İsmail Hakkı Pekin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsmail Hakkı Pekin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2020 Perşembe

Cumhuriyette Birleşmek,

Cumhuriyette Birleşmek, 

Atatürk’te Birleşmek ve Cumhuriyet’e sahip çıkmak

İsmail Hakkı Pekin
06 Mart 2014 02:07


Gelecek için umut ışıkları saçan, ne yaptığını ve ne istediğini bilen mücadeleci aydınların halka öncülük ettiği bir ülke olmayı denedik mi? Bir zamanlar böylesine idealler için yola çıkan gençlerimizi aydınlarımızı hain ve devlet düşmanı diye diye vurduk, idam ettik, zindanlarda çürüttük ya da yurt dışına kaçırttık. Yıllar sonra da yüzümüz kızarmadan ülkenin nasıl kurtarıldığını bir marifetmiş gibi anlattık. Arkasından da bu mücadeleyi yapan gençlerimizi, aydınlarımızı romantik olmakla, hatta solcu olmamakla itham ettik. Hem de bu ithamlar, söz konusu mücadeleyi yürütenlerin yol arkadaşlarından geldi, üstelik acımasızca. Halkı, gençliği, üniversiteleri ve aydınları korkutan, sindiren, onları kendi kabukları içine çekilmeye zorlayan uzun bir dönem sonunda zaten bu günkü duruma gelmemiz kaçınılmazdı.

‘Enerjimizi boşa harcamak’

Eli kalem tutan, ağzı laf yapan herkesin söylediği gibi 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 lerin yol açtığı, adeta taşlarını döşediği karanlık bir dönem sonunda, Kasım 2002 deki seçimle birlikte ülkenin rejimini geri dönülmez bir şekilde değiştirmeye ve siyasi islamı yerleştirmeye çalışan 11 yıllık AKP iktidarı ile geldiğimiz noktada, yeni alternatifler ve çözümler üretecek yerde enerjimizi geçmişi sorgulamak ve birbirimizi kötülemekle harcıyoruz. Kalemini oynatan ya da ağzını açan herkes geçmişi, geçmişte olanların suçlularını, kendilerinin o zaman söylediklerinin nasıl doğru çıktığını, haklılıklarını hikaye ediyor. Bir kısmı ise hiç umursamaz görünüyor olup bitenler karşısında. Bazıları ise sadece daha iyi ve kolay yaşamanın veya lüksü elde etmenin yolunu bulmuş ve yeni döneme uyum sağlamış, yeni patronlarına biat etmeyi kendilerine münasip görmüşler.

Anıtkabir’de milyonlar ya da Cemaat’le işbirliği

Ülkenin rejimi değiştiriliyormuş, ülkenin üniter yapısı ortadan kaldırılıyormuş, Kıbrıs’taki, Egedeki ve diğer denizlerdek hak ve menfaatlerimiz başkalarına peşkeş çekiliyormuş, TSK ve ülkenin milli kurumları belini doğrultamayacak hale getirilmiş, ülke ABD ve AB’ nin güdümüne girmiş ve bağımsız hareket edemez hale gelmiş, bunları bir avuç yurtseverin dışında umursayan var mı? Bazen ümitleniyorum. Haziran direnişinde, Milli Merkez çalışmalarında ve 10 Kasım 2013’de milyonların Anıtkabir’i ziyaretlerinde olduğu gibi. İnsanlarımız Cumhuriyeti, onun temel niteliklerini ve milli güçleri, ülkenin bağımsızlığını sahipleniyorlar, sömürülmeye, haksızlık ve adaletsizliğe, yoksulluk ve yolsuzluğa karşı çıkıyorlar diye. Sonrasında cemaat- AKP çatışmasını fırsat bilerek, Cemaatle işbirliği yapanları, daha çok oy almak ya da daha çok belediye başkanlığı kazanmak için cemaate kucak açanları görünce kırılıyor ümitlerim. Cumhuriyet ortadan kaldırılıyor ama herkes kendisinin toplayacağı parsa peşinde. Cumhuriyet rejimi geri dönülmeyecek bir şekilde dönüştürüldükten ve bunu hedef alanlarla işbirliği yaptıktan sonra bütün belediye başkanlıklarını alsanız neye yarar. Ülkenin bölünmesini veya bölünme yoluna girmesini önleyemeyecekseniz iktidar olsanız ne yazar. Ülkenin bir iç savaşa gitmesini önleyemeyecekseniz oy oranınızı artırsanız ne olacak. Aydınlarımızın, aydın dediklerimizin, kendisini Atatürkçü, Kemalist, demokrat, liberal, solcu diye adlandıranların kısır döngüsü, sen haklısın, ben haklıyım ya da ben doğruyum çekişmesi devam ediyor. Cumhuriyet tarihe karışıyormuş ne gam. Nasıl olsa yıllar sonra birileri hataları birilerine yükler. Tabii konuşturup yazdırırlarsa.

Birliği sağlamanın ve kaostan çıkmanın fırsatı

Hala geçmişe saplanıp onu bunu suçlamaya devam mı edeceğiz? Yoksa asgari müştereklerde birleşip topluma yeni alternatifler mi sunacağız. Tabii geçmişin, geçmişteki hataların sorgulaması, eleştirisi yapılmalıdır. Ama bunu yapmak için zaman ve ortam uygun mudur? Çözüm Cemaat ya da AKP ile işbirliği yapmak mıdır? ABD’den icazet almak mıdır? Önümüzde ülkemizin kaderini belirleyecek üç seçim var. Birincisine 24 gün kaldı. Cumhurbaşkanlığı seçimi Ağustos ayında. Genel seçimler 2015 yılında. Cumhuriyeti korumak isteyenler, ülkenin bölünmesine karşı olanlar, bağımsız, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinden yana olanlar, halkının sömürülmediği ve insanca yaşadığı bir ülkede yaşamayı yeğ tutanlar birleşebildi mi? Özellikle bu seçim ve daha sonrakiler geri dönülmez bir değişimden önceki son çıkış. Birliği sağlamak ve kaostan kaçınmak için belki de son fırsat bu seçimler. Onun bütün yurtseverler Atatürk’te birleşmeli ve Cumhuriyeti korumak için ortaya çıkan bu fırsatı heba etmemelidir. Halkımız milli güçleri iktidara getirmek için Atatürk’te birleşerek Cumhuriyete sahip çıktığını haykırmalıdır. Cumhuriyeti dönüştürmeye çalışanlara, Cumhuriyetçi görünüp ona sahip çıkmayanlara, sadece kendi menfaatleri doğrultusunda hareket edenlere ‘’artık yeter’’ deme zamanı gelmiştir.


https://www.aydinlik.com.tr/ataturkte-birlesmek-ve-cumhuriyete-sahip-cikmak


***

3 Temmuz 2017 Pazartesi

ABD KÜRDİSTAN TOPRAK TALEBİ


ABD KÜRDİSTAN TOPRAK TALEBİ

Amerika, Kürdistan’ı kurarsa Türkiye’den toprak talep edecek!

Sözcü gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk'ün haberine göre, Emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu, " Güneydoğu sınırında Irak ve Suriye'deki gelişmelerin Türkiye için kaygı verici olduğunu" savundu.

Pamukoğlu, "Bazı adımları atmak için geç kalınıyor. Türkiye'deki NATO ve ABD üsleriyle ilgili yeni düzenlemeler ve güvenlik unsurlarımızın öne alındığı konular 
görüşülmeli. Yeni anlaşmalar yapılmalı" dedi.




Irak ve Suriye’de kurulacak Kürdistan’ın Türkiye’yi de etkileyeceğini ve Türkiye’de otonomi, özerk bölge gibi taleplerin gündeme geleceğini savunan Pamukoğlu “Irak'ın kuzeyinde Barzani üzerinden Kürdistan'ın kuruluşu tamamlandı. Şimdi Suriye Kürdistanı'nın ağır silahlarla, tanksavarlar takviye ederek, sınır boyundaki yaklaşık bin 100 kilometrelik alanda Kürdistan kuruluyor. Kürdistan kurulmasıyla ilgili zamanı ABD, siyasi ve askeri koşullar nedeniyle erteliyor.” dedi.




Osman Pamukoğlu, ABD Başkanı Donald Trump'ın YPG'ye ağır silah verilmesine dair kararı imzalamasıyla ilgili olarak "ABD'nin Suriye’de yaptığı oradaki Kürtleri 
gerilla tarzından ordulaşmaya geçirmek. Bunun adı devlettir. Komşumuz Irak ve Suriye'de kurulacak Kürdistan, hemen arkasından bize de sirayet eder. 

Ülkemizde de devleti zorlayacak otonomi, özerk bölge gibi talepler gündeme gelecektir. Kürdistan kurulmasıyla ilgili zamanı ABD, siyasi ve askeri koşullar 
nedeniyle erteliyor. Akıllarında İskenderun Limanı bulunuyor. Bunun anlamı, ileride Türkiye'den de toprak alınacağıdır" görüşünü dile getirdi.

ABD’nin Suriye Kürdistan’ı için Türkiye’yi uzak tuttuğunu öne süren Pamukoğlu, Suriye Kürdistanı'yla ilgili çalışmalarda hep ABD’nin konuşulduğunu lakin 
planın içinde İngiltere, Fransa ve Rusya’nın da olduğunu savundu.

Afrin üzerinden enerji naklinin yapılmasıyla ilgili akıllarda İskenderun Limanı’nın bulunduğunu belirtern Pamukoğlu, “bunun anlamı, ileride Türkiye'den de 
toprak alınacağıdır. Amanos Dağları'nı PKK'nın terk etmemesi ve sürekli o bölgede dolaşması da İskenderun hesabının bir parçasıdır." İfadelerini kullandı.

Kaynak Sözcü

http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/amerika-kurdistani-kurarsa-turkiyeden-toprak-talep-edecek-1849811/




*********




ABD, Türkiye’ye Rağmen Suriye’de bir Kürt yönetimi oluşturur mu?


Yurdagül Şimşek, 
Hikmet Durgun, 
Elif Örnek
17:31 24.03.2017




Suriye’deki terör ve iç karışıklık devam ederken, ABD destekli grupların başarıya ulaşamayacağı netlik kazandı. ABD'nin ülkeyi üçe bölme planını gündemine 
alıp almayacağı belirsizliğini korurken, Türkiye’ye rağmen Kürt güçleriyle yakın işbirliği içinde kuzeyde ABD destekli bir yapı kurulması olasılığını uzmanlar ve 
aktörler Sputnik’e değerlendirdi.

Sergey Lavrov
SPUTNİK

Lavrov: Rusya, Türkiye ve İran'ın üçlü mekanizması yürürlükte,

Suriye’yi üç bölgeye ayırma planı 2013 yılında önce Türkiye, hemen ardından İsrail ve ABD tarafından gündeme getirilmişti. Washington’ın tasarrufunda ülkenin kuzeyinde Türkiye ve Irak’taki gruplarla bağlantılı Kürtlerin; sahil şeridinde Suriye hükümetinin; ülkenin doğu ve kuzey kesimlerinde radikal İslamcıların yönetimi alması vardı. Bu plan zamanla daha ‘yumuşak’ bir şekilde ‘Alevi, Sünni ve Kürt bölgeleri’ olarak ifade edilmeye başlandı. Moskova ile yaşadığı krizi geride bırakarak sahada daha fazla ortak hareket etmeye başlayan Ankara, Astana sürecinde Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı duyulduğuna ilişkin deklarasyonların altına imza attı.

ABD son dönemde Suriye’nin kuzeyindeki Kürt gruplarla işbirliğini Türkiye’nin sert ikazlarına rağmen giderek artırıyor. ABD Başkanı Donald Trump, seçimler 
öncesinde New York Times’a verdiği demeçte ‘Kürtlerin hayranı’ olduğunu ifade ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kürtleri yan yana 
getirebileceğini ileri sürmüştü. Ancak Trump’ın Beyaz Saray’daki koltuğa oturmasından bu yana Washington ile Ankara arasındaki açı, Suriye’deki Kürt 
gruplara yönelik farklı tutumlar nedeniyle daha da artmışa benziyor.

Suriye’de ABD operasyonlarının önemli kara güçlerinden birini oluşturan Kürtleri, bu ortaklığın sonunda bağımsız bir devlet olma ihtimali mi bekliyor? 
ABD Türkiye’ye rağmen Suriye’nin kuzeyinde bağımsız ya da özerk bir Kürt bölgesi yaratabilir mi?

Rusya'nın Suriye'de hava operasyonu,

© SPUTNİK/ DMİTRİY VİNOGRADOV

‘Türkiye ve Rusya’nın sürekli koordinasyonu, Suriye’nin geleceği için anahtar’


PEKİN: TÜRKİYE’NİN İKNA KARTI RUSYA, SURİYE VE İRAN


CANLI TELEFON BAGLANTISI;
 < https://soundcloud.com/sputnik-tr/ismailhakkipekin-online-audio-convertercom-1  >

Konuyu Sputnik’e değerlendiren emekli Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı İsmail Hakkı Pekin, Türkiye’nin doğru adımları atması durumunda Suriye’nin 
kuzeyinde bağımsız ya da özerk bir Kürt yönetimi kurulmasının zor olduğunu savundu. Pekin’e göre Türkiye bunun için Suriye, Rusya, İran, hatta Irak’la ortak hareket etmeli:

“Eğer kartlarını iyi oynarsa, Türkiye’ye rağmen o bölgede bağımsız ya da özerk bir Kürt yönetimi oluşturulamaz. ABD’nin planı açık; Suriye’yi bir federasyon 
haline getirmek ve Kürtleri de bu federasyonun bir parçası yapmak. Rusya da şu anda Afrin bölgesine ateşkesi gözetim adı altında bir birlik yerleştirdi. 
Onlar da Afrin’i bir bütün olarak Suriye’nin içinde tutmaya çalışıyorlar. Bütün sorun Türkiye’nin Suriye ile işbirliğinde yatıyor. Eğer Türkiye Suriye ile işbirliği 
yapıp ABD ve Rusya’yla denge politikasını tutturabilirse, Suriye’nin kuzeyinde özerk bir Kürt bölgesi oluşturulması çok zor.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu

© AA/ ONUR ÇOBAN

Kılıçdaroğlu: Suriye ile işbirliği yapılmalı,

‘BU ŞEKİLDE DEVAM EDERSE TÜRKİYE KAYBEDER’

İsrail ile ABD’nin politikaları ve Kürt güçlerinin sahadaki işbirliğine rağmen, Türkiye’nin özerk ya da bağımsız bir yönetim kurulmasını engelleyecek kadar 
güçlü bir kartı olup olmadığı sorusunu yanıtlayan Pekin, şunları söyledi:

“Bence güçlü kartı Türkiye’nin; Rusya, Suriye ve İran’la işbirliği var. Türkiye ideolojik körlükten kurtulup da bunları kullanabilirse emin olun  ABD’ye yaptırmaz bunu. En azından kısa vadede yaptırmaz, zaman kazanır. Daha basit, mahalli idarelere verilen özerklik gibi konularla ancak bu işi halledebilirler. Ancak bu şekilde devam ederse Türkiye kaybeder. Türkiye’nin İran, Rusya, Suriye hatta Irak’la işbirliği yapması gerekiyor.”

ÇONKAR: NATO MÜTTEFİKİMİZ ABD’YLE GÖRÜŞ AYRILIĞIMIZ VAR,

Sputnik'e değerlendirmede bulunan Türkiye — Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı ve AK Parti İstanbul milletvekili Ahmet Berat Çonkar ise 
şunları söyledi:


CANLI TELEFON BAGLANTISI;
< https://soundcloud.com/sputnik-tr/berat-conkar-4 >

“Bizim NATO içerisinde müttefikimiz olan Amerika ile YPG-PKK ile ilişkileri konusunda bir görüş ayrılığımız var. PKK-YPG-PYD bunların hepsi aynı çatı altında farklı odalar olarak değerlendirilebilir. Bu açıdan hiçbir NATO üyesi ülkenin kendilerinin de terör örgütü olarak kabul ettiği bir örgüte böyle bir özerklik, devletleşme tarzı bir şey sağlaması düşünülemez.”


Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Hüseyin Diriöz

© AA/ SEFA KARACAN

Büyükelçi Diriöz: Trump'ın Suriye'de güvenli bölge planının detaylarını bilmiyoruz

‘TÜRKİYE’NİN TEPKİSİNİ YUMUŞATMAYA ÇALIŞIYORLAR’

ABD’nin, ‘IŞİD’e karşı savaşta YPG’ye ihtiyacımız var’ gerekçesinin, Türkiye’nin tepkisini yumuşatmaya yönelik olduğunu kaydeden Çonkar, şöyle devam etti:

“Amerika’nın başından beri söylediği, ‘Bizim onlara IŞİD ile savaşmak için sahada ihtiyacımız var. Bu yüzden işbirliği yapıyoruz. Onu da SDG adı altında 
içine başka unsurlarda katarak yapıyoruz’ bir anlamda Türkiye’nin tepkisini yumuşatmaya çalışan söylemler. Yalnız şunu görmek lazım. Biz bin yıldan fazladır bu topraklarda olan ve daha önceden de o toprakları yönetmiş kadim bir ülkeyiz, kadim bir milletiz. Bizim isteğimizin muhalifinde bir terör örgütünün buralarda devletleşmesi mümkün olmaz. Türkiye bunu her şekilde engeller. Bunu ne Amerika ne bir başkası hiç kimse başaramaz. Burası bizim hinterlandımız, bizim sınırımızdır.”

Numan Kurtulmuş

© FOTOĞRAF: DHA

'ABD ve Rusya 3-5 bin PYD militanını mı tercih edecek, Türkiye'yi mi?'

‘PYD ETNİK TEMİZLİK YAPIYOR’

Koridor olarak adlandırılan bölgenin Kürt bölgesi olmadığının ifade eden Çonkar, “PKK ve PYD’nin büyük ölçüde Menbiç’e doğru ilerleyerek Türkmenleri, 
Arapları etnik bir temizlikle arındırdığı ve işgal altına aldığı birtakım yerler var. Ne coğrafya olarak ne sosyolojik olarak Kürt koridoru diye bir şey yok. 
Fakat Suriye’de yaşayan Kürtlerin oluşacak çözüm sonrasında Suriye içerisindeki yapıda nasıl yer alacakları, ortaya çıkacak yeni yönetimle birlikte anayasal 
sistem içerisinde bir karara bağlanacaktır” diye konuştu.

Menbiç'te konuşlanan ABD askerlerinin görüntüleri yayınlandı.

© AFP 2017/ DELIL SOULEIMAN

ABD, Menbiç'e 200 asker ve zırhlı araç daha gönderdi

‘TÜRKİYE MÜSAADE ETMEYECEK’

Çonkar, Suriye’nin kuzeyinde PYD öncülüğündeki bir girişime  Türkiye’nin, kesinlikle müsaade etmeyeceğini de ekledi:

“Bu Türkiye’yi açıktan tehdit eden, 40 yıldır askerimizi, polisimizi, insanımızı şehit eden, Türkiye’ye çok büyük zararlar veren eli kanlı bir örgüttür. 
Bu anlamda oradaki Kürtlerle, terör örgütünü ayırt ediyoruz. Terör örgütünü Türkiye’nin düşmanı görüyoruz. Ama orada yaşayan farklı siyasi partilerden, 
farklı görüşlerden, farklı inançlardan oluşan grupları da Türkiye Suriye’nin içerisinde hak ve özgürlüklerine sahip olarak yer almalarını destekleyecektir. 
Bu konuda Türkiye çözüm noktasında herkesle işbirliği yapacak durumdadır.”

DSG Güçleri

© AFP 2017/ DELIL SOULEIMAN

DSG: Rakka operasyonunda Türkiye’nin rolü olmamalı

SURİYE TÜRKMEN MECLİSİ: ABD, ‘PYD KORİDORU’ OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYOR

Suriye’nin kuzeyinde ABD destekli bir Kürt yönetimi olasılığını Sputnik’e değerlendiren Suriye Türkmen Meclisi yetkilisi Abdurrahman Mustafa ise ABD'nin bir PYD koridoru kurmak ve Suriye'yi bölmek istediğini savundu.

CANLI TELEFON BAGLANTISI;
< https://soundcloud.com/sputnik-tr/abdulrahman-mustafamp3 >

“ABD'nin Suriye'de bir Kürdistan devleti kurma amacının olduğunu söylemeyelim” diyen Mustafa, şöyle devam etti: “ABD'nin amacı PYD — PKK işbirliği yaparak orada bir PYD terör örgütü koridoru yapmaktır. Ancak Fırat Kalkanı’yla birlikte bunun yapılmasına bir set çekildi. Türkiye milli güvenliği konusunda diretecektir, bir oluşuma izin vermeyecektir. Türkiye’nin buna engel olması gerekiyor hem kendi milli güvenliği açısından hem Suriye'nin toprak bütünlüğü açısından; hem de o bölgede bir Türkmen varlığı var.”

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov

HOST PHOTO AGENCY

Peskov, Suriye'de özerk Kürt bölgesi kurulmasına ilişkin soruyu yanıtladı

‘SURİYE TÜRKMENLERİ, BÖLÜNMEYE KARŞI’

Suriye’nin kuzeyinde Türkmenlerin de yaşadığını belirten Mustafa, ABD’nin baştan beri Suriye’yi bölme amacı güttüğünü ifade etti:

“Azez — Cerablus arası bir Türkmen bölgesidir, Kürt toprağı değildir. Orada yüzde 2 veya 3 civarında Kürt vatandaşlar da olabilir. Amerika baştan beri Suriye'yi bölmeye çalışıyor. Amerika'nın projesi budur. (eski ABD Dışişleri Bakanı John) Kerry, döneminden beri. ABD'nin bu projesi su yüzüne çıkmıştır;  somut bir şekilde Suriye'yi bölmeye çalıştığını görüyoruz.  Ama biz Suriye Türkmenleri olarak karşıyız. Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması gerekiyor. 
Ayrıca Suriye'nin yönetim şekline Suriyelilerin karar vermesi gerekiyor, dış güçlerin değil. Nasıl bir yönetim şekli federatif mi yoksa daha 
değişik bir şey mi buna Suriye halkının karar vermesi lazım.”

Musul'da cephedeki Peşmerge güçleri

© SPUTNİK/ HİKMET DURGUN

ENKS: Rojava Peşmergeleri’ni NATO eğitiyor

ENKS: ABD, TÜRKİYE’DEN VAZGEÇEMEZ

Sputnik'e konuşan Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) yöneticisi Enter Nehsan ise Kürtlerin özerklik kazanmasının ABD’nin çıkarlarıyla ilgili olduğunu belirtti. 
Nehsan şunları söyledi:

“Bu konu ABD’nin çıkarlarına bağlı.  Eğer Amerikalılar isterlerse bir özerklik kurdurabilirler. ABD her şeyden önce çıkarına bakıyor. Fakat ben Türkiye’nin 
tutumundan dolayı, böyle bir özerkliğin kurulabileceğini sanmıyorum. Çünkü ABD'nin Türkiye ile ilişkileri çok eskilere dayanıyor. Çıkarları vardır. 
İncirlik üssünü kullanıyor. ABD’nin Türkiye'den vazgeçebileceğini sanmıyorum.”

Rojava
© SPUTNİK/ HİKMET DURGUN

ENKS, Suriye’nin kuzeyi için federalizm talebiyle ‘anayasa’ hazırlıyor

‘KÜRTLER BİRLEŞİK FEDERAL BİR SURİYE İSTİYOR’

ABD’nin bağımsız bir Kürdistan yapılanmasını hedeflemediğini savunan Nehsan, Suriye’deki Kürtlerin de böyle bir bağımsızlık talebi olmadığını kaydetti:

“Şimdiye kadar ABD'nin bağımsız bir Kürdistan amacı yoktur. ABD bu konuda şimdiye kadar hiçbir şey söylememiştir. Türkiye yönetimi, Kürtlerin karşısında 
olmadığını belirterek, ‘biz PKK'ya karşıyız ve YPG ve PKK birdir’ diyor. Hiç kimse Suriye toprağında bir Kürdistan istemiyor. Kürtler dahi istemiyor. 
Kürtler en çok Suriye'de bir federalizm istiyorlar. Birleşik, federal bir Suriye istiyorlar. Bütün halkların haklarının içerisinde yer aldığı bir Suriye istiyorlar. 
Suriye'de Çerkesler, Süryaniler de vardır. Kürt haklarının da korunduğu bir Suriye istiyorlar.”


https://tr.sputniknews.com/columnists/201703241027789459-abd-turkiye-suriye-kurt-bolgesi/


10 Eylül 2015 Perşembe

Genelkurmay İstihbarat Eski Başkanı Pekin uyardı: GES, TSK'ya devredilmeli



Genelkurmay İstihbarat Eski Başkanı Pekin uyardı: GES, TSK'ya devredilmeli



Genelkurmay İstihbarat Eski Başkanı Pekin uyardı: GES, TSK'ya devredilmeli

Aydınlık'ın haberine göre, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Genelkurmay eski İstihbarat Başkanı emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Dağlıca'da verilen şehitlerin "açılım"ın bir sonucu olduğunu bildirdi.
Pekin, sorunun istihbarat olduğuna dikkat çekerek, Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde MİT'e devredilen Genelkurmay Elektronik Sistemler (GES) Komutanlığı'nın yeniden Genelkurmay'a devredilmesini istedi.
Pekin, terörle mücadelede en önemli konunun istihbarat olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
  • "Ortada bir istihbarat sorunu olduğu açık.
  • Genelkurmay'ın gözü kulağı olan GES Komutanlığı'nın devri 2012'de tamamlandı.
  • Şu anda askeri istihbarat ciddi sıkıntı içinde.
  • GES Komutanlığı elinde olmadığı için TSK istihbarat yapamaz halde.
  • Jandarma istihbaratı da büyük ölçüde etkisiz hale getirildi.
  • MİT 'açılım' sürecini yürütmek ve Suriye muhaliflerini örgütlemekle uğraşıyor.
  • Emniyet istihbaratı ise uzun yıllar F tipi örgütün kontrolünde.
  • TSK'ya ve aydınlara kumpas kurmakla meşguldü.
  • Sonuç böyle oldu.