayır köyünü ziyaret etmisler ve bu ziyaret sırasında Basçayırlılar, köylerinin belde haline getirilme talebini vekillere de iletmislerdir.132 
1950 seçimlerine çok az bir süre kala dile getirilen Basçayırlıların bu talebi CHP iktidarı tarafından yerine getirilememistir. Aynı dönemde devlet hizmetlerden daha etkin ve hızlı yararlanmak isteyen Kuyucak halkı beldelerinin ilçe haline getirilmesi için hükümetten talepte bulunmuslardır.133 Demokrat Parti iktidarı döneminde Kuyucak ilçe haline getirilmistir. 

Çok partili yasama geçis sürecinde Aydın’da ilçe haline getirilen yerlesim 
yerlerinde önemli degisimler yasanmıstır. Germencik, ilçe olmasıyla birlikte elektrige kavusmustur. Yatırım, Germencik’in on yıllık gelisme durumuna göre yapılmıstır.(*) Germencik kent merkeziyle istasyon arasında çok büyük bir incir bahçesi vardı. Sehir buraya dogru yayılma egilimi gösterdigi için bu bahçe kamulastırılmıstır. Hazırlanan imar planına göre bu bölge iskana açılmıstır. Belediye kentin gelisme gösteren bu kısmı için de 50.000 liralık elektrik yatırımı yapmıstır. stasyona kadar getirilen suyun sehre dagıtılması için yatırımlar bu süre içerisinde devam etmistir. Germencik’in ilçe haline getirilmesiyle burada yeni ve modern mahalleler olusturulmustur. Belediye Baskanı Neset Zincirci ve Kaymakam Vekili Mustafa Gönül arasındaki isbirligi ve esgüdümün gayet iyi oldugu görülmüstür.134 Aynı zamanda bu kent siyasi partilerin ve 

Mal sahibi ile belediye arasında anlasmazlık çıkmıstır. İstimlâk bedeli daha sonra 15.000 liraya çıkartılmıstır. Bu fiyat bürokratların gözde mekânı haline gelmistir. 1950 genel seçimlerine yaklasık 1 yıl kala Ortaklar, Germencik’e baglı bir belde haline getirilmistir. lgili kararname çıktıktan hemen sonra burada belediye teskilatı kurmak için gerekli çalısmalara baslanmıstır.135 
Buranın belde haline getirilmesi bu çevredeki kalkınma hamlelerini ateslemistir. 
Özellikle egitim kalkınmasına büyük önem verilmistir. Germencik kaymakamlıgı 
öncülügünde Moralı, Üzümlü, Uzunkum köylerine ait ortak bir okul ile buna baglı 
ögretmen lojmanının açılısı yapılmıstır. Bu hizmetlere köylüler de katkı saglamıstır. Naipli, Moralı köylerinde de okul binaları, camiler ve ögretmen lojmanlarının yakında açılacagı dönemin basınına yansıyan gelismelerdir.136 

Ulasım ve ticaret yollarının uzagında kalması nedeniyle Koçarlı’nın ilçe haline 
getirilmesi, gelisimine çok büyük etki yapmamıstır. Ancak bir takım olumlu 
gelismelerin oldugu da yadsınamaz. Koçarlı’nın ilçe olmasıyla birlikte 3 yıl içerisinde ortaya çıkan gelismeler söyledir: 


1-Nüfusu 1800’den 3000 bine çıkmıstır. 
2–450 olan hane sayısı 600’e ulasmıstır. 
3-Arsa bedellerinin metrekare fiyatı ortalama 1 lira iken 5–6 liraya yükselmistir. 
4-Koçarlı ilçe olmadan önce 20.000 liralık bütçeye sahipken 1949’a geldigimizde bu bütçe belediyenin sarfı nazarında 70.000 liraya çıkmıstır. 
5- lçenin elektrik sorununun halledilmesi için 300.000 liralık yatırım yapılmıstır.1950 senesinde Koçarlı’nın elektrige kavusması beklenmektedir. 
6-Saf içme suyu kaynaklarına sahip Koçarlı’da artan nüfusa karsın su kaynaklarının daha rasyonel kullanılabilmesi için yatırımlar yapılmıstır. 
7-Koçarlı’da yapılan yatırımlar sonucunda Koçarlı pamugu, Liverpol pamuk borsasında bir nama sahip olmustur. Pamuk Satıs Kooperatifi öncülügünde yaptırılan üç sulama tesisiyle 1500 dönüm tarlanın sulanması saglanmıstır. Böylece pamuk üretim miktarı 1,5 kat artmıstır. Çigitli pamuk üretimi 3,5 milyon kiloya yaklasmıstır. 
8-Koçarlı’da zeytin ve pamuk isleyen bir fabrika varken, özel sahıslarca açılan iki fabrikayla bu sayı üçe çıkmıstır. da mal sahibini razı etmemistir. Durumun mahkemeye intikalini istemeyen belediye 20.500 liraya mal sahibinin rızasıyla bölgeyi istimlâk etmistir. 
9-Koçarlı’nın kalkınmasına olumlu katkı yapması amacıyla kentin bürokratları 
tarafından Koçarlı Hayırlar Dernegi kurulmustur. Bu dernegin yaptıgı çalısmalar 
sonucunda Koçarlı’da açılacak bir ortaokul binasının temelleri atılmıstır. 
10-Koçarlı, merkezi hükümetten Koçarlı- ncirliova arasındaki yolun ıslah edilmesi, Menderes üzerinde yer alan yangın gibi degisik nedenlerle sürekli yıkılan ahsap köprünün betonarme olarak yapılması ve Çakırbeyli üzerinden giden Koçarlı-Çine yolunun ıslah edilmesini istemistir. Ulasım sorunlarının çözülmesi kente önemli katkı saglayacaktır. 
11-Koçarlı’nın ilçe olması buradaki vatandaslar için yeterli gelmemistir. lçeye baglı Çesme, Cincin gibi köylerin de belde haline getirilmesi istenmistir.137 
Çok partili yasama geçis sürecinde Aydın idare yapısında çok önemli 
degisiklikler olmus ve bu süreç Aydın’da devlet hizmetlerinin yürütülmesine olumlu saglamıstır.

2.1.4. Aydın ili Ekonomisi 

II. Dünya Savası sırasında Türk devlet yöneticileri Türkiye’yi ne pahasına olursa 
olsun savas dısında tutmaya çalısmıslardır. Onlar, Osmanlı Devleti’nin yıkılıp, Anadolu topraklarının isgaline yol açan I. Dünya Savası trajedisinin tekrarına izin vermemislerdir. Ancak II. Dünya Savası’nın büyük riski ve Türkiye’yi de içine alabilme ihtimali Türkiye’yi seferberlik durumuna geçirmistir. Bu yüzden bozulan iktisadi dengeler Türkiye’nin ekonomi politikasının sertlesmesine neden olmustur. Savas içerisinde çıkartılan kanunlar, olaganüstü sartlar nedeniyle sosyal yapıyı ve iktisadi yasamı ciddi bir biçimde sarsmıstır.138 

II. Dünya Savası nedeniyle Türkiye’de vergi oranlarında asırı bir artıs olmustur. 
Varlık ve Toprak Mahsulleri vergisi bu dönemde ihdas edilmistir. Kimin ne kadar vergi ödeyecegi, kurulan komisyonların yada bu konuyla görevlendirilmis memurların takdirine bırakılmıstır. II. Dünya Savası’nın bitimiyle bu tip vergilerin bir kısmı kaldırılmıstır. Ancak uygulamaların savasın biter bitmez sona erdigini söylemek dogru degildir. Genelde atlı olarak köylünün tarlasına gelen memur göz kararıyla oradan çıkabilecek mahsulü hesapladıktan sonra, tahakkuk edecek vergiyi hesaplayarak yükümlüye bildirmistir. Köylü hesaplanan vergiye itiraz edince çogu kez köylüye, memura hakaret muamelesi yapılmıstır. Zaman zaman köylünün ürettigi deger, hesaplanan vergi miktarının altında kalmıstır. Bunun üzerine köylü baska yerden ödünç tahıl tedarikine giderek ofise vergi borcunu ödemistir. Bu vergiyi bizatihi köylünün ofise kendisinin getirmesi gerekmistir. Öküz arabalarıyla ürününü teslime gelen köylü, kimi zaman aynı gün içinde mahsulünü ofise teslim edememis, bu nedenle öküzünü aksam hana baglamıs ve böylece ayrı bir maddi külfetle karsı karsıya kalmıstır139. 

Varlık Vergisi uygulaması söz konusu döneme damgasını vurmustur. Vergisini 
ödeyemeyenler, Erzurum Askale’ye gönderilerek burada devlet adına çalıstırılmıstır. 
Devlet bu vergiden amaçlanan tahsilâtı yapamamıs ve bu vergi uygulaması pek çok olumsuz sonuç dogurmustur. Vergi 15 Mart 1945 tarihinde yürürlükten kaldırılmıs, kalan vergi borçları da silinmistir.140 O günkü Varlık Vergisi yükümlüsü Aydınlı ailenin bir bireyi, bu vergi hesaplanırken adaletli davranılmadıgını söylemistir. Ancak bu verginin uygulanısı sırasında Aydın’da, İstanbul’a göre çok daha az sorun yasandıgını; çünkü stanbul’da bulunan azınlıkların savas nedeniyle büyük sermaye edindiklerini, bu nedenle bunlara büyük vergi yükü düstügünü belirtmistir.141 

Kırsal kesimde yasayanlar için II. Dünya Savası’nın sosyal ve ekonomik 
kosulları daha agır sonuçlar dogurmustur. Köy Kanunu geregince köy hizmetleri için ihtiyar heyetlerince takdir edilen salmalar, matrahsız oldugundan köylüye çok agır gelmistir. Özellikle kendisi baska yerde oturup o köyde gayrimenkulu bulunanlar için, konulan salmalarda hiçbir fark gözetilmemistir. Salmalarda adalet ilkesi yerine esitlik ilkesinin uygulanısı nedeniyle büyük toprak sahibi çiftçilerle aynı miktar salma ödeyen fakir köylü çok büyük zararlar görmüstür. lgili kanununda vergide adalet ilkesine uygun düzenleme yapılması istenmistir. II. Dünya Savası yıllarında köy esnafları için uygulanan kazanç vergileri çok nispetsiz ve agır olmustur. 

1939 yılına gelindiginde Çine Akçaova bucagında 50’den fazla dokuma tezgâhı 
bulunuyordu. Karacasu halkının %90’ı dokumacılık yaparak geçimini saglamakta, yine bu ilçeye baglı köylerde yüzlerce kisi dokumacılıkla ugrasmaktaydı. statistiklere göre Aydın merkez ilçede de dokumacılık yapan aile sayısı oldukça fazla idi. Bu aileler, II. 

Dünya Savası’nın olumsuz sonucu olarak ortaya çıkan buhranlı günlerde dokuyacak iplik bulamamıslardır. Kimi aileler, karaborsadan kendilerini zorlayarak iplik temin edebilmistir. Ancak yüzlerce aile geçim sıkıntısı içine düsmüstür. Orman Kanunu da çok sert idi. Bu yüzden piyasada sık sık kereste, mangal kömürü sıkıntısı yasanmıstır.142 
Devlet savas sırasında temel tarım ürünlerine el koymus ve kimi temel gereksinimlerin ticaretini yasaklamıstır. Bu yüzden inhisar (istif ve tekelcilik), hayat pahallılıgı ve karaborsa en önemli sorun olmustur. Tek parti yönetimi savas bitiminde ise mevcut sert ekonomik önlemlerden birdenbire vazgeçememistir. II. Dünya Savası’nın bitimini takip eden günlerde halk bir süre daha, temel ihtiyaç maddelerini tedarik etmede zorluk çekmistir. Örnegin ekmegin bir süre daha karneyle dagıtılmasına devam edilmistir. 
nsanlar kimi zaman elindeki karneye ragmen ekmek bulmakta zorlanmıstır.143 Diger temel ihtiyaç maddeleri için de sıkıntı çekilmistir. Örnegin iki hafta boyunca Kuyucak’ta kibrit bulanamamıstır. O günlerde gazeteler Tekel İdaresi’nin dikkatini bu konuya çekmek için günlerce yayın yapmıstır.144 Akaryakıt ticareti serbest bırakıldıgı halde uzun süre Nazilli’de gazyagı sıkıntısı çekilmis ve bu mamul karaborsada satılmıstır.145 Aynı sekilde Sultanhisar ve köylerine 2 ay boyunca gazyagı ulasmamıstır. 

Gazyagı karaborsada satılmıstır. Kentin ileri gelenleri 150–200 kurusa karaborsadan gazyagı temin edebilmistir. Kaput bezi ve Sümerbank manifatura malzemeleri bucaga gelmemistir. Vatandas giyim ve giyim malzemesi tedarikinde güçlük çekmistir.146 Nazilli’de dokuma fabrikası oldugu halde Aydın iline baglı ilçe ve köylerde uzun süre piyasada kefen bezi bulunamamıstır.147 Sert geçen kısa ragmen tüm Türkiye’de oldugu gibi zaman zaman Aydın’da da odun ve kömür sıkıntısı bas göstermistir.148 Alınan sert ekonomik önlemler, bazı yolsuzluk ve kanunsuzlukları da beraberinde getirmistir. Aydın’da Milli Koruma Kanunu’na muhalefet, ihtikâr ve karaborsacılık iddiasıyla onlarca dava açılmıstır. Bunlardan en önemlisi Nazilli Basma Fabrikası Müdürü, Fabrika Ticaret Sefi ve Muhasebe Memuru’nun Milli Koruma Kanunu’na muhalefetten tutuklanması idi. Mahkemede savcılık tarafından bu kisilerin, Nazilli’de brahim Yavasoglu adlı manifaturacıya yüksek fiyatla kumas sattıkları iddia edilmistir.149 Mahkeme heyeti sanıkların her birisini 200 lira kefaletle tutuksuz olarak 
yargılanmalarına karar vermistir.150 Görülen davada sanıkların açık menfaat temin etmedigi, sadece fabrika malını fabrika isletmesini düsünerek açık artırma usulüyle sattıklarını, böylelikle ihtikâr yaptıkları, bu nedenle Milli Koruma Kanunu’na muhalefet ettikleri karara baglanmıstır.151 

Tek parti yönetimi, II. Dünya Savası boyunca uygulamıs oldugu sıkı ekonomik 
politikaları savas bitimiyle yumusatmaya baslamıstır. Bunun sonucunda piyasalar rahatlatmıs, karaborsacılık ve inhisarcılık zamanla gücünü yitirmistir. Türk halkının pek alısık olmadıgı bir biçimde çarsıda, pazarda kimi zaman fiyatlar düsmüstür.152 Özellikle zahire fiyatlarının düsmesi halkı sevindirmistir.153 Çok partili yasama geçme sürecinde Aydın ilinde ekonomik faaliyetlerde bir iyilesme yasanmıstır. Karacasu dokumacıları kendilerine verilen iplik miktarının az olmasından sikâyetçi olmakla beraber bilânçolarıyla düzelen bir ekonominin isaretlerini vermislerdir.154 
Aydın’da 2007 yılında da faal olan Sahnalı linyit ocagının 1946’lı yıllarda 
fizibilite çalısması yapılmıs ve yılda 3–4 bin ton kömür çıkartılabilecek ölçekte rezerve sahip oldugu hesaplanmıstır. lde madencigin gelistirilmesi için hükümet, bu konuyla ilgili tesvik kararı almıstır.155 




Tablo 2.5: Madencilik/Linyit 

Oduna dayalı ısıtma biçimi görülen Aydın’da özellikle linyit üretimi ve tüketimi 
bölgedeki orman yataklarını yok olmaktan kurtarmıstır. 1949 senesi itibariyle Aydın’da imtiyazlı 3 linyit, 2 zımpara tası ocagı vardır. lde altın, gümüs, bakır, kursun, simli kursun, çinko, krom, antumuan, arsenik, traminet, amyant, bizmut, magnezyum, karbonat, gibi madenlerin de aranması için gerekli Türk hükümeti tarafından ruhsatlar verilmistir. lgili bakanlıklar, her türlü madenciligin memlekette gelisebilmesi için bürokratik islemleri azaltmıstır.156 


Tablo 2.6: Maden İsleme Ruhsat Sayısı 

Aydın İlinde Maden İsletme ve Çıkarma İçin Verilen Ruhsatname Sayısı157 
Milli Aydın, Ziraat ve Osmanlı Bankalarının dısında bankacılık sektöründe 
gelisimin bir göstergesi olarak 1949 yılında İs Bankası’nın Aydın’da bir subesinin 
açılması planlanmıstır. Banka hizmet binası yapımına bu dönemde baslanmıstır.158 
Söke’de eski yıllardan beri İngilizlere ait bir meyan kökü fabrikası vardı. Fabrikada XX. yüzyılın ilk çeyregindeki kadar bir verimlilik yasanmasa da bu isletme bölgeye ekonomik bir canlılık kazandırmaya yetiyordu.159 Aydın ilinde üretilen pamuk, Nazilli Basma Fabrikası sayesinde yerinde degerlendirilebilmiş tir. Bu nedenle tarım ürünlerinin ihracatıyla ilgili uygulamalar Nazilli Pamuk Satıs Kooperatifi’ni, İzmir Kooperatifi’nden ayrılma noktasına getirmistir. Pamugu yerinde degerlendirilen Nazillili üreticiler, İzmir Kooperatifi’nin sadece sırtlarına yük oldugunu düsünmüslerdir.160 

Asagıda verilecek döküm, Aydın ilindeki isyeri adedindeki artısı ortaya 
koymaktadır. Ancak toptan is yapan ticarethanelerin azlıgı savas sonrası ekonomide kıpırdanmaya ragmen Aydın ilinde ticari yasamın henüz tam canlanamadıgını bize göstermektedir. 




Tablo 2.7: Aydın Merkez İlçe İsyeri Sayısı 

Tablo 2.8: Aydın İl Geneli İsyeri Sayısı 


BU BÖLÜM DİPNOTLARI;

114 Ugur, A. (2003) Aydın Sehir Cografyası, s.5. 
115 Demokrat İzmir, 28 Haziran 1949. 
116 Yurt Ansiklopedisi, II. Cilt, Aydın Maddesi, s. 977-978. Bkz. Aydın 1967 Yıllıgı, s.69-75. 
117 DİE (TÜİK), Genel Nüfus Sayımı Sonuçları (1945). 
118 Anadolu, 27 Ocak 1947. 
119 Anadolu, 21 Ocak 1948 
120 Anadolu, 28 Ocak 1948 
121 Anadolu, 23 Temmuz 1948. 
122 Ugur, A. agt., s.83 Bu ailelerin kent ekonomisine katkıları muhakkaktır. Bu aileler daha sonra Aydın’ın en zengin ailelerini olusturmustur. Bunlardan bir tanesi Sahinler ailesiydi. 
123 DİE (TÜİK) Genel Nüfus Sayımı Sonuçları (1950). 
124 Anadolu, 8 Mayıs 1950. 
125 Aydın İl Yıllıgı 1967, s.70-71. 
126 Aydın İstatistigi (2001), İçisleri Bakanlıgı Mahalli İdareler Müdürlügü. 
127 Aydın l Yıllıgı 1967, s.35-49. 
128 Abdullah Ugur, agt., s.168. 
129 BCA, 490.01/233.918.2. 
130 CHP Aydın İl Kongresi (03.12.1948), 1948 CHP Basımevi, Aydın s:6. 
131 Anadolu, 7 Mayıs 1948. Basçayır köyü 300 hanelidir. 1000 nüfusu vardır. Bu köyün çevresinde 12 köyün de kurulacak bu beldeye baglanması istenmistir. 
132 Anadolu, 29 Eylül 1949. 
133 Anadolu, 13 Ocak 1950. Kuyucak’ta ciddi içme suyu sıkıntısı vardır. çme suyuna baglı olarak kasabada hastalıklar bas göstermektedir. Kasabaya 10 km uzaklıkta Karınca dagında bir memba suyu bulunmustur. Ankara’dan mühendis çagrılarak ilgili proje hazırlanıp ller Bankası ve hükümet nezdinde girisimde bulunulmustur. Yine kasaba elektrige kavusmak da istemektedir. Kasabaya baglı 32 köy vardır. Merkez nüfusu ise 2300’dür. Kuyucaklılar, beldelerinin ilçe haline getirilmesiyle söz konusu taleplerinin daha hızlı bir sekilde yerine getirilecegini düsünmüstür. 
(* ) Belediye, elektrik motorları için 88.000 lira harcama yapmıstır. Bu, giderlerin çogu, borçlanma yoluyla karsılanmıstır. Yedek elektrik motorları dahi satın alınmıstır. Elektrik 60 kilovat güçle sehre verilmistir. 
200 olan elektrik abonesi sayısı 300’ü bulmustur. Ancak istasyona kadar getirilen elektrik Devlet Demir Yolları tarafından masrafı karsılanmadıgı için istasyona baglanamamıstır. Bu yüzden Germencik istasyonu aksamları zifiri karanlık içinde kalmıstır. Bu durum yolcuları çok zor durumda bırakmıstır. 
Yolcular trenlere zorlukla binip inmistir. Yine istasyona elektrik verilemedigi için, bu hattın devamı olan istasyonun öte yakasındaki mahalleye de elektrik iletilememistir. Germencik elektrik projesini genç bir mühendis olan Orhan Baykent yapmıstır(Anadolu, 11 Ocak 1948). 
134 Anadolu, 11 Ocak 1948. Bahçenin istimlâk bedeli 8.000 lira olarak belirlenmistir. 
135 Anadolu, 5 Ocak 1949. 
136 Anadolu, 19 Ocak 1949. 
137 Anadolu, 7 Aralık 1949. 
138 Günes, G.(2002) Türkiye’de Savas Ekonomisi ve Toplumsal Yasama Etkileri, s.615. 
139 Özden Kadir, 1932 Bozdogan Güvendik köyü dogumlu. 
140 Lewis B. age. s.299. 
141 Göçen Mehmet,1930 Mugla Kavaklıdere dogumlu. 
142 BCA, 490.01/233.918.2. 
143 Demokrat İzmir, 6 Temmuz 1946. 
144 Demokrat İzmir, 26 Haziran 1946. 
145 Demokrat İzmir, 5 Ocak 1946. 
146 Demokrat İzmir, 6 Kasım 1947 
147 Demokrat İzmir, 23 Mayıs 1947. 
148 Anadolu, 9 Şubat 1947. 
149 Anadolu, 2 Mart 1946. 
150 Anadolu, 5 Mart 1946. 
151 Anadolu, 19 Mart 1946. 
152 Anadolu, 4 Mayıs 1947. 
153 Anadolu, 25 Mayıs 1947. 
154 Anadolu, 17 Şubat 1946. 
155 Anadolu, 1 Nisan 1947. 
156 Anadolu, 22 Nisan 1949. 
157 Anadolu, 5 Mart 1950. 
158 Demokrat İzmir, 10 Nisan 1949. 
159 Demokrat İzmir, 3 Temmuz 1949. 
160 Anadolu, 10 Mart 1946. 
161 DİE (1980), Genel Sanayi İsyerleri Sayımı. 

7 CI BÖLÜM İLE DEVAM EDECEKTİR.,

***

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder