23 Nisan 2020 Perşembe

İZMİR PENCERESİNDEN., DENİZCİLİK ve KABOTAJ BAYRAMI...

İZMİR PENCERESİNDEN.,  DENİZCİLİK ve KABOTAJ BAYRAMI...


BİZ GELENEKSEL OLARAK DENİZCİ BİR ÜLKEYİZ.., 
Binali Yıldırım Ulaştırma Bakanı )

Değerli EGİAD üyeleri ve de EGİAD YARIN dergisi okurları, Kurtuluş Savaşı’yla kazanılan bağımsızlığımızın ekonomik alanda da pekiştirilmesinin önemli adımlarından biri olan ‘Kabotaj Kanunu’nun, Türk denizciliğine ve ekonomiye katkısı, artan bir hızla sürmektedir.


    “Denizciliği, Türk’ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız” diyen Büyük Önder’in arzusunu yerine getirme gayreti içerisinde yiz.
    Türk denizciliği, günümüzde artık bütün dallarıyla çok iyi duruma gelmiştir. Sektörel kıyaslama yaptığımızda Türk denizciliği, altın dönemini yaşamaktadır. 


Hükümet olarak görevi devraldığımızdan bu yana Türkiye’de, denizcilik alanında çok önemli temel değişiklikler sağlayan çalışmalara imza attık.
Esasen, coğrafi konumumuzdan ötürü Türkiye’nin denizci olmaktan başka çaresi yoktur. Biz, geleneksel olarak denizci bir ülkeyiz. Böyle olmasına
rağmen tarih boyunca bu anlamda önemli eksikliklerimiz olmuştur.

   Türkiye, ne yazık ki denizyolu taşımacılığını etkin biçimde kullanamamıştır.
Bu durumu ortadan kaldırmak amacıyla pek çok tedbiri hayata geçirmiş bulunmaktayız.
Kabotaj Kanunu, bir tür Kurtuluş Savaşı mücadelesidir Biraz geriye baktığımızda denizciliğimizin nerelerden nerelere geldiğini açıkça görürüz. 
Döneminin en güçlü imparatorluklarından biri olan Osmanlı İmparatorluğu, Akdeniz ve Karadeniz’i Türk Gölü haline getirmesine rağmen,  bu denizlerdeki ticaret hakkını elinde tutamamış ve yabancı ülkeler, 18. yüzyılın başlarında kapitülasyonların verdiği haklara dayanarak,  tüm deniz ticaret hayatını ele geçirmişlerdi. Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik temellerinin atıldığı 1923 Birinci İzmir iktisat Kongresi’nde alınan kararlara kadar devam etmiştir. Kongre ile Türk Denizciliği ekonomideki hak ettiği yeri yeniden alarak,
kapitülasyonlarla yabancılara kaptırılan deniz ticaretine yeniden sahip olmuştur. Kongre çalışmaları sırasında hazırlanarak 1 Temmuz 1926’da  yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu, bu manada bir Kurtuluş Savaşı olmuştur. Kabotaj Kanunu ile yabancıların denizlerimizden elde ettiği çıkarlar sonlandırılmış, seyrüsefer hakkı gerçek sahibine, yani Türk Bayraklı gemilere teslim edilmiş ve deniz taşımacılığı mız millileştirilmiş tir.

   Bugün, kabotaj taşımacılığının önündeki tüm engeller tek tek aşılmaya başlanmıştır. Denizcilik sektörünün hızla büyümesini ve güçlenmesini
teşvik ederek, milletimizi denizleriyle barıştırmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Amacımız, denizcilik sektörüne gereken önemin verilmesi, sektörün korunup geliştirilmesi ve rekabet gücünün yükseltilmesidir.

      Denizciliğimizde başlatmış olduğumuz değişim rüzgârıyla, denizcimizin yüzü gülmüş, milletimiz denizleriyle barışmıştır.

7.5 yılda ülkemizin yüzünü denize dönmesini sağladık Bir deniz ülkesi olan Türkiye’nin kara sınırlarının üç katı uzunluğunda, 8 bin 400 kilometre kıyısı bulunmaktadır.

    2003’ten itibaren karasularımızın ve sahillerimizin imkânlarını halkımızın hizmetine sunmak, deniz taşımacılığının ve balıkçılığın gelişmesini sağlamak ve deniz kültürünü yaygınlaştırmak için gerekli bütün önlemler alındı, düzenlemeler ve yatırımlar yapıldı.

    7.5 yılda uyguladığımız politikalar ile denizciliğimizi geri getirdik.

Türkiye’nin yüzünü yeniden denize dönmesi sağlandık. Devrim niteliğinde yaptığımız en önemli çalışmalardan birisi, denizde kullanılan akaryakıttaki ÖTV’yi kaldırmak oldu. Böylece sektörümüze bugüne kadar 1 Milyar 750 Milyon TL’nin üzerinde destek vermiş olduk.

Göreve geldiğimizde Türk gemileri kara listedeydi. Yani 156 limandan çıkan gemilerimiz gittikleri ilk yabancı limanda tutuluyordu. Bunu rakamla ifade etmek gerekirse 100 gemimizden 26’sı gittiği yerde tutulurdu.

  Bu değer, Avrupa ortalamasında 4 gemidir. İlk iş olarak ülkemizin bayrağını bu durumdan çıkarmak gerekliydi.

   Yaptığımız 3 yıllık program çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz düzenlemeler ve denetimler sayesinde ülkemizi kara listeden çıkardık. Bugün, denizciliğimizde beyaz bir sayfa açıldı. Rahatlıkla diyebiliriz ki Türk denizciliği, AK Parti iktidarı döneminde bayrak itibarını geri kazanmıştır. Bunları yaparken ülkemizin uluslararası itibarının artmasını da sağladık. Bugün uluslararası denizcilik örgütünde Türkiye, oylarını artırarak Konsey üyesi oldu.

   ‘Denizci ülke, denizci millet’ olmak için çalıştık ‘Denizci ülke, denizci millet’ olmak için önce denizcilik idaremizin denizcilerle buluşturulması  gerekiyordu; biz de Denizcilik Müsteşarlığımızı denizcilerle buluşturduk. 

Denizcilik Müsteşarlığımızda, denizci kökenli personel oranı 2002 yılında yüzde 6.7 iken bugün bu sayı yüzde 27’ye yükseldi. Böylece denizciliğimizi ehil ellere teslim ettik.

   Dünyada olduğu gibi ülkemizde de nitelikli gemi adamı ihtiyacı ciddi boyutlara ulaşmıştır. Biz de bunu gidermek için Denizcilik eğitimine önem verdik. Ara elaman sıkıntısını gidermek için 7.5 yıllık dönemimizde 40 yeni meslek lisesi, 6 meslek yüksek okulu, 2 fakülte açıldı. Amatör denizciliğimizi geliştirmek için kapsamlı bir yönetmelik ve 5897’nolu kanun kapsamında oluşturduğumuz ‘Bağlama Kütüğü’ uygulamaları ile halkımızın denizi kullanması önündeki engelleri kaldırdık; yani halkımızın denizle buluşmasını sağladık.

       Yeni düzenlemelerle artık 14 yaşından itibaren dileyen herkes çok kolayca, çevrimiçi sınav sistemleriyle amatör denizci olabiliyor ve 27 metre uzunluğa kadar tekneleri kullanabiliyor.

Bugün itibariyle amatör denizci olan vatandaşlarımızın sayısı, 100 bin’i geçmiştir.

Türkiye’de küçük teknelerle ilgili bir mevzuat yoktu. “Kim almış, nereye bağlı”, bunu da yasa ile düzenledik ve şu anda oluşturduğumuz yeni sicil kütüğü ile birlikte yaklaşık 35 bin civarında tekneyi kayıt altına aldık.

Türk Bayrağına geçişin önünü açtık Türk sahipli, yabancı bayraklı tekneler vardı. Yolcuları Türk, mürettebatı Türk, ülkemizin bakkalında alışveriş yapıyor ama Türkiye ile bir bağı yok. Bu hakikatten onur kırıcı bir şeydi ve bu ayıp, Türkiye’ye yakışmıyordu.

    Sağ olsun, denizci milletvekili dostlarımız, muhalefet, iktidar, hep beraber bir araya gelerek yabancı bayraktan Türk bayrağına geçişteki engelleri ortadan kaldırdık.

   Denizciliğimizin gelişimindeki en önemli engel; ‘ Motorlu Taşıt Vergisi’ idi. Öylesine yüksek ki 2-3 yılda teknenin, yatın fiyatının çok üzerinde bir para ödemek zorunda kalınıyordu.

   Bağlama Kütüğü düzenlemesiyle, bu sorunları ortadan kaldırdık.

Bugün 1.250’ye yakın tekne, Türk bayrağı çekti. Aslında Maliye, 1.250 adet mükellef kazanmış oldu.

İhracatımızın kapıları olan yeni liman projelerini hayata geçiriyoruz Büyük Türkiye’nin yolu, ihracattan geçiyor. O yüzden biz de ihracatımızın kapıları olan yeni liman projelerini, tozlu raflardan indirerek yapımlarını başlattık. Ege’de, ana konteyner limanı olmaya aday ‘Çandarlı Limanı’, Akdeniz’de ‘Mersin Konteyner Limanı’ ve Karadeniz’de ‘Filyos Limanı’ ile Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmış olacağız.

Çandarlı Limanı’nın dalgakıran ve yol bağlantılarını kamu kaynaklarıyla yapacağız. YİD modeliyle yapılacak olan bu limanımızı, dünyanın en büyük 10 limanından birisi olacak şekilde planladık.

Tersane ve gemi inşasında rekor 2002 yılına kadar yapılan 37 adet tersaneye ek olarak sadece 2003– 2009 yılları arasında 70 yeni tersane yapılması sağlandı. Yatırımdaki tersane sayısı 69… Tuzla Bölgesi’ne sıkışan gemi inşa sanayisinin dengeli bir şekilde yurt genelinde kıyılara yayılması sağlandı. Türkiye, gemi inşasında dünya 23’lüğünden dünya beşinciliğine, yat inşaatında dünya üçüncülüğüne yükseldi…


Deniz Taşımacılığında Artış İvmesi Global krize rağmen 2009 yılında kabotaj hattında yaklaşık 159 milyon yolcu ve 9 milyon 400 bin araç,  deniz yoluyla taşındı. 

    2003 yılına göre yolcu sayısında yüzde 59, araç sayısında yüzde 50’lik artış gerçekleşti.

2009 yılı itibariyle limanlarlarımızda elleçlenen yük miktarı 309.5 milyon ton oldu. Bu demektir ki 2002 yılına göre elleçlenen yük miktarında 
yüzde 64 artış olmuştur.

Konteyner taşımacılığında ise 2009 yılında 4.416 Milyon TEU konteyner elleçlen di. Bu da bize, 2002 yılına göre yüzde 130’un üzerinde artış olduğunu gösteriyor.

      Bu vesileyle son söz olarak halk, özel sektör, Devlet elele verelim, hep birlikte denizciliğimizi daha da ileri götürelim diyorum.


EGİAD YARIN, DERGİSİ - İZMİR
YönetimYeri: 
Punta İş Merkezi 1456 Sokak 
No:10Kat:8 
Alsancak/İZMİR 
Tel-Fax:(232)4223000pbx 
egiad@egiad.org.tr 
www.egiad.org.tr 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder