KANLI MI KANSIZ MI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KANLI MI KANSIZ MI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2018 Cuma

KANLI MI KANSIZ MI İÇ SAVAŞA DOĞRU!


KANLI MI KANSIZ MI İÇ SAVAŞA DOĞRU!


Nurullah AYDIN, 

22 Mayıs 2010

Devletten maaş alan milletvekilleri çığırtkanlık yapıyor halkı ayrıştırıyor, bölüyor, tahrik ediyor. Ancak Devlet ortada yok!..
İşgalci TC defol pankartları açılabiliyor..Ülkeyi cehenneme çevireceğiz diyorlar. Ses yok..
Bu durum, bölge insanının genç nüfusuna sinsice şırınga ediliyor...
PKK’nın bugüne kadar başı boş bırakılmış, muazzam bir para kaynağı var... Uyuşturucu ile sağlanan bu para kaynağından pay alan ne yazık ki Türk Devleti görevlileri de mevcut... 
PKK çetesi, parasını asıl, Türkiye’nin vatandaşını satın almakta kullanıyor. Şu anda bu kullanımla sağladığı TC vatandaşlarından derlediği bindirilmiş kıtalar, eşkıya çetesinin en önemli silahıdır. PKK, küçük ödemelerle büyük bir ordu kurmuştur... Bu ordunun çocuklarına taş attırılıyor, cahil kadınlar PKK militanlarına siper olarak sokaklara sürülüyor. Bindirilmiş kıtaların ellerine tutuşturulan pankartlarla çekilmiş kalabalıkları gösteren fotoğraflar dış lobilerde propaganda malzemesi yapılıyor...
PKK, uyuşturucu parası ile bir ordu kurmuştur...Bu ordu da iç savaş amacıyla Türk insanına karşı kin tohumları ile yetiştirilmektedir...Bunlar, kendileri gibi düşünmek istemeyen Kürt kökenli vatandaşların da düşmanıdır ve onları imha planları yapmaktadırlar...

Peki yabancı ülkelerde Türkiye’ye bakış ne?

Uluslararası finans çevrelerinin yayın organı olarak bilinen Wall Street Journal gazetesi, Erzincan başsavcısının tutuklanmasının, Ortadoğu’nun tek demokrasisi olan Türkiye’de laiklerle dindar muhafazakar hükümet arasındaki güç mücadelesini alevlendirdiğini öne sürdü. Gazete ayrıca “AKP’nin laik yasaların geleneksel koruyucusu olarak görülen cumhurbaşkanlığına talip olduğu 2007 yılından beri Türkiye’de dinci ve laik elitler arasında kansız ve sanal bir iç savaş yaşanıyor” yorumunu yaptı.

Erzincan başsavcısının, hükümete muhalif kesimler tarafından AK Parti’nin muhalifleri susturma girişiminin bir parçası olarak görülen Ergenekon davasıyla bağlantılı olarak tutuklandığını kaydeden gazete, savcı İlhan Cihaner’in tutuklanmadan önce dini cemaatlerle ilgili soruşturma yürüttüğünü hatırlattı.
Wall Street Journal, savcı Cihaner’in tutuklanmasının AK Parti ile anayasayı korumakla görevli yargı kesimi arasında uzun süredir devam etmekte olan savaşı yeniden alevlendirdiğini savunarak, “Birçok AKP muhalifi, İslamcı bir kökene dayanan hükümete karşı modern Türkiye’nin laik kurumlarının son savunma hattı olarak görülen anayasanın delik deşik edildiğini düşünüyor. Erzincan başsavcısının tutuklanması, Ortadoğu’nun tek demokrasisi olan Türkiye’de laiklerle dindar muhafazakar hükümet arasındaki güç mücadelesini alevlendirdi” diye yazdı.

Wall Street Journal, Türkiye’de yargı mekanizmasıyla AK Parti arasındaki çekişmenin derin kökleri olduğunu öne sürerek şöyle devam etti: “AKP’nin laik yasaların geleneksel koruyucusu olarak görülen cumhurbaşkanlığına talip olduğu 2007 yılından beri Türkiye’de dinci ve laik elitler arasında kansız ve sanal bir iç savaş yaşanıyor. Abdullah Gül’ün adaylığı önce Meclis’te engellendi. Ordu hafif örtülü bir online tehditle Gül’ün adaylığına müdahalede bulundu. Hükümet de buna seçimle cevap verdi ve tartışılmaz bir zafer kazandı. Hükümet o günden itibaren saldırıya geçti. Savcılar 2007’de, Ergenekon olarak bilinen darbe girişimi iddialarına karşı inceleme başlattı. Bu girişim, Türkiye’de darbelerden ve seçilmemişlerin müdahalesinden endişe duyan Avrupa Birliği’nin başlarda desteğini de aldı. Ancak dava, generallerden laik gazetecilere ve akademisyenlere kadar yüzlerce kişiyi de kapsayarak iyice şişti.”
Bir çok duyarlı vatansever aydın bunları söylüyor. Ama dinleyen kim anlayan kim, gereğini yapan kim?

Bakın Muhalefet parti milletvekilleri, rahatlarını bozuyor mu? Halka gerçekleri anlatmak için yollara düşüyorlar mı? Muhalefet Partileri toplantı, konferans, miting yapıyorlar mı?

Onlar ya gezideler ya lokantada, ya da lokaldeler..
Birkaç basın toplantısı, birkaç Tv programı o kadar. Onun ötesinde hepsi de rahat. 

Okumayan, düşünmeyen, sorumluluk duyguları zayıf insanların, yapabileceği bir şey yok maalesef!

Ancak bir araya gelindiğinde ahkam kesmede de üzerlerine yok.
Günün Sözü: Gözündeki kataraktı kaldırmazsan iyi göremezsin.

***