12 Eylül 2019 Perşembe

Avrupa Birliği ve Türkiye’nin Suriyeli Mültecilerin Dayanıklılığını Geliştirme Stratejileri BÖLÜM 4

Avrupa Birliği ve Türkiye’nin Suriyeli Mültecilerin Dayanıklılığını Geliştirme Stratejileri BÖLÜM 4



3.3. Türkiye’nin Bölgesel Mülteci ve Dayanıklılık Planı

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü sığınmacıların dayanıklılık ve toplumsal uyumunu sağlamaya yönelik 2017-2021 Stratejik Planı hazırlamıştır.26 
26 TC. İçişleri Bakanlığı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Stratejik Plan,

Stratejik Plan düzenli göç, düzensiz göç, uluslararası koruma, insan ticaretiyle mücadele ve mağdurların korunması, uyum ve iletişim, kurumsal kapasitesinin geliştirilmesigibi konularda hedefler belirlemiştir. Stratejik plan kısa vadeli amaçların yanı sıra, Suriyelilerin Türkiye toplumu ile olan karşılıklı uyumunu geliştirmeye yönelik uzunvadeli hedefler de saptamıştır. 

Suriyelilerin 

1) Eğitim, 
2) Sağlık, 
3) Temel ihtiyaçlar,
4) Emek piyasasına erişim 
5) Sosyal destek ve uyum gibi beş farklı alanda dayanıklılık kapasitelerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir.

Eğitim alanında dayanıklılığın geliştirilmesi Milli Eğitim Bakanlığı’nın koordinasyonunda gerçekleştirilmektedir. Buradaki temel amaç Suriyeli
mültecilerin örgün, örgün olmayan ve yaygın eğitim programlarına erişimlerini sağlamak ve sağlanan eğitim hizmetlerinin kalitesini artırmaktır.27 
27 İbid.

Suriyeli mültecilere kamplar dışında kurulan Geçici Eğitim Merkezlerinde(GEM), Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı devlet okullarında ve geçici barınma merkezlerinde
eğitim verilmektedir. Türkçe dil ve meslek edindirme kursları gibi olanakların sağlanması hedeflenmektedir. Türk hükümeti ayrıca Suriyeli sığınmacılardan
üniversiteye kayıtlarında harç almamaktadır. Ancak eğitim sektörü müdahale alanında önemli sıkıntılar hala mevcuttur. Söz konusu sıkıntıların başında örgün
eğitime entegrasyonlarını sağlayacak yeterli düzeyde Türkçe dil eğitiminin verilmemesi, Türkçe öğretiminde materyal sıkıntısının çekilmesi, okullaşmanın
artmasıyla Suriyeli öğretmenlere duyulan ihtiyacın artması, Suriyeli nüfusun fazla olduğu yerlerde okullarda boş kontenjanın bulunmaması, okullaşamayan
çocukların marjinalleşmesi ve DAİŞ gibi örgütlere katılma eğilimi gibi sorunlar eğitim müdahale alanının temel sıkıntıları arasında yer almaktadır 
(Tanrıkulu, 2017 s:135-140).

Sağlık sektörü alanı da Türkiye hükümetinin Suriyeli mültecilerin dayanıklılığını artırma müdahale alanlarındandır. Suriyelilere sağlık hizmetlerinin sunulması ve koordinasyonundan Sağlık Bakanlığı ve Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı sorumludur. Suriyeliler Türkiye’de hem önleyici ve koruyucu hizmet hem de tıbbi kaynaklara ulaşım bakımından sağlık hizmetlerinden faydalanabilmektedir (Yavuz, 2015s: 271). Tıbbı kaynaklara erişim
bağlamında Suriye’de barınma merkezlerinde ikamet eden mültecilere Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık hizmeti sunulmaktadır. Kamplarda kalan Suriyeli
mültecilere sağlanan sağlık hizmeti ücretsizdir. Kamplar dışında ikamet eden Suriyelilerin söz konusu sağlık hizmetlerine ulaşmada savaşın ilk yıllarında
sıkıntılar yaşanmıştır. Geçici kabul merkezlerinin ve kampların dışında yaşayan Suriyelilerin, kampların bulunduğu 10 ildeki sağlık kurumlarından faydalanmaları
sağlanmıştır. Suriyeli mültecilerin Türkiye’nin diğer bölgelerinde yaşamaya başlamasıyla birlikte AFAD tarafından yayınlanan bir yönergeyle sağlık
hizmetinden Türkiye’nin her ilinde faydalanma olanağı sunulmuştur. Koruyucu sağlık hizmetleri sağlığı bozabilecek tehditleri önlemeye yönelik tedbirlerdir. 

Bu anlamda gıda güvenliği, barınma koşullarının sağlanması, yeterli besin gibi insani yardım müdahale alanıyla da yakından ilintilidir.

Hem temel ihtiyaçlar müdahale alanında hem de koruyucu sağlık hizmetleri bağlamında, 22.11.2017 tarihi itibariyle Türkiye hükümeti 21 geçici
barınma merkezi inşa etmiş ve 235.239 Suriyeli sığınmacıya barınma olanağı sağlamıştır.28 
28 TC Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, 22.11.2017. Web sitesi:
https://www.afad.gov.tr/upload/Node/2374/files/22_11_2017_Suriye_GBM_Bilgi_Notu.pdf.    Son erişim tarihi:    18 Temmuz 2017.

Toplu barınma merkezlerinde ikamet eden Suriyeli mültecilerin su, hijyen ve alt yapı olanakları geliştirilmiştir. Gıda sektörü müdahale alanı AFAD ve Dünya Gıda Programı (WFP) öncülüğünde ve Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ortaklığında yürütülmektedir.

Gıda güvenliği sektörünün birinci hedefi en hassas konumdaki Suriyelinin gıdaya istikrarlı bir şekilde erişimin sağlanmasıdır. Bunun dışında da sürdürülebilir
üretimin desteklenmesi hedeflenmiştir. İnsani yardım müdahale alanındaki temel sorun kamp dışında ikamet eden Suriyeli mültecilere yardım sağlanması dır. 
Bu bağlamda, Kızılay-WFP Gıda Kartı projesiyle Geçici Barınma Merkezlerinde aylık kişi başı 50TL gıda yardımı sağlanmış ve söz konusu projeden 11.422.395 kişi faydalanmıştır.29 
29 Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Türkiye’de Geçici Koruma Statüsündeki Suriye Vatandaşlarına Yönelik, Sosyal Uyum ve Psiko-Sosyal Destek Çalışmaları, Suriyeliler Koordinasyon ve Planlama ve Çalıştayı, s: 59. Ankara, 2016.

Benzer bir biçimde Geçici Barınma Merkezleri dışında ikamet eden 98.829 sığınmacıya aylık kişi başı 50 TL gıda yardımı sağlanmıştır. Ayrıca Kızılay-UNICEF Kışlık Yardım projesi bağlamında 6702 aileye 580 TL nakit aktarılmıştır ve Uluslararası Göç Örgütü ile birlikte yürütülen Kışlık Yardım projesikapsamında 2992 aileye yakacak desteği sağlanmıştır. 30
30 İbid.

Suriyeli mültecilerin istihdama erişimlerinin sağlanması gelir elde etmeleri bakımından oldukça önemlidir. Emek gücüne katılım Suriyeli mültecilerin
dayanıklılık kapasitesini artıracak ve kendilerine yetmelerini sağlayacak en temel unsurlardan bir tanesidir. Suriye krizinin ilk yıllarında Suriyeli mültecilerin çalışma haklarının olmaması emeklerinin sömürüldüğü ve iş güvence ve güvenliğinin olmadığı mevsimlik tarım işçiliği gibi işlerde çalışmak zorunda kalmalarına neden olmuştur. Bu durum hala sürmekle birlikte, “6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu” geçici koruma altındaki kimselere çalışma hakkının tanınmasıyla kısmen çözülmüştür. Kanunla ayrıca Suriyeli mültecilerin emek gücüne katılımlarının pratikte sağlanması hedeflenmiştir. Türkiye hükümeti bu alana Suriyeli nüfusa istihdam için gerekli becerilerin kazandırılması için eğitim programları sağlayarak ve böylece serbest meslek becerilerinin geliştirilmesini destekleyerek müdahale etmiştir.

Suriyeli mültecilerin toplumsal uyumu “geliştirme, yönlendirme ve eğitim hizmetleri” artırmak hedefiyle Toplum Merkezleri oluşturulmuştur.31
31 İbid.

Toplum merkezleri “çocuk programı, yetişkin programı, ihtiyaca yönelik seminerler, saha çalışmaları, yönlendirme, ev sahibi halkla kaynaştırma, kültürel faaliyetler ve psiko-sosyal faaliyetler” gibi alanlarda hizmet vermektedir.32 
32 İbid.

Çocuk ve yetişkin programlarında dil kursları, toplumsal uyumu artıracak sosyal ve kültürel faaliyetler, mesleki eğitim gibi hizmetler sağlanmaktadır. 
Yönlendirme faaliyetlerinde Suriyelilerin sağlık ve eğitim hizmetlerine yönlendirilmeleri, ihtiyaç sahibi kimselerin tespit edilmesi, merkezi yönetim tarafından  sağlanan hizmetlere ulaşma şansı olmayan Suriyelilere yönelik bilgilendirme etkinlikleri düzenlenmektedir.33
33 İbid

4. AB ve Türkiye’nin Dayanıklılık İnşası Stratejilerinin Etkinliği

Avrupa Birliği Suriyeli mültecilere insani yardımı Avrupa Topluluğu İnsani Yardım Bürosu (ECHO) bünyesinde oluşturulan Türkiye Mülteci Tesisi ile sağlamakta  dır. Söz konusu tesisin amacı Türkiye’deki geçici koruma altındaki sığınmacılara AB yardımlarının hızlı ve etkili bir biçimde ulaştırılabilmesi için bir koordinasyon mekanizması sağlamaktır. Türkiye Mülteci Tesisinin odak noktası insani yardım, eğitim, göç yönetimi, sağlık, belediye altyapısı ve sosyal-ekonomik destektir. 4.06.2018 tarihi itibariyle insani yardım ve insani yardım dışındaki destek faaliyetlerinin uygulanması 6 Milyar Avro taahhüt edilerek sözleşmeye
bağlanmıştır.34 
34 European Commission, The E U F acility f or R efuges i n T urkey. W eb P age:
https://ec.europa.eu/neighbourhoodenlargement/sites/near/files/frit_factsheet.pdf.   Son erişim tarihi. 11.08.2018.

Bunun 1.94 Milyar Avro’luk bölümünün ödemeleri gerçekleşmiştir.35 
35 Ibid.

Ayrıca, Suriyeli mültecilerin dayanıklılık kapasitesini artırma amacıyla AB Güven Fonunu benimsenmiştir. AB Güven Fonu vasıtasıyla Aralık 2014’ten bu yana Suriye’nin komşu olduğu ülkelere, yani Mısır, Irak, Ürdün, Lübnan’a ve Türkiye’de yaşayan 1,5 milyona yakın Suriyeliye insani-olmayan
yardım sağlanması hedeflenmiştir.36 
36 Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, AB Suriye Güven Fonu: Suriyeli Mültecilere ve Ev Sahibi Topluluklara Destek için Sağlananan Yeni Yardım Paketi 1 Milyar Avro Sınırını aştı.

Fonun amacı Suriyeli mültecilerin uzun vadeli eğitim, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını ele almaktır. Fon öncelikli olarak çocuklar ve gençler için eğitim 
olanaklarının artırılması ve geçim kaynakları ve toplumsal uyum gibi hem mültecilere hem de ev sahibi topluluklara fayda sağlayacak alanlara müdahale etmeyi öngörmekteydi.
AB verilerine göre en büyük insani yardım kalemi Dünya Gıda Programının talebi doğrultusunda Suriyeli mültecilerin günlük ihtiyaçlarının karşılanmasına
yönelik Acil Durum Sosyal Güvenlik Ağı (ESSN) tarafından sağlanan 278 Milyon 400 bin Avroluk yardımdır. Avrupa Birliği’nin ikinci büyük yardım kalemiyse
UNICEF’e sağlanan 34 milyon Avroluk hibedir. Bu fon İnsani Yardım Acil Durumlarda Eğitim öncelik alanında yer alan mülteci çocukların kayıt oranının ve
derse devamlılığın artırılması için sağlanan şartlı nakit transferidir. 37 
37 ibid.

Ayrıca, Katılım Öncesi Yardım Aracı(IPA) ve İçişleri Göç İdaresi kapsamında Türkiye’ye dönen mültecilerin ihtiyaçlarının karşılanması için 12 milyon Avro 
ve IPA’nın Milli Avrupa Birliği ve Türkiye’nin Suriyeli Mültecilerin Dayanıklılığını Geliştirme Stratejileri Eğitim Bakanlığı ile yaptığı antlaşma ile 90 milyon Avro, 
Sağlık Bakanlığıyla yaptığı antlaşma ile de 120 milyon Avro yardım yapılmıştır.38 
38 T24, İnan Ketenciler, AB Suriyeli Mülteciler için Türkiye’ye şu ana kadar 676 milyon 600 bin avro yardım yaptık, 28 Kasım 2016. Son erişim: 24 Temmuz 2014.   
http://t24.com.tr/haber/ab-suriyeli-multeciler-icin-turkiyeye-su-anakadar-676-milyon-600-bin-avro-yardim-yaptik,373522


Toplamak gerekirse, Avrupa Birliği fonlarının yüzde 46’sı insani yardıma, yüzde 15’i mültecilerin sağlık hizmetine ulaşımının sağlanmasına, yüzde 28’i eğitime, yüzde 8’i sosyoekonomik desteğe ve yüzde 3’ü göç yönetimine sağlanmakta dır.39
39 Factsheet, Education, Health and Socio Economic Support Under the EU Facility,


Türkiye hükümeti ve Avrupa Birliği geçici koruma altındaki sığınmacıların dayanıklılığını artırmaya yönelik müdahalelerde bulunmuştur. Söz konusu
müdahaleler onların karşı karşıya kaldıkları kısa vadeli gıda, barınma, sağlık, eğitim gibi temel sorunlarını çözmeye ilişkin etkili ve önemli adımlardır. Ancak
söz konusu adımlara rağmen yukarıda bahsi geçen müdahale alanlarında önemli sıkıntılar bulunmaktadır. Öncelikli olarak çocuklar ve kadınlar gibi hassas
konumda olan gruplar hala yapısal sorunlardan mustariptir. Suriyeli mülteci çocukların okullaşma oranı oldukça düşüktür. Yüzde elliden fazlası okula kayıt
yaptırmamaktadır. Çocukların birçoğu çocuk işçiliği, çocuk yaşta yapılan evlilikler, radikalleşme, doğum belgesi alamama, aile içi şiddete maruz kalma gibi sorunlarla başa çıkmaya çabalamaktadır. Bir diğer sorunsa Suriyeli sığınmacılar arasında cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet vakalarında önemli bir oranda artışın olmasıdır. Mağdurlar sadece kadınlar ve kız çocukları değildir. Erkekler ve LBGT bireyleri toplumsal şiddete maruz kalmaktadır. Diğer bir sorunsa dil sorunudur. Eğitim ve sağlık hizmetlerinden etkin bir biçimde yararlanılmasını engelleyen sıkıntı dildir. Ayrıca mültecilerin önemli bir kısmı psikolojik yardıma ihtiyaç duymaktadırlar. Suriyeli mülteciler Türkiye toplumunun yeni ötekileri olmuştur. Türkiye’de ekonominin durağanlaşmasıyla birlikte Suriyeli mülteciler giderek daha fazla fiziksel saldırıya varacak düzeyde yabancı düşmanlığına maruz kalmıştır.

5. Sonuç

Pratikte yaşanan sorunların yanı sıra Suriyeli mültecilerin dayanıklılıklarının inşası AB’nin dış ilişkilerine getirmiş olduğu “ilkeli faydacılığın” bir tezahürüdür.
AB’nin yüksek miktarda fonu Türkiye aktarması özünde Suriyelilerin temel insani haklarından biri olan sığınma hakkının bizatihi AB tarafından ihlalini perdelemeye
yönelik yaklaşımdır. İnsani yardım ve dayanıklılık inşası bağlamında Türkiye’de yaşayan mültecileri fonlayarak AB, mülteci akınını durdurmayı hedeflemektedir.
Fonların etkin ve adrese ulaşan bir şekilde verilip verilmediğine bakılmaksızın ve Türkiye’nin demokrasi ve insan hakları alanındaki reform isteksizliğine rağmen,
Türkiye AB’nin mültecilere karşı jandarma rolünü üstlendiği sürece, AB Türkiye hükümetini fonlamaya ve reform karşılığında mali yardım temeli üzerine kurulu
siyasi şartlılığın temel prensibini göz ardı etmeye devam edecektir.

Türkiye’nin de Suriyeli mültecilere yaklaşımı AB’den çok farklı değildir. Tıpkı AB gibi güvenlik-istikrar ve normatif değerler arasında ikileme düştüğünde,
Türkiye güvenliği tercih etmektedir. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye Suriye sınırında 9000 km uzunluğunda ve 3 buçuk metre derinliğinde duvarın inşasını
tamamlayarak dolaylı bir biçimde AB’nin sınır güvenliğine katkıda bulunmuştur.40
40 Sputnik, Suriye Sınırına Örülen Mödüler Beton Duvarda 774 Kilometre Tamam,
https://tr.sputniknews.com/columnists/201711221031106429-suriye-sinirina-orulen-moduler-duvar/    Son Erişim Tarihi: 11.08.2018.

Mültecilerle ilişkilerindeyse mültecileri insani ihtiyaçları olan ve ileriki süreçte Türkiye toplumunun bir parçası olacak kimselerden ziyade AB ile ilişkilerinde
önemli bir koz olarak değerlendirmiştir. AB ile ilişkilerin siyasi gerekçelerle gerilmesi durumunda AB’yi Suriyeli mültecilere sınırları açmakla tehdit etmiştir.
Suriyeli mültecilere yönelik güvenlik merkezli uygulamalar ve özellikle Geri Kabul Antlaşması Suriyeli mültecilerin sığınma hakkını AB’nin dışında tutmasına
neden olmaktadır. Bu durum bir taraftan AB’ye yönelik göç akışının illegalleşme si bakımından önemli bir işlev görürken, diğer taraftan insan kaçakçılığı ve kaçak çalıştırma gibi rant alanlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Güvenlik merkezli uygulamalar mültecilerin en temel hakkı olan yaşam hakkının ihlaline ve emeklerinin sömürülmesine neden olmaktadır. Bu durum mültecilerin ev sahibi ülkeyle toplumsal bütünleşmesini ciddi bir biçimde etkilemektedir. Yasal olmayan yollarla AB sınırlarını geçmeye çalışan mültecileri engelleme ve geri gönderme üzerine kurulu bir yaklaşım yeni fiziksel ve fiziksel olmayan duvarların inşasına neden olmakta ve söz konusu duvarlardan geçmeye çalışanları caydırmak üzerine kurulu bir güvenlik piyasası oluşturmaktadır. Kısaca, AB sınırlarında merkezileşen ve Türkiye gibi AB’nin çeperinde olan ülkelere yayılan göç yönetimi bir taraftan göçmenleri illegalleştirmekte, AB’nin insani yardım fonlarıyla önemli bir tezatlık oluşturmaktadır. 

Ancak bundan daha önemlisi Suriyeli mültecilerin yaşama tutunmalarını sağlayacak daha iyi çalışma ve hak arama mücadelelerinde önemli bir bariyer oluşturmaktadır.

Kaynakça

Börekçi, D. Y., & Gerçek, M. (2017). Resilience Kavramının Sosyal Bilimlerde Türkçe Kullanımları Bağlamında Değerlendirilmesi. Pamukkale University
Journal of Social Sciences Institute.
Commission, European. (2012). Communication from the Commission to the European Parliament and the Council: The EU Approach to Resilience: Learning
From Food Security. Brussels, European Commission.
Commission, European. (2014a). Communication from the Commission to the European Parliament and the Council on the short term resilience of the
European gas system Preparedness for a possible disruption of supplies from the East during the fall and winter of 2014/2015, Brussels 16.10.2014, COM (2014) 654. . 
Brussels Avrupa Birliği ve Türkiye’nin Suriyeli Mültecilerin Dayanıklılığını Geliştirme Stratejileri Commission, European. (2014b). Report from the Commission to the European
Parliament and the Council: First Report on Progress by Turkey in Fullfulling the Requirments of its Visa Liberalization Roadmap.
Commission, European. (2016a). Commission Staff Working Document.
Accompanying the document Communication from the Commission to the European Parliament, the Council, the European Economic and Social
Committee and the Committee of the Regions Lives in Dignity: from Aiddependence to Self-reliance Forced Displacement and Development.
Commission, European. (2016b). Communication from the Commission to the
European Parliament, the Council, the European Economic and Social Committee and the Committee of the Regions: Lives in Dignity: From Aid
Dependence to Self Relience: Forced Displacement and Development; COM(2016) Brussels.
Commission, European. (2016c). Joint Communication to the European Parliament
and the Council: Joint Framework on Countering Hybrid Threats: A European Response, Brussels 06.04.2016. Brussels.
Commission, European. (2016d). [Proposal for a Regulation of the European Parliament and of the Council amending Regulation (EC) No: 539/2001 listing
the third countries whose nationals must be in possession of visas when crossing the external borders and those whose nationals are exempt from
that requirement ].
Commission, European. (2016e). Report from the Commission to the European Parliament and the Council: Second Report on Progress by Turkey in Fullfulling
the Requirments of its Visa Liberalization Roadmap.
Commission, European. (2016f). Report from the Commission to the European Parliament and the Council: Third Report on Progress by Turkey in Fullfulling
the Requirments of its Visa Liberalization Roadmap. Retrieved from
Council of Foreign. Affairs. (2016). Shared Vision, Common Action: A Stronger Europe: A Global Strategy for the European Union's Foreign and Security Policy.
Ekinci, M. U. (2016). Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması ve Vize Diyaloğu. Retrieved from İstanbul:
Güder, M. (2016) Türkiye’deki Dış Göç Olgusuna Sosyoekonomik Bir Yaklaşım ve Avrupa Birliği ile Geri Kabul Antlaşması’nın Olası Etkileri, Vol 24 (30), 129-137.
İçduygu, A. (2015). Syrian Refugess in Turkey: The Long Road Ahead.
Juncos, A. E. (2017). Resilience as the new EU foreign policy paradigm: apragmatist turn? European Security, 26(1), 1-18. doi:10.1080/09662839.2016.1247809
Kaya, İ., & Eren, Y. E. (2015). Türkiye’deki Suriyelilerin Hukuki Durumu: Arada Kalanların Hakları ve Yükümlülükler. SETA.
Tanrıkulu, F. (2017). Türkiye'de Yaşayan Suriyeli Çocukların Eğitim Sorunu ve Çözüm Önerileri. Düşünce Dergisi, 22(86), 127-144. ö 114
Zelal Başak Kızılkan Council of European Union. (2013 ). Council conclusions on EU Approach to
Resilience, 3241st Foreign Affairs Council Meeting Brussels, 28 May 2013. Bruseels: Council of the Europaan Union.
Yavuz, Ö. (2015). Türkiye'deki Suriyeli Mültecilere Yapılan Sağlık Yardımlarının
Yasal ve Etik Temelleri. Mustafa Kemal University Journal of Social Sciences Institute, 12(30).

***

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder