HEM GANDHİ HAYRANI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HEM GANDHİ HAYRANI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağustos 2015 Pazartesi

HEM HİTLER HEM GANDHİ HAYRANI OLUNABİLİR Mİ?



HEM HİTLER HEM GANDHİ HAYRANI OLUNABİLİR Mİ?



Nurettin Topçu'nun, Milliyetçilik, Sosyalizm ve Din sentezi; emek mahsulü, titiz ve tutarlı bir fikir hayatının içinden çıkmaktadır. Bir kere üslup şaşırtıcı ölçülerde sadedir. Makalelerinde, felsefi kaynaklarını dikkatli, gösterişe kaçmadan, çok iktisadi bir şekilde yerine koymaktadır. Fikirleri arasında hiçbir kopukluk yoktur. Bağları, aceleye getirmeden, ince ince kuruyordu. Topçu'nun külliyatında Milliyetçilik, Sosyalizm ve İslam Sentezi'nin tarihsel-kültürel, politik ve ekonomik veçheleri tutarlı ve anlamlı bir şekilde bir araya getirilmektedir. Topçu'nun derdi bir bakıma bir sentez yapmak da değildir. O bir yaşayış kültürü -kendi ifadesiyle bir hayat nizamı- teklif etmektedir.
Ufku geniştir. Onun milliyetçiliğinde, Hz. Muhammed, Mevlâna, Yunus, Mehmet Akif, Hüseyin Avni Bey kadar; Pascal, Hz. İsa, J.J. Rousseau, Gandhi, Blondel, Bergson, Rahibe Theresa, Fourrier, St. Simon; ve hatta Hitler gibi isimler sık sık boy gösteriyordu. Hiçbir kompleksi yoktu. Topçu'da önemli olan, bir fikri bütün gerekleriyle takip etmekti. Kısacası, fikir namusu en vazgeçilmez ilkesiydi. Basit mülahazalarla, günü kurtarmak ya da birilerine yaranmak adına düşünmüyordu. Kendisi için ne söylendiği ya da nasıl değerlendirileceği önemli değildi. Teklif ettiği programa, nasıl anlaşılacağına bakmadan "Milliyetçi Sosyalizm", ya da "İslam Sosyalizmi" demekten kaçınmadı.

Şimdi bir insan düşünelim, eş anlı olarak bir Gandhi ve Hitler hayranı olsun. Olacak bir şey midir bu? Topçu'da olur. Elbette Hitler'in çılgınlıklarını onaylamıyordu. Onu büyük bir başarıyı ihtiraslarına kurban eden bir insan olarak eleştirmiştir. Ama Topçu, Hitler'in bir ulusu "ruhuyla” ayağa kaldırmadaki başarısını örnek görüyordu. Aynı bakış Gandhi için de geçerliydi. Gandhi'nin de yaptığı bir ulusu ruhuyla ayağa kaldırmak değil miydi? Dolayısıyla arada bir tenakuz olamazdı. Bu fikri sonuna kadar taşıdı. Hitler kazanırken, onun bıyığına benzer bıyık bırakıp; yenilince kesenlerden olmadı.

Politikadan, kaba devlet gücünden, kapitalist sömürüden ve tüketimden iğreniyordu. Yunus gibi yaşamaya adanmayan bir hayatın, kapitalizm ve tüketim ile buluşacağını; dolayısıyla yozlaşmasının kaçınılmaz olacağını ve doğayla uyum içerisinde yaşamak gerektiğini söylüyordu. En fazla eleştiriyi sözümona Müslüman geçinen; ama kapitalizm ve tüketimle uzlaşan çevrelere yaptı.
 
Soğuk Savaş'ın cinnet ortamında şekillenen ve komünist avcılığıyla kötü bir sicil sahibi olan Türk sağı, Sabahattin Ali'yi lanetlerken, Hareket Dergisi yazarı sahipleniyor ve hakiki manada memleket hikâyeciliğinin en önde gelen siması olarak selamlayan övgü dolu yazılar neşretti. Topçu'nun yakın çevresinden Emin Işık Hoca’nın anlattıklarından anlaşıldığı üzere, Topçu'nun Mehmet Ali Aybar'a duyduğu muhabbeti sabitir. Meclis'e girmesini ,"Nihayet bir adam oğlu adam meclise girdi." diye sevinçle karşılamıştır.

Yine Topçu'nun yakın çevresinden Dergâh Yayınları sahibi Dr. Ezel Erverdi, İstanbul Erkek Lisesi'nde öğretmenlik yaptığı günlerde Nurettin Topçu’nun en fazla yakınlık kurduğu kişinin Keyise İdalı isimli Marx'tan çeviriler yapan bir felsefe öğretmeni olduğunu söylemektedir. Nihayet Sadık Göksu, Tarih ve Toplum Dergisi'nde çıkan bir yazısında, Topçu’nun Dr. Hikmet Kıvılcımlı gibi Türk Solu'nun efsanevi isimlerinden birisinin yazılarını dikkatle okuduğunu ve Doktor'un Osmanlı tarihi ile ilişkili tezlerini ilgiyle izlediğini yazmaktadır. O kadar ki, sonunda Sadık Göksu'nun tavassutu ile kendisiyle görüşmeyi arzu etmiştir. Her ikisini de tanıyan Sadık Göksu görüşmeyi ayarlar ve bu iki yalnız fikir adamı uzun uzun ve medeni ölçülerle sohbet ederler. Şaşırtıcı diğer bir husus ise Türkkaya Ataöv, Selahattin Hilav, İlkay Sunar gibi isimlerin Topçu'nun rahle-i tedrisinden geçtiğini iftiharla söylemeleridir
 
Nurettin Topçu, bugünde fikirleriyle bize ışık tutmaktadır. Bu büyük üstadın önünde saygı ile eğiliyoruz.


..