ABD HEGEMONYA KURGUSU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ABD HEGEMONYA KURGUSU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Eylül 2018 Pazar

ABD HEGEMONYA KURGUSU BÖLÜM 2

ABD HEGEMONYA KURGUSU BÖLÜM 2  


3. AMERİKAN GÜVENLİK MODELİ VE GÜÇ KURGUSU:

A. ABD Ulusal Güvenlik Sistemi:

ABD ulusal güvenlik sistemi dahilinde ABD Başkanı, merkezi rolü oynamakta ve Başkana etki eden üç temel güç grubu bulunmaktadır. 

  Birinci grubu Dışişleri Bakanı, Savunma Bakanı ve Başkanın Uluslararası Güvenlik Danışmanı'nın oluşturdugu üçlü oluşturmaktadır. 

  İkinci grubu ise Ulusal İstihbarat Direktörü (DNI) ve Genelkurmay Başkanı oluşturmaktadır. 

   Üçüncü grupta ise Beyaz Saray Karargâhı Başkanı ve Başkanın Danışmanları bulunmaktadır (Sarkesian, 1995:11). 
   Ulusal güvenlik kararlarının alındıgı tek bir yöntem yoktur. Önceden belirlenmis yöntemler olmasına ragmen her güvenlik durumu ulusal güvenlik 
konusunda karar alma da degisik bir metodu dikte edebilir. Körfez Savası gibi birçok önemli karar ise iç halkanın sadece birkaç üyesinin katkısı ile 
alınmıştır (Woodward, 1991: 27).

ABD ulusal güvenlik sistemi ulusal çıkar endekslidir ve küresel bir güç projeksiyonu (power projection) uygulamaktadır. Ulusal Güvenlik Konseyi 
(UGK), ulusal güvenlikten sorumlu en yüksek organdır. Mevcut yapı içerisinde UGK, ulusal istihbarat gayretleri için direktif saglayan en yüksek 
icra organıdır. UGK, örtülü operasyonlar gibi özel faaliyetlerle ile ilgili tüm önerileri alır ve her biri için Baskana tavsiyelerde bulunur (Sarkesian, 1995: 
107). Ayrıca, hassas istihbarat toplama operasyonları ve karsı istihbarat faaliyetleri için yapılan önerileri degerlendirir. Bu faaliyetler Baskanın Ulusal 
Güvenlik Danısmanı'nın direktörlügünü yaptıgı UGK Karargâhı ve UGK alt-grupları tarafından yerine getirilir. 

B. ABD Yumusak Güç Unsurları: 

ABD hegemonya kurgusuna uygun olarak siyasî, ekonomik ve sosyokültürel boyutlarda yapılanan yumusak güç unsurları ile ilgili alt yapı yaklasık 
25 yıldır gelistirilmektedir. Bush yönetimine kadar olan dönemde hükümet içinde ve dısından binlerce kisi ile hükümet kurulusları, çokuluslu örgütler 
ve özel kuruluşlar bünyesinde ABD merkezli küresel ve çokuluslu bir ag geliştirildi. Demokrasi projelerinin daha sempatik gözükmesi maksadı ile bu 
tür faaliyetler için 'demokrasi gelistirme(democracy promotion)' tanımı tercih edildi. Alt programlarına ise 'demokrasi ve yönetisim', 'hukukun üstünlügü', 
'savunma reformu', 'partiler arası diyalog' gibi isimler verildi.

<    ABD ulusal güvenlik sistemi ulusal çıkar endekslidir ve küresel bir güç projeksiyonu uygulamaktadır. >

Bush dönemine kadar demokrasi projeleri kalkınma ve diyalog projelerine de çerçeve saglayarak merkezi olmayan bir hiyerarsi içinde yürütülmekteydi. 
Bu agın komuta ve kontrolü ve stratejilerinin gelistirilmesi taktiksel ihtiyaçlara süratle uyum saglamak için daha çok yerelde konuslanmıs birimlere 
bırakılmıstı. Merkez âcil durumlarda devreye giriyor ve genelde hazırladıgı program, inisiyatif, para yardımları ve diplomatik destek yerelin isini kolay-
lastırıyordu. Demokrasi gelistirme islerinin basını NED, USAID ve Dısisleri Bakanlıgı'nın DRL(Ynsan Hakları ve Çalısma Ysleri Bürosu)'si çekmekte 
idi (Melia, 2005: 5-6). Bush ile birlikte bütün aktör ve programların daha etkili ve kontrollü kullanılması ile ilgili strateji arayısları basladı. 

Demokrasi gelistirme stratejileri ile ilgili çalısmalar Ulusal Güvenlik Danısman Yardımcısı kontrolünde yürütülmektedir. USAID tarafından bu 
kapsamda yapılan bir çalısma ile dünya genelinde yürütülen 90 adet demokrasi ve yönetisim programına verilen paralar için NGO'lar ve sözlesmeli 
kurumlar arasında bir denge öngörüldü. Dısisleri Bakanlıgı Demokrasi ve Global Ysler Bakan Yardımcılıgı ise Dısisleri Bakanlıgı bölgesel büroları, 
DRL ve USAID tarafından öncelikli ülkeler için kısa bir liste olusturulması hedeflendi (Lancaster and Dusen, 2005: 12). Senato Dısisleri ve Yabancı 
Operasyonlar Komitesi tarafından NED ve DRL için bir 'Demokrasi Fonu' daha olusturuldu. 2005 yılında projelerine 1.3 milyar dolar tahsis edilen 
USAID'in demokrasi bütçesi 2006 için 1.448 milyar dolara çıkarıldı. 

Ulusal Demokrasi Vakfı (NED) 

Ulusal Demokrasi Vakfı, bagımsız ve özel bir organizasyon olarak tanımlanmakta ve hukuksal bakımdan hükümet dısı(non-governmental) statüde 
kabul edilmektedir. Bununla beraber yapısal ve fonksiyonel olarak ABD hükümetinin özel bir bölümü olarak faaliyet göstermektedir. NED'in 
bütçesi, Savunma Bakanlıgına baglı USIA (Birlesik Devletler Tanıtma Ajansı) ve AID (Uluslararası Kalkınma Ajansı) tarafından aktarılan fonlarla 
Kongre tarafından saglanmaktadır. Dısisleri Bakanlıgı ve diger icracı kurumlar NED programlarına katılmak için personel tayin etmektedirler
(CHARC, 1997: 23-29).

   <  NED demokrasinin gelistirilmesi faaliyetleri örtüsü altında Amerikan müdahale sisteminin bir vasıtası olarak Amerikan ulusal güvenlik hedeflerine
hizmet etmektedir.  >

NED demokrasinin gelistirilmesi faaliyetleri örtüsü altında Amerikan müdahale sisteminin bir vasıtası olarak Amerikan ulusal güvenlik hedeflerine
hizmet etmektedir. Bu aynı zamanda Amerikan güvenlik politikalarına uluslararası alanda yasallık boyutu (mesruiyet) kazandıran bir
örtülü sistemin isleyisini saglamaktadır. Resmi olarak tanımlanmamasına ragmen NED yogun örtülü operasyonlara girismektedir. Bu sistem, politika
yapıcılara özel hedefleri için büyük esneklik ve çesitli seçenekler imkanı tanımaktadır.

Çokuluslu Şirketler.,

ABD'de birçok çokuluslu sirket(ÇUS), diger ülke hükümetleriyle dısisleri bakanlıkları aracılıgıyla dogrudan iliskiye girebilmektedir. Bu alanda ün
yapmıs sirketlerin basında General Motors, General Electric, Microsoft, AT&T, Mobil Oil, Texaco, Shell, BP, Ford Motor gibi sirketler sayılabilir
(Çınkı, 2004: 215-216). Washington tarafından yürütülen hegemonik politikalar en büyük ÇUS'ların ABD ekonomisi içindeki güç ve merkezîliginin
dogrudan bir ürünüdür. Serbest ticaret anlasmaları, IMF ve Dünya Bankası politikaları, özellestirmeler, gümrük duvarlarının indirilmesi, 130'dan fazla 
ülkede 180 askeri üssün kurulması ABD ekonomisinin ve daha özel olarak  da dünya çapında faaliyet sürdüren ABD ÇUS'larının yapısal dayatmalarıdır. 
Çokuluslu sirketler gibi yapısal ekonomik ögeler ABD siyasetinin genel  çerçevesini çizerken, politikacılar çıkarlarını gerçeklestirmek üzere çesitli 
politikalar üzerinde çalısırlar. Bu çalısmalar büyük ölçüde genel kamuoyundan  saklı yürütülür ama bunlar ÇUS'lara ragmen gerçeklesmezler. 

ABD ve Medya 

ABD'de ulusal medyanın görevi, ABD halkının hükümetin ulusal çıkarlar  kapsamındaki açık ve örtülü faaliyetlerine izin vermesini saglamaktır 
(Chomsky, 1993: 151). Amerika'da 1,700 günlük gazetenin % 98'i 15 kurumdan  daha azına aittir ve bunlar toplam gelirin % 40'ını elde etmektedir. 
Üç büyük televizyon agı ABC, CBS ve NBC hala televizyon izleyicilerin çogunluguna  sahiptir. ABD'de 1296 günlük gazetenin internet sitesi bulunmaktadır. 
Batılı ülkelerin farkı özellikle dergi sayısında ortaya çıkmaktadır. Medyanın hala en önemli silahlarından birisi de radyo yayınlarıdır.
NPR, VOA, Radio Free Europe, Radio Liberty, Florida'dan Küba'ya yayın yapan Castro karsıtı Radio Marti gibi Amerikan Hükümeti'nin dünyanın
her yerine yayılmıs yayın ve propaganda birimleri mevcuttur.

<  ABD'de ulusal medyanın görevi, ABD halkının hükümetin ulusal çıkarlar kapsamındaki açık ve örtülü faaliyetlerine izin vermesini saglamaktır. >

Amerikan yapımı filmler, film endüstrisinin yıllık cirosunun % 80'ini kazandırmaktadır. Filmler gibi Amerikan TV dizileri de dünyada yüz milyonlarca 
kisiye kendilerine has(ideallestirilmis ve çarpıtılmıs) Amerikan hayat tarzını asılamıstır(Brzezinski: 2004: 222). Büyük ölçekte ABD kökenli 
popüler müzik gençler için kendini ifade etmenin vazgeçilmez bir kaynagıdır. 

   İlave olarak, dünya çapında otuz üç kanaldan yayın yapan MTV, Nickelodeon gibi uydu TV kanalları toplam bir milyar insana ulasmaktadır. 
Dünyadaki bütün internet sitelerinin % 70'inin Amerika'da bulunması ve İngilizcenin hem eglence hem de is amaçlı iletisimde en çok kullanılan dil olması 
nedeniyle hızla yayılan küresel sohbet odaları büyük ölçüde Amerikan etkisine sahiptir. 

ABD Think-Tank Merkezleri 

ABD'de akademik görünüslü “Institute” ve ideolojik görünüslü “Heritage Foundation” gibi tutucuların örgütledigi vakıflar ile CFR, Carnegie Endowment, 
Woodrow Wilson Centre gibi dıs siyaseti tepeden yönlendirici seçkinler kulüpleri aslında birer think-tank kurulusudur. Bunların yanı sıra, devlet tarafından 
kurulmuş CSIS gibi raporcu sirketler, IRFC gibi dogrudan Dısisleri Bakanlıgı'na baglı bürolar, Middle East Forum, Washington Institute, Freedom House, 
CMCU, USIP gibi yarı resmi merkezler de “think tank” olarak nitelenmektedir (Smith, 1993: xiii-xiv). CSIS raporlarını incelemeden, Amerikan dıs politikasını 
ve bölge senaryolarını kavramak olanaksızdır.

Şekil 2: ABD Demokrasi Geliştirme Kurgusu 

ABD Hegemonyası kurgusu içinde kendi nüfuzlarını devam ettirmek ve  stratejik projelerini pratige dökebilmek için dünya anlayıslarını temsil eden çok uluslu sirketler, özel egitim kurumları, güçlü bir medya agı, modern bir  teknolojiyle donatılmıs bir askeri güç, milyarlarca dolarlık bütçelerle beslenen istihbarat birimleri, dini tarikatlar-kiliseler isbirligi içerisindedir. Kamuoyunu  yönlendiren ve terbiye eden siyasî, iktisadî, kültürel ve sosyal temalarla ugrasan ve bünyesinde en etkili politikacıları, diplomatları, akademisyenleri  ve gazetecileri barındıran think-tank merkezleri bu maksatla tesis edilmistir. Elemanların büyük çogunlugu, devlet deneyimine sahip eski ve yeni  görevlilerdir. Ykinci eleman kaynagıysa, yine devlet organlarıyla içli dıslı olmuş akademisyenleri barındıran üniversitelerdir. 

Vakıflar 

ABD Vakıfları, sadece yardım yapan, vergi muafiyeti cennetleri degillerdir. İstihbarat fonksiyonları dısında, kültür ve degisim politikalarının 
yönlendirildigi, formlastırıldıgı ve kültür devsirmelerinin gerçeklestirildigi merkezlerdir. CIA, vakıf faaliyetleri aracılıgıyla Amerikan sirketleri ve 
malî kuruluşları için uluslararası casusluk yapmaktadır (Özkul, 2001: 142). Uluslararası Kalkınma Ajansı(AID)'nın tavsiyeleri ile kurulmus olan Kamu Güvenlik Hizmetleri'ndeki Uzmanlar CIA görevlileridirler. Bazen İşadamı, Turist, Emekli şahıs görüntüsü ile çalısırlar. Kamu Güvenlik Hizmeti'nin önerileri 
aslında CIA'nın yerli servislere yaptırdıgı kendi istekleridir. 

   <  CIA, yüzden fazla Amerikan Üniversitesi ve Kolejinde, çok sayıda Profesör ve Yönetici ile rapor hazırlamaktan, Eleman kazandırmaya kadar geniş bir alanda işbirligi yapmaktadır.  >

       USAID (ABD Ulusal Kalkınma Ajansı) demokrasi ve yöneti Şim programlarının baş kalkınma program stratejisi belirleyicisidir. NED'in İşbirligi
yaptıgı onlarca Avrupalı ve Asyalı kurulus ve vakıf arasında asagıdakiler dikkati çekenlerdir (McFaul, 2005: 156); 
(1)  Rusya ve diger BDT(CIS) devletleri için AB'nin kurdugu TACIS, 
(2) Dogu Avrupa için AB'nin PHARE ve “The Institute For Democracy”, 
(3) Almanya'da Parti Enstitüleri, 
(4) İngiltere'de “The Westminster Foundation”.

Üniversiteler

    CIA, yüzden fazla Amerikan üniversitesi ve kolejinde, çok sayıda profesör ve yönetici ile rapor hazırlamaktan, eleman kazandırmaya kadar
genis bir alanda isbirligi yapmaktadır. Projelerde çalısan ögrencilerin -dogrudan ajanlastırılmıs olanlar dısında- genellikle bu iliskilerden
haberi yoktur. Projelerin dısında en önemli etkinlik, yabancı ögrencilerin elemanlastırılmasıdır.

    ABD, ileride kendi ülkelerinde seçkin konumlar elde edecek olan bu kisilerden, iç politikanın yönlendirilmesinde ya da devletlerden iç bilgi 
sızdırılmasında yararlanmayı plânlamıstır(Corson, 1989: 27). 

  ''Master'' ve ''Doktora'' çalısmalarındaki uluslararası iliskiler ögrencileri de, ilgili ülkedeki dinsel-siyasal-bölgesel çatısma alanlarında sözde
akademik olarak çalıstırılmaktadır. Uluslararası politika için bunca elemanlastırmayı göze alanların arkasında önemli sirketler de bulunmaktadır.

Etki Ajanları

Amerikan literatüründe etki ajanı (influence agent) temin edilmesi basta gelen örtülü faaliyet türlerinden biridir (Nutter, 2005: 509). Bir insanın
ABD'ye etki ajanı olmasını saglayan özelliklerin basında devlet, ordu, is ya da medya içinde önemli bir kisi olması veya baglantılarının iyi olması gelir.
Bu kisi bir gazeteci, editör, paralı asker, gümrük memuru, bankacı, isletmeci, başkan yardımcısı ya da bu tarz baska birisi olabilir. Toplum mühendisi 
olarak etki ajanlarının temel rolü propaganda operatörü olmaktır. Özellikle basın dünyasında dıs baglantıları ile güdümlü, görüs yayıcı ve görüs olusturucu
islevi bulunan gazete ve televizyonlarda ihaleci ve rant pesindeki holding sahiplerinin egemen olmasıyla seçkin köse yazarları ve haber programı sunucuları;
yükseltilen ücretlerle, gazetecilik kimliginden ayrılmadan etki ajanı olarak yönlendirici eleman konumuna getirilmislerdir.


















Şekil 3: ABD İstihbarat Toplumu (DNI, 2007) 


C. ABD İstihbarat Toplumu: 


ABD devlet istihbarat sistemi içindeki istihbarat teskilleri; 

(1) Bagımsız CIA, 
(2) Savunma Bakanlıgı istihbarat teskilleri ve 
(3) Diger Bakanlıkların istihbarat teskilleri veya islevleri olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. 

Savunma Bakanlıgı istihbarat teskilleri arasında; DIA, NSA, NGA, NRO ile Kara, Deniz, Hava ve Deniz Piyade Kuvvetleri Ystihbarat Teskilleri bulunmaktadır. 
Yeni istihbarat kanunu ile tüm istihbarat kurumları yeni teskil edilen Ulusal İstihbarat Direktörü(DNI) kontrolü altına girmistir. UGK, ulusal dış istihbarat 
hedeflerini ve önceliklerini yayımlar ve bunlar her bir istihbarat teskili için ayrı rehber oluşturur. 

















Sekil 4: ABD Birleşik Komutanlıklarının Sorumluluk Sahaları (DOD, 2007) 

Yeni istihbarat kanunu, ABD'nin 11 Eylül sonrası terör ile mücadeleyi hedef alan ulusal güvenlik stratejisi kapsamında istihbarat toplumunun degişiminde 
asagıdaki temel degisikliklere neden olmustur Barger, 2005: 17); 

(1) Merkezi Ystihbarat Direktörü'nün yetkileri artırıldı. 
(2) İstihbarat ikaz sistemi için yeni bir çerçeve olusturuldu. 
(3) İstihbarat toplamada yeni metotlar gelistirildi. 
(4) İstihbarat kabiliyetlerinin pazarlık yapması önlendi. 
(5) Her çesit kaynak analizi geliŞtirildi. 

     Yeni istihbarat kanunu askeri olmayan istihbarat teskilatlarını yönetecek bir “Ulusal İstihbarat Direktörü (DNI)”  ile bir “Ulusal Karsı-Terör Merkezi” 
kurulmasını öngörüyordu (Holland, 2004). Önemli reform konularından biri de CIA'nın paramiliter operasyon kabiliyetlerinin Afganistan harekatında görülen 
basarısızlık üzerine Silahlı Kuvvetlere transfer edilmesi idi. 

D. ABD Ulusal Savunma Sistemi: 

Savunma Bakanlıgı, ABD sert gücünün asıl mekanizması ve ulusal savunma politikasının uygulanmasında Baskanın temel vasıtasıdır. Üç askeri 
baskanlıktan meydana gelmektedir; 
(1) Kuvvet Komutanlıkları ve müsterek karargâhtan olusan Genelkurmay Baskanlıgı(JCS), 
(2) Birlesik Komutanlıklar, 
(3) Bakanlıga çesitli alanlarda hizmet eden Bakanlık İstihbarat Teskilatı (DIA) ve Savunma Muhabere Teskilatı(DCA) gibi çesitli kuruluşlar. 

Savunma Bakanlıgının temel fonksiyonu güvenlik politikalarının uygulanmasında gerekli askeri vasıtaları saglamaktır. 

ABD askeri yapısının özel bir teskilatı olan Birlesik Komutanlıklar, hava ve deniz kuvvetleri ile birlikte müsterek harekât kabiliyetine sahip komutanlıklardır. 
Amerikan küresel ulusal güvenlik anlayısı içinde tüm dünyayı cografî olarak paylasan Birlesik Komutanlıklar sunlardır; 

(1) Atlantik Komutanlıgı, 
(2) Merkez Komutanlıgı (Orta-Dogu ve bir kısım Asya'dan sorumlu), 
(3) Avrupa Komutanlıgı, 
(4) Pasifik Komutanlıgı, 
(5) Özel Kuvvetler Komutanlıgı, 
(6) Kuzey Komutanlıgı, 
(7) Güney Komutanlıgı ve (8) Ulastırma Komutanlıgı. 

11 Eylül sonrasında ABD'nin “ Terörizm ” ve “ Serseri Devletler ”e açtıgı savaş Özel Askeri Şirketler(ÖAS) için dönüm noktası oldu. Küresel düzeyde 
ABD askeri faaliyetlerini artırması özel şirketlere olan talebi de önemli ölçüde artırdı. Örnegin, hâli hazırda Afganistan'daki Taliban sonrası askeri gücün 
egitimi ÖAS'lere verilmiştir (Motherjones, 2007). 

   <  Klasik böl ve yönet politikasının yerini ' Dönşstür Ufala-Eklemle-Yönet' almıstır.  >

Irak'ta 130 binden fazla ABD askeri yanında özel askeri şirket görevlilerinin sayısı ise 20 bini bulmaktadır (Traynor, 2003). 
ABD kuvvetlerinin 15 bölgesel karargâhının güvenliginden sorumludurlar. Irak polis gücünü egitilmesi isini DynCorp üstlenmiştir.


4. AMERİKAN HEGEMONYA KURGUSU: 

Hegemonik güç çatısı arkasında ikna ve rıza düzeyi yaratacak, meşruiyetine zemin hazırlayacak kuramsal bir çerçeve gerektirir. Böylece hegemonya 
güç uygulamalarına uluslararası düzeyde gerekçe bulur ve diger ülkelerin kendi uygulamalarını istenilen yönde algılamalarını saglayacak bir örtü saglar. 
Amerikan hegemonyasının temel kuramı olan Realizm; İkinci Dünya Savası'ndan bugüne Modernizm düsüncesi temelinde; 1980'lerden itibaren 
siyasî olarak demokrasi, ekonomik olarak gelisme (kalkınma) ve 1990'lardan itibaren ise kültürel kod olarak ise iletisim (diyalog) projesi adı verilen üç alt 
konsept ile pratikte uygulama alanı buldu. 
















Şekil 5: ABD ve AB Hegemonya Kurgusu 

Söz konusu üç proje ülkeleri içten ve dısarıdan saran 'ag stratejisi' ile pratige geçmistir. Ulus-Devlet yapısı ile toplum arasına örülen ve devlet yapısına 
paralel bir egemenlik kuran devlet dısı aktörlerin olusturdugu iç ag ve çok merkezli dünyanın (ulus egemenligi ve otoritenin ulus asan aktörler tarafın
dan paylasıldıgı tabaka) ördügü dıs ag ile birlikte çifte yapılı bir dünya ortaya çıkmıstır. Klasik böl ve yönet politikasının yerini ' Dönüstür-Ufala-Eklemle-
yönet' almıştır. Bu politika dahilinde demokrasi ve iyi yönetisim gibi Batılı degerlere yumusak güçle dönüstürülmeyen ülkeler sert güç ile(ülke yapıcılık) 
dönüstürülmekte, azınlık ve kültürel haklar söylemi ile baslatılan reformların sonucunda ülke kalıcı çizgiler ile bölünmekte ve ülke Batılı diye 
adlandırılan ülkeler arasında (ABD'nin müvekkili veya AB'nin ortagı) yerini almaktadır. 

ABD güvenlik projelerinin isleyisini saglayan hegemonya mekanizmasının arkasındaki güç ve yapılanmayı asagıdaki sekilde kategorilendirmek gereklidir 
(Yılmaz, 2006: 120); 

-Daha çok dinleme, görüntü ve insan istihbaratına dayanan ve modern teknolojinin keskin uçlarını kullanan küresel bir istihbarat agı. 
-Yönlendirilmis küresel medya basta olmak üzere, çesitli uluslararası baskı grupları, uluslararası kurumlar, vakıflar, düsünce kurulusları ile hedef 
ülke veya ülkeler için yetistirilmis ve kazanılmıs etki ajanlarının da yer aldıgı demokrasi, serbest piyasa ekonomisi, insan hakları vb. terminolojinin 
savunucularından oluşan global bir propaganda ve etki (nüfuz) agı yapılanması. 
-Dünyanın her köşesinde alt yapısı bulunan, hedef ülke veya bölge üzerinde kontrolü sürdürmeye yönelik, gerektiginde zorlayıcı diplomasiden, ekonomik 
ve askeri yöntemlere kadar bütün yöntemleri harekete geçirecek, uygulayacak veya destekleyecek örtülü faaliyet ve operasyon gücü. (IMF, NGO'lar gibi 
ulusasan siyasî ve ekonomik kurumlar, askeri güç, istihbarat servisleri ve özel kuvvetler). 
-Devlet-yapma, ulus-kurma ve rejimi takviye etme gibi senaryolar içerisinde; hedef ülke yapısı veya organizasyonlar içinde kullanılmak üzere uydu 
veya ajanlastırılmıs devlet adamları, operatörler ve diger ajan sekillerini yetistirecek kurum, kaynak, vasıta ve programlar. 
-Tüm bu gizli ve örtülü yapı ve faaliyetlerin gizliligini ve emniyetini saglayacak koruyucu güvenlik sistemleri. 
Amerikan hegemonyası temel olarak iki yöntemle islemektedir; yumuşak gücün kullanıldıgı rejimi restorasyonu(Gürcistan, Ukrayna, Kırgızistan'daki renkli 
devrimler ve diger içten içe kurgulamalar) ve Irak örneginde oldugu gibi sert gücün kullanıldıgı ülke insası( Nation-building ). 
Eger hedef olarak seçilen ülkeler zaten Batılı olmaya meyilli ya da siyasî, ekonomik ve kültürel olarak içine sızılmaya ve ag örülmeye müsait ise yumusak 
güç unsurları vasıtası ile ülkedeki rejimin Batılı düzene uygun bir yönetime kavusturulması için rejim restorasyonu metodu kullanılmaktadır. 
Demokrasi, kalkınma ve kültürler arası diyalog kapsamındaki projeler kapsamında seçilen aktör, yöntem ve programlar ile hedef ülkenin sivil toplumuna nüfuz edilmekte ve ulusal aktörler kısa devre edilmektedir. NGO-vakıf-enstitü-sivil toplum örgütü gibi kurumlar aracılıgıyla, hedef ülkedeki iktidar ve kitlelerle dogrudan iliskiye geçilerek ülkelerin iç düzenlerinde toplumla devlet arasına giren kurumsal ve bireysel bir ag olusturarak, devlet egemenligine paralel bir egemenlik kurulmaktadır. 

Sonuç olarak, dünya ABD tarafından temel kuralları belirlenen bir çesit modern düzene dogru yavas yavas evrilmektedir. ABD ve AB; Batılı ve modern 
olma yarısında hep geriden gelecek, ulusal gücü ve egemenligi önemli ölçüde erozyona ugramıs, küresellesme ve enformasyon toplumu anlayısı 
içinde ekonomilerini ve bilgi sistemlerini dısarıya baglamıs, kısaca güç tatbik kabiliyeti olmayan her biri “güçsüz güç” olarak tanımlanabilecek 
ulus-devletlerden oluşan ikinci sınıf devletler toplulugu yaratmayı hedeflemektedir. 

21' nci Yüzyıl hegemonik güç projeksiyonlarının hedefi ulus-devlet yapılarının yok edilmesi ve ag stratejisi ile kontrol altında tutulmasıdır. 
Yürütülen örtülü metotların hedefi ulus-devlet elindeki güç unsurlarının elinden alınması, egemenliklerin iç ve dıs aglara transferidir. 
Nitekim demokrasisi restore edilen, rejimi ve kimligi yeniden tanımlanarak sözde Batılı ve modern dünyaya kazandırılan ülke örnegi gittikçe artmaktadır. 


KAYNAKÇA 

Barry, Tom. (2004), Toward A New Grand Strategy For U.S. Policy, IRC Strategic Dialogue No.3. 
Barger Deborah G. (2005), Toward A Revolution in Intelligence Affairs, Rand Publications, Arlington/VA. 
Baylis, John and Smith, Steve. (2005), The Globalization of World Politics, An Introduction to International Studies, Oxford University Press, New York. 
Bostanoglu, Burcu (1999), Türkiye - ABD Yliskilerinin Politikası, İmge Yayınevi, Ankara. 
Brzezinski, Zbigniew. (2004), Tercih, Ynkıkap Kitapevi, İstanbul. 
Brzezinski, Zbigniew. (2005), Büyük Satranç Tahtası, İnkılap Kitapevi, İstanbul. 
Buzan, Barry and Waever, Ole. (2003), Regions and Powers, The Structure of International Security, Cambridge University Press, Cambridge. 

Chomsky, Noam. (1993), Medya Gerçegi, (Çev. A. YILMAZ), Tümzamanlar Yayıncılık, İstanbul. 
Corson, William R. (1977), Armies of Ignorance, The Dial Press, New York. Witanek, Robert. (1989),: Students. Scholars, and Spies: 
The CIA on Campus, Caq. 
Council on Hemispheric Affairs/Resource Center (CHA/RC). (1997), National Endowement For Democracy, Washington D.C. 

Çınkı Mustafa (2004), Rant Lordları, Ümit Ofset Matbaacılık, Ankara. DNI (Office of Director of National Intelligence), 2007, An Overview of the 
United States Intelligence Community, DNI Handbook, Office of DNI, Washington D.C. Drezner Daniel W. (Nov 2004), Who Rules? The Regulation of 
Globalization, Chicago University Press, Chicago. 

Freeman Jr. Chas W, (2007), Restoring America, Vital Speeches of the Day, Vol. 73, Iss. 5, New York, 2007. 
Goh, Evelyn (2002), Hegemonic Constraints: The Implications of September 11 
For America Power, Institute of Defence and Strategic Studies, (Singapore, Oct 2002). 

Holland Jesse, Senate OKs Intelligence Reorganization, Associated Press, (12 Dec 2004). 
Ikenberry John (2001), American Grand Strategy in the Age of Terror, Survival, Vol.: 43, Issue: 4, (Febuary 4 th, 2001), p. 19-34. 

Ippolito Dennis S. (2005) Budget Policy, Deficits, And Defense: A Fiscal Framework For Defense Planning, Strategic Studies Institute, U.S. Army War 
College, (Carlisle, June 2005. 

Kesselman, Mark (1973), Order or Movement? The Literature of Political Development As Ideology, World Politics, Oct 1973. 
Krauthammer, Charles. (1992), The Unipolar Moment, in Rethinkig America'Security, Allison and Treverton, New York. 

Kurlantzick Joshua, (2005), The Decline of American Soft Power, Current History. Vol. 104, Iss. 686, (Philadelphia, Dec 2005). 
McFaul Michael, (2005), Democracy Promotion As A World Value, The Washington Quarterly, (Winter 2004-2005), Washington D.C. 

Melia, Thomas O. (2005), The Democracy Bureaucracy, Infrastructure of Amerikan Democracy Promotion, Georgetown University. 
Nutter John Jacob (2005), CIA'nın Karanlık Operasyonları, Örtülü Operasyonlar, Dıs Politika ve Demokrasi, Güncel Yayıncılık, Çev. A. SARAÇOGLU, İstanbul. 

Office of Director of National Intelligence, (2007). DNI Handbook, Office of DNI ODNI), Washington D.C. 
Özkul, Halid. (2001), Gizli Ordular-CIA, Sorun Yayınları, İstanbul. 
Sarkesian, Sam C. (1995), U.S. National Security: Policy Makers, Processes, and Politics, Sec.Ed., Lynne Rienner Publishes, Colorado. 
Smith James A., (1990), Idea Brokers: Think-Tanks and The New Policy Elite, The Free Press, new York. 
Strange, Susan. (1987), The Persisting Myth of Lost Hegemony, International Organisation, C.41, No.4. 
Traynor, Ian. (10 th Dec, 2003). The Privatization of War, The Guardian. 
Uzgel, İlhan. (2003), Hegemon Güç Kutusu, (Ed. Baskın Oran), Türk Dıs Politikası, Cilt I, İletişim Yayınları, İstanbul. 

Volgy, Thomas J. Kanthak, Kristin Fraizer, Derrick Ingersoll, Robert S. (2005), 
Resistance to Hegemony within the Core, Matthew B. Ridgway Center for International Security Studies, University of Pitsburgh. 
Woodward, Bob. (1991), The Commanders, Simon & Schuster, New York. 

Yılmaz, Sait. (2006), 21. Yüzyılda Güvenlik ve Ystihbarat, ALFA Yayınları, Ystanbul. Web Siteleri: 

ABD Savunma Bakanlıgı (DOD) Web Sitesi: 

http://www.defenselink.mil/specials/unifiedcommand/ (Access: 24 Eylül 2007). 
Motherjones: www.motherjones.com/news/feature/2003/05/ma_365_01.html, (3 Mayıs 2005). 

The Progressive Policy Institute. (2003), Progressive Internationalism: A Democratic National Security Strategy, 
www.ndol.org/documents/Progressive_Internationalism_1003.pdf. 


***

ABD HEGEMONYA KURGUSU BÖLÜM 1

ABD HEGEMONYA KURGUSU BÖLÜM 1  




















Yrd.Doç.Dr.Sait Yılmaz (*) 
ABD İNCEMELERİ.,
(*) Sait YILMAZ, Beykent Üniversitesi Ögretim Üyesi, Stratejik Araştırmalar Merkezi (BÜSAM) Müdürü, 
saityilmaz@beykent.edu.tr 




















Dünya tarihinin hemen her devrinde tüm uluslararası sistemi ve güç dengelerini kendi değerlerine göre yeniden biçimlendirecek kuvvet, irade ve moral güce sahip olan aktör ve ilkeler ortaya çıkmış tır. Modern dünya sisteminin ilk hegemonik gücü İngiltere idi. 18' nci Yüzyılda Fransa ile birlikte öne çıkan İngiltere hegemon güç konumunu 1945'lere kadar sürdürmüştür. ABD ise ancak 1898 yılındaki İspanya Savası sonrasında büyük güç konumuna gelerek hegemonya için yarışa dahil olmuştur (Uzgel, 2003: 11). ABD'nin yükselerek küresel hegemonyayı ele geçirmesi 1873'ten itibaren İngilizlerin hegemonya yarısında gerilemesi ile baslayan ve Almanya ile rekabet eden uzun bir süreç sonunda ve ancak İkinci Dünya Savaşı sonrasında mümkün oldu. ABD hegemonyasının hangi kavramsal çerçeveye oturtulacagı ile ilgili ABD kaynaklı çalışmalar ise uluslararası ilişkiler alanında hala en geçerli teori olan Realizmin biçimlenmesini sağlamıştır. Amerikan hegemonya kurgusunun ortaya konulması ile ilgili bir çalışma önce gerisindeki kavramsal boyutları ortaya koyarak ise başlamalıdır. 

1. ABD HEGEMONYASININ KURAMSAL ÇERÇEVESİ: 

A. Modernizm ve ABD Hegemonyası: 

Modernizm, insanı merkeze koyan ve Rönesans, reform, aydınlanma süreçleriyle el ele giden bir süreçtir. Modern; bilimsel, sanayilesmis ve güçlü; öte yandan da insanî, katılımcı ve demokratik anlamına gelmektedir (Bosta-noglu, 1999:120). Batı (ABD ve Avrupa), ''modern'' kültürü temsil etmektedir. 
Bu kültür; akılla, hukukla kurdugu fizik, kimya, sehir, belediye, sanat, demokrasi haklarını ifade etmektedir. Modernizm; aklın, aydınlanmanın, modern 
bilimin ve Batı'nın bir ürünüdür. Modernist söylem 19' ncu Yüzyıl liberal felsefesinden yola çıkarak, üçüncü dünya devletlerinin gelismesini Batının 
izledigi modele uydurma amacına yöneldi. Modernist kuram ABD'nin Realist uluslararası iliskiler anlayısındaki etkinligini korumaktadır (Bostanoglu, 1999:123). 

Modernizmin pratikteki islevi; dünya arenasında rol almak isteyen küçük ve güçsüz devletler için anahtar parametrelerin çogunun dısarıdan belirlenmesine 
imkân veren bir kuramsal çatı teskil etmektir. Politik gelismenin önerdigi sosyal düzenin olusturulması ABD müdahale anlayısını gelistiren; devlet-yapma 
(state-building), ülke-insası/ulus-yapıcılık (nationbuilding), kurum-yapma, bürokrasi-yapma gibi rollerin dogmasına yol açtı (Kesselman, 973: 139-154). 
ABD, kendisi dısında global bir hegemonik gücün dogusuna mani olmayı ve bölgesel olarak bu hegemonyayı etkileme veya riske sokma kabiliyetine 
sahip olan güçlerin ufalanmasını ve kontrol edilebilir halde tutulmasını yani hegemonyanın sürdürülmesini hedeflemektedir. 

B. ABD ve Realizmin Evrimi: 

  <  Modernizmin pratikteki işlevi; dünya arenasında rol almak isteyen küçük ve güçsüz devletler için anahtar parametrelerin çogunun dışarıdan belirlenmesine imkân veren bir kuramsal çatı teşkil etmektir. >
    Bugüne kadar uluslararası iliskiler alanında egemen görüs, kendisine rekabet eden diger kuramlara( Liberalizm, Marksizm, Yapıcılık ve diger post-izm'ler) 
ragmen “Realizm” olarak tanımlanan pozitivist kökenli bir paradigma olagelmistir( Baylis, Smith: 2005, 5). Realizm'in ilkeleri ilk kez Hans Morgenthau ve E.H. Carr tarafından belirlenmistir. Morgenthau, 1948 yılında yayınladıgı Uluslararası Politika (Politics Among Nations) adlı çalısmasında “güç ve güç dengesi teorisi”ni ortaya koymustur. Realistler için uluslararası iliskilerin temelinde kendi ulusal çıkarlarını maksimize etmeye çalısan devletler arasındaki güç mücadelesi yatmaktadır. Bu mekanizma uluslararası düzenin saglanmasında güç dengesini kendi lehine degistirmeyi öngören askeri güce ve isbirligine 
dayalı bir yapı sunmaktadır.

Realizm, bugüne kadar dünya politikasının bas aktörü ABD'nin ihtiyaçlarını, bakıs açılarını ve çıkarlarını göz önünde tutan bir paradigma olma niteligini
korumustur.

Kuramsal çalısmalara öncülük eden ABD Soguk Savas'ın sona ermesi ile kuramsal alanda meydana gelen yeni önermelerle birlikte Realizme dayal hegemonya sistemine düsünsel alt yapı saglayacak yeni bir vizyon arayısına girdi. Önce Baskan (Baba) George H.W. Bush tarafından 'Yeni Dünya Düzeni(
New World Order)' kavramı ortaya atıldı ama içerigi doldurulamadıgı için kısa sürede izleri silindi. Clinton'ın vizyonu ise daha çok siyasî ilişkiler ve özellikle ekonomik baglar ile dünya'da barıs ve güvenligin saglanmasında ana itici unsurun 'Küresellesme' olacagını öngörüyordu. ABD çıkarlarına çok daha düskün olan ogul Bush yeni muhafazakâr kadro ile birlikte ancak 11 Eylül saldırıları sonrası büyük stratejisinin esaslarını yerine oturttu (Barry, 2004:1); uluslararası terörizme karsı bitmeyen savas, önleyici müdahale, saldırgan tek taraflılık (agressive unilateralism) ve ABD askeri üstünlüğü nün korunması. 

11 Eylül 2001 saldırıları güvenlik ve güç politikaları tarihi için önemli bir dönemeç oldu. Terör, asimetrik güç dengesi içerisinde bir yandan zayıf olanın 
güç kullanma yöntemi olarak ortaya çıkarken Amerikan dıs politikasını tekrar askerîlestirdi. George W.Bush, ABD dıs politikası için yeni bir kavram 
tanımladı; 'Terörizmle Savas Sırasında Küresel Hegemonya (War on Terror)' (Ikenberry, 2001: 21). 2002 yılında ABD Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından açıklanan güvenlik politikası; hem Amerika'nın herhangi diger bir güç üzerindeki askeri üstünlügünü sürdürmekteki kararlıgını hem de askeri faaliyetlerle tehditleri ortadan kaldırma konusundaki özel gesi içerisinde bir yandan hak iddiasını ifade etmekteydi. 

Bugün gelinen asamada ABD stratejisine hâkim olan paradigmanın adı 'Demokratik Realizm (Democratic Realism)' olarak isimlendirilmektedir
(Progressive Policy Institute, 2003).

C. Küresellesme ve ABD:

Küresellesme; ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel alanlarda ortak degerlerden bazılarının yerel ve ulusal sınırları asarak dünya çapında yayılması
olarak kabul edilmektedir. Clinton, küresellesmeden bahsederken tarihsel kaçınılmazlıgına, sosyal olarak gerekliligine, Amerikanın siyasî liderliginin
buna ihtiyacı olduguna vurgu yapmaktaydı. Küresellesme Amerika'nın dünyanın tek süper gücü olma konumunu tamamlayan teorik bir boslugu doldurdu
ve küresel hegemonyanın dogal ögretisi oldu (Brzezinski, 2004: 178).

Küresellesme uluslararası arenaya ABD hegemonyasına global düzeyde sürekliligi için gerekli manivelaları saglayan üç yeni aktörü takdim etmektedir(
Drezner, 2004: 271-272); küresel sermaye pazarları, uluslararası organizasyonlar ve küresel sivil toplum. Küresellesme ile ne türde olursa olsun
bir Amerikan Barısı (Pax Americana) dünyayı kaplamak zorundadır. Ancak bunu, Amerika bile kendi basına basarmaya yetecek kadar güçlü degildir.
  
    <   Terör, asimetrik güç dengesi içerisinde bir yandan zayıf olanın güç kullanma yöntemi olarak ortaya çıkarken Amerikan dış politikasını tekrar askerîleştirdi. >




Yrd.Doç.Dr.Sait Yılmaz 
Şekil 1 : 21. Yüzyılda Güç Dengesi Piramidi 
ABD hegemonya kurgusu ortak çıkarları kapsamında AB ile isbirligi yapmaktadır. 

2. GLOBAL GÜÇ DENGESİ VE ABD'NİN GÜCÜ : 

A. Global Güç Dengesi ve Hegemonya: 

Soguk Savaş'ın sonunda 2 + 3 (ABD Sovyetler Birligi + Çin Japonya - Almanya) güç dengesinin yerini son 15 yıldır Rusya'nın bir alt kademeye 
düsmesi ile 1 + 4(ABD + Rusya AB Japonya Rusya) almıstır(Buzan, Waever, 2003: 3). Soguk Savas sonrası sistemin tanımını yapmaya çalısan 
Charles Krauthammer yeni sistemin “tek kutuplu (unipolar)” bir hegemonya oldugunu söylemisti (Krauthammer, 1992: 295-306). 
Bu düzende hegemonyanın en üst düzeydeki gücü ve lideri dogal olarak tek süper güç olarak kalan ABD idi. Buzan'a göre süper güç; sahip oldugu 
birinci sınıf askeri- politik kabiliyetler ve bunları destekleyen ekonomisi ile uluslararası güvenligin aktif oyuncusu, her istedigi bölgede tehdit, garantör, 
müttefik veya müdahaleci konumundadır. Bu yönünün dısında uluslararası toplumu kendi yanına çekecek evrensel degerleri sahiplenmistir. 

Hegemonya, uluslararası sistemin kuralları ve normlarını kendi motivasyon ve isteklerine göre degistirme yetenegine ve gücüne sahip olma konumudur 
(Volgy vd., 2005: 1-2). Amerika gelismis anlamda bir imparatorluk degil ancak hegemonyadır, hükmetmeyi degil, kontrol etmeyi amaçlar. 

Hegemonya ise öncelikle düzene uydurulması gerektiren ülkeler için gönüllü olmayı gerektirir. Amerikan hegemonyası, müttefiklerinin ABD'ye üs ve 
destek sundugu bir pazarlıgın parçasıdır(Chomsky, 2001: 27). Amerikan bakıs açısıyla ülkeler müttefik olmayı tercih edebilirler ya da konunun dısında 
kalırlar ve bunun sonucunda tek basına bırakılırlar. Eger bir tehdit olmaya baslarsa sonunda en azından potansiyel hedef haline gelirler. 
     ABD Hegemonyasının üç temel unsuru bulunmaktadır. 

Bunlardan 

Birincisi, ABD'nin askeri ve siyasî liderliginin küresel kabul görmesidir. 
İkinci unsur ise, ABD'nin dünya ekonomisine iliskin önerdigi ve genel kabul gören düzenleme sistemidir. 
Bunları ABD'nin yumuşak gücünün temsil ettigi kültürel hegemonya sistemi tamamlamaktadır (Brzezinski, 2004: 221). 

B. ABD'nin Gücü: 

    < Amerika'nın dünyadaki rolü zamanımızın iki yeni ana gerçekliginden kaynaklanmaktadır; daha önce benzeri görülmemis amerikan askeri gücü
ve küresel karsılıklı iletisim. >

     Amerika'nın dünyadaki rolü zamanımızın iki yeni ana gerçekliginden kaynaklanmaktadır; daha önce benzeri görülmemis amerikan askeri
gücü ve küresel karsılıklı iletisim(Brzezinski, 2004: 163). Bunlardan ilki Amerikan hegemonyasının uluslararası iliskiler tarihinde tek kutuplu
dönemini, ikincisi ise küresellesmenin ulusdevletleri asındırdıgı süreç ile tanımlanmaktadır.

Susan Strange, Amerikan hegemonik gücünü uluslararası Politik Ekonomideki güvenlik, Üretim, Finans ve Bilgi yapılarından kaynaklanan, bölgeselligi 
aşan yapısal gücünün sagladıgını ifade etmektedir (Strange, 1987: 565). ABD yumuşak gücünün üç unsuru bulunmaktadır (Goh, 2002: 7); 

(1) Amerikan degerlerinin ve kültürünün cazibesi, 
(2) AB hegemonyası algılamasının yaygın olması,
(3) Amerikan güç uygulamalarının mesruiyeti. 

     ABD, dünyanın tüm bölgelerine her türlü müdahalede bulunabilecek tek süper devlettir.

    ABD, küresel gücün belirleyici dört alanında en üstün durumdadır. Askeri olarak esi olmayan bir küresel erisime sahiptir. Ekonomik olarak, her ne 
kadar Japonya ve Almanya bazı bakımlardan rakip olsalar da küresel büyümenin lokomotifi olmaya devam etmektedir. Teknolojik olarak yeniligin 
tüm ileri uçlarında önderligi elinde tutmaktadır ve kültürel olarak, bazı asırılıklara karşın, özellikle dünya gençleri arasında rakipsiz bir cazibeye sahiptir. 
    Tüm bunlar Amerika'ya baska hiçbir devletin yakınlarına bile yaklasamadıgı  siyasi bir nüfuz saglamaktadır. Amerika'yı tek kapsamlı küresel süper güç 
yapan bu dördünün birlesimidir (Brzezinski, 2005: 43). 

   <   ABD kültür ve degerleri Hollywood sayesinde tüm dünyayı etkilemektedir. >

Amerikan ekonomisi dünyanın en büyük ekonomisidir. Dünya üretiminde  %27'lik bir paya sahiptir ki bu oran Amerika'yı izleyen üç ülkenin (Japonya, 
Almanya, Fransa) toplam üretimine esittir. Dünya nüfusunun yirmide  birinden az bir nüfusa sahip olmasına ragmen dünyadaki ekonomik faaliyetlerin 
dörtten birinden fazlasını yapmaktadır. Dünyadaki merkez bankalarının  üçte ikisi dolar ile rezerv yapmakta ve 60 yıldır ABD uluslararası finans 
pazarlarına hakimdir. Dünyadaki 500 büyük sirketin 219'u Amerikalıdır. Piyasa  degeri açısından dünyanın en büyük yüz sirketinin elli dokuzuna sahiptir. 
Dogrudan dıs yatırımda ABD ikinci sıradaki Yngiltere'nin iki kat önündedir. 

100 büyük markadan 62'si Amerikandır. 

Diger ülkeleri etkilemede ABD'nin göreceli avantajları bulunmaktadır  (Freeman, 2007: 188-192); karsı konulmaz askeri kabiliyetleri, ekonomisi, 
bilim ve teknolojik yenilikler konusunda lider rolü bunların basında sayılabilir.  ABD, uluslararası siyasî düzende BM Örgütü ve G-8'ler vasıtasıyla, uluslararası 
ekonomik politik düzende ise finans kurulusları IMF, Dünya  Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü(DTÖ) vasıtasıyla hegemonyasını sürdürmektedir. 
ABD, ekonomik ve politik bölgesel ittifaklar;  NAFTA, APEC, ve AB-Transatlantik İttifakı'nda da son derece güçlü bir konumdadır.
DTÖ'nün yardım toplantılarındaki gündem, dünya ticaretinin yaklaşık üçte ikisini oluşturan ABD, Kanada, Japonya ve AB'nin oluşturdugu “Dörtlü” tarafından 
belirlenmektedir. Dünya Bankası'na baskanlık eden kisi antlasma geregi Amerikalıdır. ABD oy kullanma gücünün en yüksek oranına sahiptir. IMF'de önemli kararların çıkması için %85 oy gerekmekte ve ABD %17 oy gücü ile etkili ve tek veto gücüne sahip ülkedir. Bu yüzden IMF ve Dünya Bankası'na 
' ABD Hazine Bakanlıgı ' yakıştırması yapılmaktadır (Brzezinski, 2005: 303).

    ABD kültür ve degerleri Hollywood sayesinde tüm dünyayı etkilemektedir. Amerikan popüler kültürü Ykinci Dünya savasından sonra tüm Avru-
pa'ya yayılmıs ve Avrupa'nın demokratiklesmesini hızlandırmıstır. Yngilizce dünya dili ve Amerikan kültürü bir mıknatıs gibi herkesi çekmektedir. Amerika 
egitimde ve idarî becerilerde oldugu kadar film, popüler müzik, internet, markaların bilinirligi, mutfak, dil ya da kısaca bilim adamlarının Amerikan 
hegemonyasının “acıtmayan gücü” dedikleri alanların tamamında dünyanın her yerinde egemen durumdadır. Amerika'nın genis çaplı kültürel 
egemenliginin ne benzeri ne tarihsel anlamda öncülü ne de ufukta bir rakibi vardır (Brzezinski, 2005: 221). 
   
    Bugünün jeopolitiginin ana gerçegi, Amerikan askeri gücüdür. ABD, dünyanın askeri gücünün % 38'ine ve askeri kapasitesinin büyük bölümüne 
sahiptir. 2002 yılı verilerine göre 347.9 milyar dolarlık savunma bütçesiyle ABD rakipsizdir. Dünyada Amerika'ya savas açıp kazanabilecek bir konvansiyonel 
güç bulunmamaktadır. Dünyanın tüm güçleri bir araya gelse bile ABD'yi yenmeleri garanti degildir. Amerika; askeri güç açısından, hem nükleer 
silahlara hem de dünyanın her yerine ulasabilen Konvansiyonel kuvvetlere sahip dünyanın tek ülkesidir. Amerikan askeri gücü dünyaya yayılmıs üsleri 
ile küresel olarak yayılmıstır. Bölge komutanları bulundukları cografyaların valisi gibidir. 

C. Amerikan Gücünün Düşüşü: 

ABD; sert, yumusak ve ekonomik güç açısından en üst seviyede olmasına ragmen yapısı çatırdamaktadır. ABD gibi hegemon bir gücün uluslararası 
iliskilerdeki etkisinin artması ve politikalarını uygulamasının daha az maliyetli olması, yumusak gücünü sert gücü kadar etkili kullanabilme yetenegine 
baglıdır. Irak savası ve ardından yasanan gelismeler ABD'nin diger ülkelerle kıyaslandıgında çok ileri olan yumusak gücünü özellikle Orta Dogu'da 
kullanamadıgını ve üstelik kontrolsüz bir sekilde kullanılan sert gücünün, yumusak gücüne zarar verdigini göstermektedir.

Oysa yumusak gücün kaynakları olan kültür ve politik degerler açısından ABD büyük bir çekim gücüne sahiptir. ABD kendisini zorlayan takipçilerine 
ragmen yapısındaki gerekli onarım ve gelistirmeleri yaparak yerini korumaya devam etmektedir.

   <  Bugünün jeopolitiginin ana gerçegi, Amerikan Askeri Gücüdür.  >

Yumusak gücünün azalması Amerikanın çirkin yüzünün ortaya çıkısı ile yakından ilgilidir(Kurlantzick,2005: 419-424). Sovyetlerin çöküsünden sonra 
tek süper güç olarak kalan ABD 1990'larla birlikte dısarıdan göçlere karsı çok sıcak bakmamaya basladı. Küresel ısınmayı önleme konusunda Kyoto 
Protokolünü onaylamaması, Uluslararası Ceza Mahkemesi kararlarını tanımaması gibi gelismeler imajını olumsuz etkilemeye basladı. Küresellesmenin 
vahsî kapitalizm nedeni ile Amerikan sosyal modelinden kaynaklandıgı düsüncesi de ABD imajını olumsuz etkilemeye devam etti. Ancak hepsinden 
öte Irak Savası ABD'nin dünyadaki rolü ve mesrulugunun küresel kabul oranını keskin bir sekilde düsürdü. ABD yönetiminin uluslararası forumlardaki 
girisimleri ABD'nin dünyayı düsünmekten çok kendi çıkarları pesinde oldugu imajına katkıda bulundu. 

ABD, uygulamaya çalıstıgı dıs politikanın yanında iç problemlerle de karsı karsıya bulunmaktadır. Clinton yönetimi ile kıyaslandıgında Bush yönetiminin ekonomik güç kapasitesi de oldukça sönük ve hassasiyet son yasanan borsa krizi ile daha da belirginlesmistir. Artan bütçe açıkları ve sallanan ekonomik dengeler bir yandan savunma harcamaların da gittikçe alarm vermektedir. Sert güç kapsamında ABD savunmasının dönüsümü kritik bir safhaya girmektedir. Savunma Bakanlıgı'nın öngörüleri ise 2005-2009 arasında ortalama 500 milyar dolar olacak yıllık savunma harcamalarının 20102022 yılları için yıllık 550 milyar dolardan daha fazla olacagını söylemektedir (Ippolito, 2005: 2). 

   <   ABD hala dünyanın en büyük ekonomik gücü ve yumuşak gücünü takviye etmek için gerekli sert güç unsurlarına ve paraya sahiptir. >

Bununla beraber ABD henüz oyunu kaybetmemistir. ABD hala dünyanın en büyük ekonomik gücü ve yumusak gücünü takviye etmek için gerekli sert güç unsurlarına ve paraya sahiptir. Hükümet dısı kuruluslar, sanat ve kültür vakıfları, özel sektörü ile yumusak gücü uygulayabilecek en iyi vasıtalara sahiptir. Yeni ve etkili bir strateji ile cazibesini yenileyebilir. Hatta Çin ve AB'ye uyusturucu trafigi, nükleer silahların yayılması gibi ABD çıkarlarını da tehdit eden bölgesel sorunlarda liderligi bırakabilir. Kyoto ve Uluslararası Ceza Mahkemesi ile ilgili kötü şöhretini yenebilir.

Aksi takdirde bir gün İngiltere ve Avustralya da ABD operasyonlarına asker göndermek istemeyebilir.

2 Cİ BÖLÜM İLE DEVAM EDECEKTİR.

***