ÇARPILACAKSINIZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ÇARPILACAKSINIZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2017 Perşembe

ÇARPILACAKSINIZ 1



 ÇARPILACAKSINIZ, 1


Rifat Serdaroğlu
15.7.2013 11:02:07


      2004 Yılının Kasım ayı,  Irak’ta “Camiler Kenti” diye bilinen Felluce’ deki çok sayıda cami,  Amerikan Askerlerinin bombalamasıyla yerle bir edildi. Camilerden  topladıkları Kur’an-ı Kerimleri nişangâh yapan Amerikan Askerleri  saatlerce kutsal kitabımızın üzerine ateş ettiler.


      ABD’ nin gelmiş geçmiş en salak lideri olan Bush ertesi gün; “ Beni Tanrı yargılayacak. Tanrı bana, George git ve Irak’taki diktatörlüğü devir, dedi. 
Ben de bu buyruğu yerine getirdim. Bu bana Tanrı’nın verdiği  bir misyon” dedi.
 Bu saçma beyan üzerine TC Başbakanı Erdoğan, dünya durdukça unutulmayacak şu sözlerle Amerikan Başkanına destek veriyordu;

“Tanrı ABD Başkanını İsa Mesih’in yolundan ayırmasın. Irak’taki kahraman  evlatlarınızın, ana vatana en az kayıpla dönmesi için dua ediyorum.”


 (Ergun Poyraz-İplikçi)

TC Başbakan’ı Erdoğan, Kerkük’te binlerce Türk ve Müslüman’ı  katleden, Türk-Müslüman Kadınlara, Kızlara tecavüz eden, Amerikan Askerlerinin Ana vatanlarına Sağ-salim dönmeleri için dua ediyordu!

      CIA korumasında 14 yıldır Amerika’da lüks ve refah içinde yaşayan cemaat  önderi Müslüman Hoca da, bu konuda tek kelime etmiyordu, edemiyordu.

Camiler yıkılırken, Tarihi İslam eserleri ayaklar altında parçalanırken, 
CIA’ in Türk Ordusuna tuzak kurma planlarına emniyetteki ve adliyedeki çakalları aracılığıyla destek veriyorlardı…


Aynı feci ve insanlık dışı cinayetler Afganistan’da Amerika eliyle, Suriye’de ve Filistin’de İsrail ve El-Kaide terör örgütü eliyle işleniyordu.

  Erdoğan bunları kınamak yerine, El-Kaide militanlarını Türkiye’nin güney sınırındaki kasaba ve ilçelere yerleştiriyor ve bu katil sürüleri de, her  gün Suriye’ye girip, cinayetler işliyorlardı. Üstelik El-Kaideyi  destekleyen sözde hocaların telkinleriyle, en fazla 14 yaşındaki kız  çocukları bu katillere peşkeş çekiliyordu!

 Kuzey Irak’ta bulunan Türk Askerlerinin başına ABD Askerleri tarafından  çuval geçirildi. Gazeteciler Erdoğan’a sordular; “ Olayı kınayan bir nota  verecek misiniz? ” “ Ne notası kardeşim, Müzik notası mı ” diye yanıt veriyor  ve Erdoğan belki de hayatının en mutlu anını yaşıyordu!

      Erdoğan’ın Başbakan olduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletinin “İncirlik”  İlçesindeki Askeri Üs’ te bulunan Amerikan Askerleri, oradaki Camiyi 
 postallarıyla basıyorlar, minberi yıkıyorlar, camide bulunan Kuran-Kerimleri paramparça ediyorlar, Müslüman Erdoğan’dan tek ses çıkmıyordu.

 Aynı Erdoğan, Polis şiddetinden canlarını kurtarmak isteyen gençlerin camiye sığınmaları karşısında; “Camiye ayakkabılarıyla girdiler, camide 
 içki içtiler” diye yalan söylemekten hiç utanmıyordu!
Eee, önce Amerika sonra Müslümanlık, en sonunda da “İleri Demokrasi” böyle  oluyormuş demek ki?

Demokratik Gösteri ve Yürüyüş hakkını kullanmak isteyen barışçıl insanları “Şiddet Yanlısı” gösterip, elinde pala ve tabanca ile masum insanlara  
saldıran meczupları savunan Erdoğan’ın bu konudaki gerekçesi ise tam bir demokratik utanç vesikasıydı; “Ne yapalım yani, şiddet şiddeti doğurur!”

 Mısır’da, Müslüman Kardeşler taraftarlarının bir askeri garnizona ateş açması sonucu 51 Mısırlı ölünce, Erdoğan tüm dünyaya şöyle sesleniyordu; 
 “Mısır’daki bu ölümlere sessiz kalanlar, öteki dünyada nasıl hesap  verecekler? Ama biz orada başımız dik dolaşacağız.”

 Irak’ta, 1,5 Milyon insanın ölümüne sebep olan Amerikan Askerlerinin hem eşbaşkanlığını yapacaksın, hem bu insanları katleden, on binlerce kadına 
kıza tecavüz eden Amerikan Askerlerinin ülkelerine sağ-salim dönmeleri  için dua edeceksin, hem de başın dik gezeceksin öyle mi?

      Ey Amerikan doları, sen nelere kadirsin! Sana köle olan adama,  vatanını-insanını-aklını-ahlakını- ettiğin yemini bile unutturursun.

 Değerli Okurlar;
 Erdoğan ve CIA işbirlikçisi hocası, ikisi de Türk olmadıklarını her ortamda söylüyorlar. Türk kelimesini kullanmamaya özen gösteriyorlar.
Örneğin Erdoğan, her zaman “ Millet” kelimesini kullanır ama ağzından “ Türk Milleti ” kelimelerini asla duyamazsınız. 
Yukarıda yazdığım, Türk olmadığını söyleyen bu kişiler sizce gerçek Müslüman olabilirler mi?


 Sadece bir kısmını yazdığım ve her biri doğrulanmış tarihi gerçekler olan  bu olayları yüzleri kızarmadan yapan insanlar, Müslüman olabilirler mi?
 Her zaman söyledim, yine söylüyorum; Bunların sonu ibretlik olacak!…

Sağlık ve başarı dileklerimle 15 Temmuz 2013
     

Rifat Serdaroğlu

https://rifatserdaroglu.com/2013/07/15/carpilacaksiniz/
  
*****