16 Mart 2018 Cuma

Kaset Maset Haset!

Kaset Maset Haset! 

Cüneyt Arcayürek 

Ulusal Kriminal Büro “malum” kasetteki erkeğin Deniz Baykal, kadının da Nesrin Baytok olmadığını açıkladı. 

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TV’lerde; “Elinde kasetin montaj olduğunu kanıtlayacak kanıtlar olduğunu söylüyor. Varsa şayet kanıtları neden savcılığa vermiyor” diye Baykal’ı eleştirmiyor muydu? 

Baykal’ın avukatları kriminal büronun hazırladığı raporu teslim etti. 

Ortalık karıştı. 

Rapor açıklanır açıklanmaz ünlü TV’ler derhal harekete geçtiler: 

Kurultaya iki gün kala Baykal, bu raporu neden açıkladı? 

Kurultay delegelerini etkilemek ve genel başkanlığa aday olmak mıydı amacı? 

Bu sorulara evet dedirtmek için Baykal aday olmak istiyor diyecek yazarlar bulup ekrana çıkardılar. 
Baykal baktı ki rapordan çok kimi kurgu amaçlar ekranlarda dans ediyor. Açıklama yaptı: 
Aday olmayacağım! 

*** 

Tartışmalar başka bir yöne kaydı. 

Bu kez TV haberleri bu rapor ne ölçüde geçerli (geçersiz) sorusunu yanıtlayacak uzman veya hukukçu aramaya koyuldular. 

Soru şöyleydi: Özel bir şirketin hazırladığı rapor delil olabilir mi? 

Eski Adli Tıp Başkanı Sevil Atasoy; soruyu ortaya atan TV haber sunucularını rahatlattı: 

“Kasetin aslı incelenmeden ‘görüntüye sahte’ denemez. Bu konularda tek söz sahibi Adli Tıp dışında yapılan çalışmanın sonucu delil olarak kabul edilemez” dedi. 

Baykal rapor “Türkiye’de estirilen fitne ve fesat rüzgârlarıyla ahlak dışı komplolara bir 

yanıttır” diyedursun; hukukçular raporla birlikte avukatlarının kasetin Genel Başkan Baykal üzerine oynanan oyunu ortaya çıkardığını açıklamalarını da eleştirdiler. 
Medya, raporu da Baykal üzerine bina edilen kurgu senaryoları da bir anda çöp sepetine attı. 

*** 

Kaset olayının çözümü RTE’nin devlet adamlığına kalıyor. 
Zira kasetin aslını aratmak ve buldurmak, hükümetin görevi. Bu, bir. 
RTE ise kaseti kimin ürettiğini ve aslını bulmalarını gerekli makamlara -o da yarım ağızla- bir kez emrettiğini söyledi. Sonra ört ki ölem! Bu, iki. 

Kasetin aslını hükümet buldu diyelim. Adli Tıp’a verecek. Ama Adli Tıp, pek çok olayda inandırıcılığını yitirmiş bir kurum. 
Zikzaklı, günün siyasal koşullarına göre karar vermekle ünlenen, hatta üyelerinin çoğunluğunun AKP anlayışına koşut karar verdiği kanısının yaygın olduğu bir kurum. 
Yüzde yarım olasılıkla hükümet kasetin aslını buldu diyelim. Adli Tıp’a gönderdi, çıkacak raporun ne ölçüde tarafsızlıkla gerçekleri yansıtacağı kuşkulu. Bu üç! 
RTE dün yeni bir sayfa açtı: “İçlerindeki Brütüs’lere baksınlar” dedi. Sanki bu sözüyle kasetin CHP içinden birilerinin marifeti olduğunu duyurmak istedi. Bu da dört! Kaset olayı böylece tam bir kısırdöngü. 

*** 

Baykal’ın kutsal olmayan bir ittifak sonucu saptanan Kılıçdaroğlu’nun adaylığını benden gizlediler dediği yansıdı veya yansıtıldı. 
Kılıçdaroğlu yanıtladı: Adaylığımı kimseden gizlemedim! 
Gece yarısı pazarlığından sonra aday olmaya karar verdiğini reddetti. 
Ne var ki Kılıçdaroğlu’nun örgütten sorumlu Genel Sekreter, Baykal’ın 53 yıllık dostu, yıllardır birlikte siyaset yaptığı Önder Sav’la görüştükten ve Bay Sav’dan örgüt güvencesi aldıktan bir gün sonra adaylığını açıkladığını medya ilan etti. 
Bu haberler yalanlanmadı. 
Kutsallığını bilemem; Kılıçdaroğlu ile Sav arasında adaylıktan önce ittifak olup olmadığını gelişmeler kanıtlayacak: 

Diyorlar ya; Sav örgütten sorumlu genel sekreterliği bırakacak ama eşitler arasında birinci sıradaki genel başkan yardımcılığına gelecek ve.. örgütten yine Sav sorumlu olacak! 
Daha pek çok gelişme olacak CHP’de. 

***

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder