12 Ekim 2014 Pazar

PKK NEDEN BİTMİYOR?

PKK NEDEN BİTMİYOR?


21 Kasım 2012  

1997′den beri, Türkiye’nin dağlarında 1500-2000, Kuzey Irak kırsalında 4000-5000 silahlı dağ kadro dururken, 2003 yılına kadar hiçbir karşı hareket, sonuç alıcı işlem yapılmadan geçen ve harcanan 6 yıl nedeniyle; üstelik de terör bitti diye kendini ve halkı kandıranlar olduğu için bitmez!

Terörün yok edilmesi bürokratik kurallarda istişare edildiği, adı “Terörle Mücadele Kurulu” olup, 1997’ den , PKK’nın yeniden eylemlerine başladığı 2003 yılına kadar, sanki hiçbir şey yokmuş gibi davranıldığı, örgütün neden eylem yapmadan beklediği kavranamadığından ve örgüt bekleyebilir ama, silahlı gücü tehlike teşkil etmeye devam ettiği ortada iken, devlet beklediği için bitmez!…

Örgütün esas niyeti ve neyi amaçladığı yer üstü ve yer altı tertip ve düzenlerinin nasıl? Ve hızla çözülmesi metodları, mücadele teknikleri, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı, Kuzey Irak’taki Kürt parti ve Kürt aşiretleri ile olan bağları bir bütün halinde hedeflenilerek üzerine gidilemediği için bitmez !…

Türkiye içindekiler ve Kuzey Irak’tan Türk topraklarına giriş yapacaklar için zamanında doğru haber alınamadığı, halktan gelecek olan bilginin sağlanamamasından; çünkü özellikle kırsaldaki eylem ve mayınlama faaliyetlerinden o civardaki köy ve mezralarda oturanların bilmemesi kesinlikle mümkün değildir. Bu mekanizma işletilemediği için bitmez!…

Örgütün yurt içi kamplarının erzakı nereden temin edilir? Neyle taşınır? Her cins erzak başka başka noktalarda bulunduğuna göre, bunları toplamak da birçok noktada o kadar sayıda insanla teması gerektirir. Bu durum, bir bölgedeki kamp hakkında ister istemez çok sayıda insanın, PKK gizliliğe ne kadar özen gösterirse göstersin çabuklukla çözülebilinecek bir yumaktır. Erzaksız insan yaşayabilir mi? Bu sistemden istifade etmek en pratik yol değil mi? İşte bunun için bitmez!…

Kamu hizmeti yapan belediye başkanları ve partilileri hükümet, ordu ve devlete, işlerine geldiği gibi çıkıştığı, sanki başka bir ülkenin adamlarıymış tarzında verip veriştirdiği,haklarında soruşturmalar,o da bazen açıldığından bunların sonuçları bir türlü alınmadığı için PKK bitmez!…

Devlet güç ve kudrettir. İçerden ve dışardan hiç kimse,onun bu yeteneğinden şüphe etmemelidir. Tersi olursa devlet erir. “Saygısızlık ve tecavüzün büyüğü küçüğü olmaz” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün fevkalede doğal olan bu ilkesini işletme aczine düşüldüğü için PKK bitmez!…

Halkın şehit cenazelerinde 20 yıldır “PKK Kahrolsun!”, “Devlet Bölünmez!” deyip, sonra da hem hükümetten hem de meclisten, meşru yollarla hak arayıp hesap sormayı bilmediği için, bu işin esas sorumlularının kendi oylarıyla meclise gönderdiği ve oradan da çıkan hükümet olduğunu anlamazlıkta direndiği için bitmez PKK!…

Devletin içeride işleyişinde uçtan merkeze doğru sorumluluk hiyerarşisi nedir? Muhtarlar, belde ve bucak müdürleri, kaymakamlar, valiler ve içişleri bakanlarıdır. Kaymakamlar nezdinde polis ve jandarma amirlikleri, valiler nezdinde polis müdürlükleri ile jandarma il komutanlıkları mevcuttur. Olağanüstü hal ve sıkıyönetim gibi anayasal kurumlar devrede değilse, bir vilayetin emniyet ve asayişinden birinci derece sorumlu olan kişi, valinin bizzat kendisidir.Yurt içinde faaliyet gösteren PKK grup ve unsurları her halükarda bir ilin sınırları içinde değil mi? Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü güvenlik ve asayişten sorumlu İçişleri Bakanına bağlı mı? Değil mi? Siz hiç, yıllardır süren mücadelede, dağda bayırda, meselenin üzerine giden, çareler üreten, zamanın büyük kısmını o bölgede geçiren, sorunu kökten halletmeye çalışan, halkı devletin yanına çekmek için çabalayan İçişleri Bakanı gördünüz mü? Ben söyleyeyim, hayır! İşte onun için bitmez!…

İç güvenlik meselesi devletlerde, içişleri bakanı,başbakan,hükümet ve nihayet meclise ait bir sorumluluktur.Öncelikle, jandarma ve polisle, var gücüyle mücadele eder. İl idaresi yasasına göre Vali’nin jandarma polisin imkanlarını aşan meselede garnizon komutanlıklarından kuvvet talep etme yetkisi vardır. Askerlerin de böyle bir görevi almada uyması gereken bazı kuralları, silah kullanma şartları vardır. PKK’nın uyguladığı teknikler, yer değiştirme hızı, halkın hiç değilse bir kısmından gördüğü, ama korkudan sempati duymasından; il idaresi yasası bir işe yaramaz, klasik ve eskidir. O zaman sormak lazım, bir vilayetin topraklarında yürütülen terörist faaliyetlerinden kim sorumlu? Ortada olağanüstü hal var mı? Yok. Sıkıyönetim var mı? Yok. Eğer, artık işler bir vilayet ve vilayetlerde valiliklerin gücü ve kontrolundan çıktı ise, hükümet karar verir, meclis yasayı onaylar ve ordu bu görevi üstlenir ve sorumluluğu üzerine alır. Ordu da gider ve işi bitirir. Bunun başka bir yolu ve yönetimi, bu tip mücadelelerde yoktur. Bizde böyle mi?… İşte bunun için PKK bitmez!…

PKK’nın bir lideri vardır.O da Amerikalıların şartlı olarak Türkiye’ye teslim ettiği, bu şarta da zamanın hükümetinin tıpış tıpış uyduğu örgüt reisi Abdullah Öcalan’dır. İş bilmez birçok şahıs, bu şahıs yakalanınca her şeyin durulacağını, onun örgüt üzerindeki etkisinin azalacağını, kurucular arasında liderlik meselesi çıkacağı gibi saf yorumlar yapmış yazılar yazmışlardır. Bu Zat’ın sanki dışarda, özgürmüş gibi talimatlarını örgüte ulaştırması da akıl alır işlerden değildir.Avrupalılar ve Amerikalıların ikide bir PKK’yı terör örgütü listelerine alma veya almamalarına da sevinen, bunu konu yapan, “PKK isim değiştirdi, değiştirmedi” diye matah işlerle uğraşan olduğu, bunun neticesinde de sorunun aslı ve temelinden uzaklaşanlar sayesinde PKK bitmeyecektir!…

“Avrupa Birliği yolu Diyarbakır’dan geçer”,”Kürtlük sorunu vardır”,”Türk yoktur, Türkiyelilik vardır”,”Alt kimlik üst kimlik” diye avaz avaz bağıranlar olduğu sürece ve bunlara sessiz kalındığı müddetçe PKK niye ve nasıl bitsin ki!…

Ne yazık ki PKK’nın varlığı ve eylemlerini diplomatik laflarla yumuşatmaya çalışan, onun uzantısı siyasi kuruluş ve diğer teşkilatlara ortam hazırlayıp siyasi destek veren, PKK’nın kongre kararlarını uyum yasaları içine alıp Türkiye’ye gönderen, İstanbul’a inmeleriyle soluğu Diyarbakır’da alan terörle mücadele koordinatörlüğü diye işe yaramaz bir kurumla zaman kazanıp, meseleyi yaymaya çalışan NATO müttefikleri olduğu ve bunlara karşı, hak ettikleri tavır gösterilmediği sürece PKK bitmez!…

Bütün bunlar ortada ve daha neden bitmezler listesini uzatmak mümkün iken; “Tek terörist kalıncaya kadar mücadele devam edecektir” sözü, eşek dururken semere vurmaya benzer. İşte bunun için de, hiç bitmeyecektir!… Balık kuyruğundan yakalanmaz!…

Politik irade ve kararlılık olmadan, halkın hükümetleri denetlemediği ülkelerde bu meselelerin sonu getirilemez. Sağır bir iyimserlik ulusu zayıflatmaktadır. Denge aramaya kalkmak ise ağırlığını yitiren tarafın çabasıdır.

Makamlar ağlama duvarı değildir ve kimse acınacak mazeretlerin arkasına sığınamaz.

Gelecek ay, gelecek yıl diye bir şey yoktur. Kan şiddeti çağrıştırır, şiddet ise bütün canlılar gibi insanların da kontrollerini kaybetmesine sebebiyet verir. Kanın mutlaka ve bir an önce durdurulması zorunludur. 23 yıl kaybedilmiştir. Kötü oduncu gibi balta ile cebelleşmenin alemi yoktur…

Cesaretin ve aklın olmadığı yerde, güçlü birey ve güçlü toplum olmaz, büyük meseleler halledilmez ve bir devir yükseltilemez.

Türk Milleti, bu karanlık gökyüzünü, eninde sonunda aydınlığa kavuşturacaktır…

Osman Pamukoğlu
İNSAN VE DEVLET – Yıl:2007

http://hepar.org.tr/pkk-neden-bitmiyor.aspx

..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder