İç Savaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İç Savaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2019 Cumartesi

PKK ile Müzakere, Mütareke ve Kirli Barış Sürecinin Analizi, BÖLÜM 4

PKK ile Müzakere, Mütareke ve Kirli Barış Sürecinin Analizi,  BÖLÜM 4 


            Şimdi bugün barış derken açık açık PKK ile müzakereler ile elde 
edilecek “kirli barış” karşılığında Türkiye’nin AKP eli ile vereceklerimizi 
sıralayalım.

            1) Öcalan kısa bir süre sonra  serbest kalarak BDP’nin genel 
başkanlığını üstlenecek ve muhtemelen adına eyalet denilecek olan federal 
bölgenin valisi olacak.           

           2) Murat Karayılan, Cemil Bayık, Duran Kalkan vs bütün PKK liderleri 
Kandil’den Diyarbakır’da zafer kazanmış komutanlar gibi girecek ve kısa bir süre 
sonra Ankara sokaklarında görülecekler.

            3) Adına demokratik özerklik denmeden Büyükşehir belediyeleri 
yasasında valinin seçimle geleceğine dair bir değişiklik yapılacak, kaynakların 
kullanımı üzerinde Ankara’nın denetimini düzenleyen madde kaldırılacak, Türkiye Avrupa Özerklik Şartı’na koyduğu çekinceleri kaldıracak, federasyon adı 
konulmadan federal sisteme geçilecektir. Bu kısa süre devam edecek süreci eyalet sistemine geçiş izleyecek.

           4) Kürtçe eğitim yasalar ile düzenlenecek.

           5) Anayasada Türk Milleti kavramının yer almaması çok büyük bir 
ihtimaldir. 
Alsa bile anlamını yitirmiş, içi boşaltılmış ve ilk fırsatta değiştirilebilir olacaktır. Türkiye’de iki milletin varlığı fiilen kabul edilmiştir, büyük bir ihtimal ile hukuken de kabul edilecektir. 

           6) Türk bayrağı, Türkiye bayrağına, Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye 
Silahlı Kuvvetlerine, Türk Milli takımı, Türkiye milli takımına dönüştürülecektir.

               Bütün bu adımlar Türkiye’nin ilk sarsıntıda parçalanmasının temellerini atacaktır. Ülkemizin doğusu ve batısı arasında büyük bir gerginlik doğacak, karşılıklı şüpheler gelişecektir. Henüz durumun tam anlamı ile farkında 
olmayan Türk Milleti “acının sonradan çıktığını” görecektir.

Bu düşünce ve duyguların iç muhalefet duygusundan kaynaklanmadığının, başka yerlerden de böyle göründüğünün en açık göstergelerinden birisi Taşnak Partisi Erivan temsilcisi KiroManoyan’ın kısa bir süre önce yaptığı şu açıklamadır: “Ermenistan’ın iade edilmesini istediği topraklar şu anda Türklerin egemenliği altında. Yarın bizim iade edilmesini talep ettiğimiz topraklar Kürtlerin eline geçerse onlardan geri vermelerini talep ederiz. Bölgemizde gerçekleşebilecek köklü değişimleri seyirci olarak izleyebileceğimiz gibi, gidişatı yönlendirmek elimizde. Gelişmeleri yakından takip ederek hareket etmeliyiz.”

             Bu çerçevede Kültür Bakanı Ömer Çelik, Türkiye’den ayrılan 
Ermenilere yapmış olduğu geri dönün çağrısı bir başka anlam mı kazanmaktadır? Bu meşru bir sorudur. Ömer Çelik Agos gazetesine verdiği demeçte şöyle demektedir: 
“Çağrı yaptıklarımıza şöyle dedik: Unutmayın ki, sizin yaşadığınız acıların 
yakın zamanda benzerini yaşamış bir kadro yönetiyor Türkiye’yi.”[20]

              Üstelik PKK ortadan kalkacak mı?Aysel Tuğluk bu soruya şu cevabı 
verdi: “En az önümüzdeki çeyrek asır boyunca Kürtlerin var olduğu her yerde 
PKKda çeşitli biçimlerde olacak. Suriye’de bir süre daha silahlı. İran’da yakın 
gelecekte tekrar silahlı.” Bu açıklamadan çıkaracağımız sonuç şudur. Kandil, 
cephe gerisi Türkiye’ye taşınacak ve Suriye ve İran yeni cepheler olacak. PKK 
Türkiye’nin başını belaya sokmaya devam edecektir. 

       BÖYLE OLMAK ZORUNDA MI? 

      AKP iktidarı 2002 sonu/ 2003 başında terörün bitme noktasına geldiği bir 
Türkiye devralmıştır. Öcalan, İmralı’nın derinliklerinde unutulmuştu. PKK, Kuzey 
Irak’ta Türkiye tarafından desteklenen KYB ile çatışma içinde idi.  Bugün, 2013 
başında Türkiye’yi yendiğini düşünen, Kuzey Irak’taki gücüne Kuzey Suriye’yi 
eklemiş bir PKK, AKP’yi 10 yıldan bu yana iktidarda tuttuğunu düşünen bir 
Öcalan, morali bozulmuş, çatışma isteği kırılmış, yargılanan ve sorgulanan bir 
Türk Ordusu ve PKK’yı yenme inancına ve iradesine sahip olmayan bir AKP Hükümeti vardır. 10 yılın sonucu budur.  

         PKK ile müzakere Türkiye’yi etnik bir cehenneme, bölünmeye götürecek 
tek yoldur. Çünkü Öcalan ve PKK insan hakları ve demokrasi mücadelesi değil, 
toprak ve egemenlik mücadelesi vermektedir.  Türkiye müzakereler ile bu yola 
girmiş ve düşünüldüğünden daha hızlı ilerlemektedir.

         Oysa PKK ile müzakere tek yol değildir. Türkiye, PKK ile müzakere 
etmeden de PKK’yı aşabilir. Türkiye’nin PKK ile yapacağı tek görüşme örgütün 
teslim görüşmeleri olmalıdır. Bu noktaya ulaşılması kolay değildir ancak bu 
hedef uğrunda verilecek mücadeleye değer. 

          Terör örgütleri ile müzakere eden devletler müzakerelerden bir hayır 
görmemişlerdir. IRA ile masaya oturan İngiltere, birliğini korumak konusunda 
nasıl zaaf içinde olduğunu göstermiştir. Bu zaaf bugün İskoçya’nın İngiltere’den 
300 sene birlikten sonra ayrılması sürecini tetiklemiştir. Gelecek 10 yıl içinde 
Kuzey İrlanda’da İngiltere’den kopacak ve İrlanda Cumhuriyeti ile birleşecektir. 
ETA ile görüşmelerde Bask’ın İspanya’dan ayrılma sürecini durdurmamıştır. Bugün Katalanlar da güçlü bir şekilde İspanya’dan ayrılmak istemektedirler. Özetle, terörle müzakere terör örgütüne teslim olmak demektir. AKP bugün terör örgütüne teslim olmuştur.

         Türkiye PKK terörünü aşabilecek güçte bir ülkedir. Bunun için gereken 
iktidarda PKK’yi yenme ve aşma konusunda kararlı ve bilgili kadronun olmasıdır. 
Terörle mücadele bir irade savaşıdır. Terör örgütü Türkiye’yi yenemeyeceğini 
bilir. Ancak Türkiye’yi yöneten kadroların iradesi zayıf olur ise örgüt istediği 
sonucu alır.

          Terörle mücadelede sert güç unsurları ile yumuşak güç unsurları 
birlikte kullanılmalıdır. Sert güç, asker, polis, istihbarat ve yasaların etkili 
bir şekilde kullanmasının oluşturduğu güçtür. Yumuşak güç ise sosyal, ekonomik, kültürel, psikolojik olmak üzere diğer güç unsurlarıdır.  Bu iki güç unsurunun birlikte kullanılmasına “akıllı güç” kullanımı denilir. PKK akıllı güç ile 
aşılabilir.  PKK ile mücadele sürecinde devletin üç hedefi olmalıdır. İlk iki 
senede,

1) PKK terör örgütünün çatışma iradesini kırmak,

2) Halkı terör örgütünün baskısından kurtarmak ve

3) Bu iki seneyi, bölgesel ve milli rehabilitasyon dönemi izlemelidir. Çünkü 
terör örgütü, hem Güneydoğu Anadolu bölgesinde insanlarımıza hem de bütün 
yurdumuza çok ağır zararlar vermiştir. Bunların aşılması için bir zamana ihtiyaç 
olacaktır. Bu noktada çok boyutlu, entegre ve milli bütünlüğümüzü tekrar 
sağlayacak bir proje gerçekleştirilmelidir.

          “PKK’yi son bir adam kalıncaya kadar mı öldüreceksiniz?” şeklinde 
sorular ortaya atılıyor. İnsanlık tarihinde hiç son adamın öldürülmesi ile biten 
savaş yoktur. Yenilgi direnme iradesinin ortadan kaldırılmasıdır. Bir terör 
örgütünü yenmek için,

1) Terör örgütünün hareket alanı ve eylemleri minimuma indirgenir.

2) Çatışmanın ekonomik kaynaklarının ortadan kaldırılır veya etkili bir şekilde 
azaltılır.

3) Çatışmayı sürdüren lider kadroları yok edilir.

4) Çatışmada kendisini destekleyen ülkelerin veya çevrelerin desteğinin kesilir.

5) Ve en önemlisi, devleti yenemeyeceğini, verdiği mücadelenin umutsuz olduğunu görmesi ile yenilir.

               PKK bu şekilde yenilir. Şimdi bu beş ilkeyi aşağıda daha geniş 
bir şekilde açıklayalım.

              1) PKK’nın bütün eylemleri Kuzey Irak’tan, Türkiye-Irak sınırının 
Irak tarafındaki 5-25 kilometrelik bir bölgeden kaynaklanıyor.Batıdan doğuya 
Sinat, Haftanin, Metina, Zap, Avaşin, Basyan, Hakurk bölgeleri Türk Ordusu 
tarafından işgal edilmelidir. Türk Ordusu bu bölgede bir tampon bölge yaratarak 
yerleşmelidir. Sınırın Türkiye tarafında ise Şırnak-Hakkari-Van illerinde sınıra 
25 kilometre olan bütün yerleşim yerleri boşaltılmalı ve insansızlaştırılmalı dır. 
Böylece PKK ile Türkiye arasında 50 kilometrelik bir alan oluşacaktır. 
Türkiye içine sızmalar ortadan kalkacak. Bu süreçte, mücadelenin şiddetini yükseltip, profili düşürülecektir. Terörle mücadelede yoğun ileri askeri teknolojiler kullanacaktır. Terörle mücadelede TSK’yı mümkün olduğunca geri plana çekip, Jandarmanın terörle mücadelede uzmanlaşmış kadrolarını daha da etkili bir şekilde takviye ederek, alan hakimiyeti tekrar kurulmalıdır. Kandil Dağı ile  Türk Özel Kuvvetleri’nin ve Türk Hava Kuvvetleri’nin tatbikat alanı haline getirilmelidir.

             2) Terör finanse edilebildiği sürece devam eder. Terörle mücadelede 
özel kuvvetler kadar önemli olan bir güç de terörle mücadelede uzmanlaşmış 
finans uzmanları ile gümrük uzmanlarıdır. Hakkari-Van ekseninden başlayarak, 
PKK’nın bütün ekonomik kaynakları kesilmelidir.

             3) Türkiye PKK’nın dağdaki elemanlarını değil,  dünyanın değişik 
yerlerindeki lider kadrolarını hedeflemelidir. Öcalan’ı yakalayan, Sakık’ı 
yakalayan Türkiye, isterse Karayılan’ı, Kalkan’ı, Bayık’ı da yakalayabilir veya 
öldürebilir. Türkiye şimdiye değin bunu neden yapmamıştır? Çünkü, uzun yıllardan bu yana Türkiye’yi yöneten siyasi kadrolar, PKK liderlerinin öldürülmesi durumunda PKK’nın da kendilerini hedef alacağını düşünerek, korkmuş ve Türk devletinin elini ayağını bağlamışlardır.

         4) PKK’ya dolaylı ve dolaysız destek veren ülkeler yıldırılmalıdır.

         5) Sonuçta PKK, Türkiye’yi yenemeyeceğini anlayacaktır. Lider 
kadrolardan yakalanmayanlar veya canlı kalanlar, Türkiye’nin şartlarını sormak 
için Ankara’ya müracaat edeceklerdir.

          Sonuç

           İçinden geçtiğimiz günler de MHP’li, CHP’li, AKP’li ve diğer 
partilerden bütün yurttaşlarımızın Türkiye Cumhuriyeti devletine sahip çıkma 
zamanıdır.

          Böyle bir zamanda yapılabilecek en kötü şey “elimden ne gelir?” diye 
hiçbir şey yapmadan oturmaktır. Türk Milleti Sakarya Savaşı öncesinde elindeki 
avucundaki her şeyi ayni ve nakdi, Eskişehir-Kütahya muharebelerinde yenilerek geri çekilen Türk Ordusu’nu yeniden inşa etmek için Ankara Hükümetine vermektedir.

           Bundan sonrasını Turgut Özakman’ın “Çılgın Türkler” kitabından 
okuyalım: “EMİRDAĞ KAYMAKAMI vakit geçirmeden İlçe Vergi Kuru­lunu kurdu.Kurul kaymakamın odasında toplandı.Kurul üyeleri bu hayati sorumluluğun altında ve halktan iste­nen özverinin büyüklüğü karşısında sersemlemişlerdi. Üyelerin çoğu ümitsizdi. Kaymakam halkın nasıl davranacağını kestiremediği için yalpalıyordu. 

Emirde, "Kurullara her şey makbuz karşılığı teslim edi­lecek, ne teslim 
edilmişse bedeli ilerde ödenecek" deniyordu ama acaba halk inanır mıydı 
buna?Anadolu, Osmanlı tarihçilerinin 'büyük kaçgun' adını verdikle­ri on yedinci 
yüzyıl sonundaki kargaşa döneminden beri devlete gü­venmez olmuştu. Can ve mal güvenliğini sağlayamayan devlet, eşkı­yanın yağmaladığı köyleri bir de vergi 
almak için kendi zorlayıp inletmişti. Bu yüzden birçok büyük, bayındır, zengin 
köy parçalanmış, köylüler kel tepelere, kuytu vadilere, orman içlerine göçmüş, 
böyle­ce devletin ve eşkıyanın gözünün önünden, elinin altından, yolunun 
üzerinden kaçmıştı. Kaçamadığını anlaması uzun sürmeyecekti. Eski devlet bugüne kadar, bir şey vermeden, mal ve can vergisi isteye gelmişti. Şimdi yeni devlet de istiyordu.

 Bunları konuşurlarken birden odanın kapısı küt diye ardına ka­dar açıldı. 
Kapının çerçevesi içinde Emirdağ'ın delisi Battal belirdi. Bağırdı:

" Selamünaleyküm!"

 Kaymakam öfkelendi:

" Ulan deli, baksana çalışıyoruz. Çık dışarı!"

" Kızma beyim, biliyorum, onun için geldim. Duydum ki Kemal'in askeri çıplakmış. 
Allah şahidimdir üzerimdekinden başka çamaşırım yok. Çoraplarımı getirdim. Şimdi yıkadım, temizdir."

 Yaklaşıp masanın üzerine bir çift ıslak yün çorap koydu. Çarıklarını sıyırıp 
odanın ortasında bıraktı:

" Aha bunlar da çarıklarım. Haydi kolay gelsin!"

 Çıplak ayak, huzur içinde yürüyüp çıktı. Kapıyı gümleterek kapadı.

 Üyelerin dilleri tutulmuştu sanki. Kaymakam, "Halktan kuşku­landığımız için 
tövbe edelim beyler.." dedi, "..Deli Battal gibi bir ga­ribin bile yüreği 
köpürdüyse, tekmil halk ayaklanacak demektir. Hız­lanalım.”

Evet, içinden geçtiğimiz dönem Türk Milletine söylenen “PKK’ya taviz vermedik” 
yalanı ile Türkiye Cumhuriyeti devletinin federalleştirilerek Güneydoğu 
Anadolu’da federe bir PKK Kürdistan’ı kurmasürecinin hızla ilerlediği bir 
dönemdir. Bu projenin destekleyicileri arasında dışarıda ABD vardır, AB vardır, 
içeride bütün ekonomik, politik, medyatik gücü ile AKP iktidarı vardır.

        Böyle bir güç ittifakı karşında tek başına MHP’nin mitinglerinin, 300 
aydının imzasının ve toplantılarının, CHP’nin karşı çıkışlarının, Türk Ocakları 
şubelerinin konferanslarının sonuç alma şansı yoktur. Böyle bir güç ittifakını 
yenecek kuvvet ancak Türk Milletinin anayasasını korumak, milli birlik ve 
beraberliğini savunmak için ayağa kalktığı zaman ortaya çıkacak güçtür. Her 
yurttaş, partilerden, derneklerden, hiç kimseden bir şey beklemeden bir şeyler 
yapma arayışı ve çabası içinde olmalıdır. Herhangi bir örgüt, parti, önderlik 
yapacak birisini beklemeden herkesin tek başına yapabileceği demokratik 
muhalefet girişimleri vardır.

Nasıl mı?

        1) Süreci mümkün olduğunda yakından ve değişik kaynaklardan izleyin ve 
bilgilenin. Sanal ortamda veya gerçek yaşamda süreci birlikte izleyeceğiniz bir 
grup oluşturun. Böylece daha fazla bilgi akışı, gözden fazla bir şeyin kaçmaması 
gibi bir fayda ortaya çıkacaktır. Üstelik bu tür temaslar sağlıklı gerekçeler 
üretmenize yardımcı olacaktır.

        2) Kafası karışık bir arkadaşınıza gerçeği anlatın. Unutmayın, siz ona 
gerçeği bir kez anlatacaksınız ancak ona değişik kaynaklardan yalan yüzlerce kez anlatılacak. Hemen anlamasını, kabul etmesini beklemeyin. Size karşı çıkar iken ileri sürdüğü gerekçeleri teker teker sabırla çürütün. Kavga eder gibi, onu 
yenmek amacı ile değil, onu kazanmak adına yapın bunu. Olmuyor demeyin ısrar edin. Kazandığınız herkes müzakere ve teslimiyet cephesinden alınmış Türk Milleti adına kazanılmış bir kişidir.

        3) Kafası karışık bir komşunuzun evine akşam ziyaretine gidin ve 
doğruları ikna oluncaya kadar gidip gelerek izah edin. Unutmayın sizinle benzer 
düşünenler ile bu meseleyi tartışmanızın bir faydası yok mesele kararsız, kafası 
karışık veya kafası çelinmiş olanları ikna etmek, gerçeği göstermektir.

       4) Televizyon kanallarının tek yanlı yayınlarını protesto edin ve telefon 
ederek protestonuzu bildirin. Her evden bir telefon gitse telefonlar kilitlenir. 
Başka kim yapar ki demeyin. 300 aydın imza attı yer yerinden oynadı. Bazen küçük bir telefon çevirme hareketi önemli sonuçlar doğurabilir.

        5) Köşe yazarlarına e posta atın, mektup yollayın, telefon edin. 
Görüşlerinizi soğukkanlı ancak ısrarlı ve kararlı şekilde anlatın.

        6) İlinizin milletvekillerini özellikle de AKP milletvekillerini arayın 
ve endişelerinizi anlatın.

       7) Twitter ve facebook çok etkili bir şekilde kullanılabilecek iki sosyal 
medya aracıdır. Bu araçlarda düzenlenecek ve bir süre sonra tekrar 
canlandırılacak kampanyalar ile kamuoyu uyanık tutulur. Twitterda T.C. 
kampanyası hükümeti geri adım atmaya zorlamıştır.

        8) Milli sivil toplum örgütleri tarafından düzenlenen konferans ve 
panellere muhakkak gidilmeli ve giderken  yanınızdakonuya uzak bir arkadaşınızı muhakkak götürmelisiniz.

        9) Yaşananları anlatırken, çelişkileri gözler önüne serin. Örneğin, 
Başbakan Erdoğan Suriye’de Esad’ın bebek katili olduğunu ve Allah’ın 
intikamından kaçamayacağını söylüyor. Öte yandan kendisi Türkiye’de akil adamlar aracılığı ile Öcalan’a “bebek katili” demeyin telkininde bulunurken, Öcalan ve PKK ile helalleşmeden bahsediyor.

      10) Yaşananları anlatırken, sorular sorun. “Pazarlık yok deniliyor peki PKK 
neden çekiliyor? Öcalan serbest kalmadan terörü neden bitirsin?” veya 
Erdoğan, Balıkesir’de genel af yok ancak devlet kendisine karşı işlenen suçları affedebilir diyerek neyi kastetti? Öcalan devlete karşı suçlardan içerde değil mi?” sorulabilecek bir başka soru, “Başbakan neden eyaletlerin kurulması gerektiğinden bahsetti ve Osmanlı’da da Kürdistan diye eyalet vardı açıklamasını yaptı? Acaba yine Kürdistan diye bir eyalet mi kurulması hedefleniyor?” Bu ve benzeri soruları çoğaltarak sorun. Bırakın karşınızdakiler cevaplasın.

      Gün Milli Demokratik direniş ve mücadele günüdür.

[1] İsmail Hakkı Danişmend, Tarihi Hakikatler, Tercüman tarih ve Kültür yayınları, I, Birinci Cilt, İstanbul 2002, s.201

[2] Sadi Somuncuoğlu, Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti Hangi Milletin Devleti, Milli Düşünce Merkezi yayınları, Ankara 2012, s.14

[3] Suna Kili-Şeref Gözübüyük, Türk Anayasa Metinleri, Türkiye İş Bankası Yayınları, Ankara 1985, s.96’dan nakleden, S. Somuncuoğlu, age, s.18

[4] İHA, 5 Mayıs 2013

[5] Sadi Somuncuoğlu, Devletlerimiz ve Anayasalarımız, Milli Düşünce Merkezi, Ankara 2013, s.13

[6] Taraf, 3 Mayıs 2013s

[7] Taraf Gazetesi, 11  Mart 2013

[8] Sözcü, 28 Nisan 2013, Necati Doğru, “Dün kan akıtıcı, bugün yeni devlet adamı”

[9] Sözcü, 30 Nisan 2013, Emin Çölaşan, “Terörist konuştu”

[10] Vatan, 30 Nisan 2013, “Ankara’yı gerecek 3 şart”

[11] Taraf, 23 Nisan 2013

[12] Star, 1 Mart 2013

[13] Hürriyet, 4 mayıs 2013, “PKK ne zaman silah bırakır bilmiyorum”

[14] Sözcü, 12 Mart 2013

[15] Hürriyet, 4 Mart 2013, “Öcalan özgür olacak”

[16] Taraf, 11 Mart 2013, “Neşe Düzel ile söyleşi:Sansür sürerse çözüm olmaz”

[17] Cumhuriyet, 4 Mart 2013, “Af gündemde mi?”

[18] Taraf, 11 Mart 2013

[19] Sözcü gazetesi 19 Nisan 2013

[20] nakleden Yeniçağ, 26 Nisan 2013, “Kürt-İslamcı Bakan, Türklüğü hedef aldı”

Turan / Turan / 16 Mayıs 2013 - 12:21
Çok Teşekkur ve tebrik ederiz sayın Özdağ. Allah razı olsun kalemine yüreğine sağlık.

  Vatan için birlik olalım , oyunlara gelmeyelim. / Bayram EKİNCİ / 14 Mayıs 
  2013 - 13:17

  Türkiye üzerinde son yıllarda oynanmak istenen ve gerek yönetimi , gerekse 
  halkın birlik ve beraberliğini karamsarlığa sevk eden oyunlar ve düşünceler 
  ,bu tür gerçek düşünce ve belgeler sayesinde gün yüzüne çıkmıştır. 

Artık İKTİDAR ' a kimse inanmaz

 MHP ne yapıyor / nebi dinç / 10 Mayıs 2013 - 14:04

  Allah aşkına sizler boş durmuyorsunuz da şu MHP ne yapıyor sadece mitingle 
  olmaz, her TV çıkışlarında mutlaka bunları ekranlardan sormalı

Ümit Özdağ
uozdag61@gmail.com

Uzmanın Diğer Yazıları

  Büyük İtiraf Geldi: AKP Toprak Verdi 
  Türkiye Musul’a Girecek mi ? 
  Öcalan'ın 10 Maddesinin Genel Seçimler İle İlgisi 
  HOCALI SADECE HOCALI DEĞİLDİR - Türk Katliamının Son Durağı Hocalı 
  Suriye’de Toprak Kaybetmedik, Peki Ege’de 
  Kesnizani Tarikatı veya Büyük Bir Örtülü Operasyon 
  Ortadoğu’da Bir Yeni Yenilgi: Süleyman Şah’tan Geri Çekilme 
  Ayn El Arap’ta Bilmediğimiz Neler Oluyor? 
  Ortadoğu’da Sınırlar Değişirken Casuslar 
  Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ, saat 20:00'de Habertürk TV'de Enine Boyuna Programı'nda...  
  Gerilla ve Kontrgerilla Savaşı 
  Türk Deniz Kuvvetlerine Yapılan Saldırının Sonucu Ne Olmuştur? 
  Kudüs’te Son Türk Askeri 
  Türk Milleti Türkiye’nin Bölündüğünü Görmüyor mu? 
  Hayalin Böylesi: Güneydoğu Anadolu’yu PKK’ya Bırakan Ortadoğu’yu Şekillendirme  Peşinde 
  Seçimler Yaklaşırken Güneydoğu Anadolu ve Siyasi Partiler 
  PKK Müzakereleri, Ayn El Arap ve Bölgesel Değerlendirmeler 
  Amerika Fransa’ya Nükleer Saldırı Yapmayı mı Planladı? 
  Devrimci Selefilik Antiemperyalist mi? 
  Paris’te Olanlar 
  Erdoğan Yönetimi ve Avrupa Ne Diyor? 
  Son Terörist Eylemler Ne Anlama Geliyor? 
  2015’de Batı-Erdoğan İlişkilerinde İki Muhtemel Yol 
  Çocuk Katilleri İçin İdam Cezası Adil Bir Cezadır 
  AKP Hükümetinden Peşmergeye IŞİD'e Karşı Silah Yardımı 
  Cizre’de Gerçekten Ne Oldu? 
  İç Güvenlik Yasa Tasarısı 
  PKK ile Müzakere Süreci Konusunda Bir Eleştiri 
  Kürt Devletini Kim Kuruyor? 
  Hadi Beşar Esad’ı Devirdik… 
  Jandarma Genel Komutanlığı Türkiye'ye Lazım 
  Tunceli’de Ne ve Neden Oldu? 
  Politikleşmiş İstihbarat ve Milli Güvenliğe Etkisi 
  Mustafa Kemal Atatürk ve Aleykümselam- Rahmetle Anıyoruz... 
  Türkiye’nin Önünde Başka Seçenek Yok mu? 
  Türkiye’nin Önündeki Seçenekler: PKK’nın Ezilmesi, İç Savaş, Bölünme, Askeri Müdahale 
  PKK Konusunda Meselenin Özünü Konuşmak 
  PKK Neden Sivil Kıyafetli Askerlerimizi Şehit Ediyor? 
  AKP, PKK İle Değil Jandarma İle Mücadele Ediyor 
  ABD-PKK Askeri İşbirliği Ne Anlama Geliyor? 


Ahlatlıbel Mah. 1825 Sokak No: 60 İncek/Çankaya/Ankara 
 Tel: +90 312 489 18 01 | 
Belgegeçer: +90 312 489 18 02 | 
Elektronik Posta: 
bilgi@21yyte.org 
Yazılım & Tasarım: Mahmut ÖZDEMİR


***

14 Kasım 2017 Salı

FIRAT KALKANI HAREKATINDA KİME KALKAN OLDUK.

FIRAT KALKANI HAREKATINDA KİME KALKAN OLDUK.






                                                     Alan                                   Nüfus
Suriye Ordusu......... ... ...:  42,000 km2  %22,6          13,0 milyon   %70,7
Yobazlar + Fırat Kalkanı .:  22,700 km2  %12.2             2,0 milyon  %  9,5
ABD - SDG - PYD - PKK:  29,200 km2  %15,7             2,5 milyon  %13,1    
IŞİD.............................  ..:   89,500 km2  %48,3            1,2 milyon  %  6,7

(Yukarıdaki Hesaba dahil olmayan 3 milyon gibi bir nüfus Türkiye'de göçmen)

Görüldüğü gibi, örgütlerin kontrol ettikleri alanın büyüklüğü ile o alandaki
nüfus ters orantılı.

Suriye Ordusu ülke topraklarının dörtte birine yakın (%22,6) bir alanı kontrol
ediyor, ama bu alandaki nüfus ülke nüfusunun dörtte üçüne yakın (%70,7)

IŞİD toprakların yarısına yakın (%48,3) bir alanı kontrol ediyor ama burada
yaşayan nüfus ülke nüfusunun onda biri bile değil (%6,7)

ABD desteğindeki Kürt bölücülerin kontrol ettiği alan %15,7 nüfus %13,1

Fırat Kalkanı'nın 2,000 km2  alanını hesaba katmazsak, Fırat Kalkanı
dışındaki 20,700 km2 alanı Tayyip Bey'in desteklediği ÖSO ve sözde
desteklemediği El Nusra kontrol ediyor, nüfus 1,5 milyon civarında... %7,5 




30.03.2017-14:07

Fırat Kalkanı Harekatının 216 günlük bilançosu;

Fırat Kalkanı operasyonunun tamamlandığını dün Başbakan Binali Yıldırım canlı yayında açıklarken operasyonun bilançosu da ortaya çıktı. 
Operasyon kapsamında 600 ÖSO, 67 Türk askeri şehit olurken, 3 bini aşkın terörist öldürüldü.


Türk Silahlı Kuvvetlerinin Suriye’de yürüttüğü Fırat Kalkanı Harekatının 216 gün sonunda tamamlandığı MGK toplantısı ile duyuruldu. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 
ÖSO birlikleri ile gerçekleştirdiği harekata katılan 67 Türk askeri şehit olurken, 3 bini aşkın terörist öldürüldü. 

216 gün süren operasyonla Suriye’nin kuzeyindeki Cerablus, Çobanbey (RAİ) ve El Bab bölgelerinden DEAŞ terör örgütü temizlendi. 
Türkiye tarafından tehlike olarak görülen terör unsurlarını temizlemek, sınır hattının ve bölgedeki halkın güvenliği sağlamak, kontrol altına almak[ ve göç sorununu bitirmek için 5 bin kilometrelik alanda başlatılan operasyonda bölgede bulunan DEAŞ militanları ile çatışılırken, bölgeye ilerlemek isteyen YPG ve Suriye Rejim güçlerinin de önü kesildi. İç çatışmalardan kaçarak Türkiye sınırına gelen sivillerin güvenliğinin sağlanabilmesi için güvenli bölge oluşturma amacı da güdülen harekatla, DEAŞ militanları bölgeden temizlenirken, PYD’nin Türkiye sınırındaki Afrin ve Kobani kantonlarının birleştirilmesi engellendi.

HAREKATTAN GÜNLER ÖNCESİ YAŞANANLAR

24 Ağustos 2016 tarihinde başlayan Fırat Kalkanı harekatından 4 gün önce Gaziantep’teki Beybahçe Mahallesi’nde bulunan Besna ve Nurettin Akdoğan çiftinin kına gecesine yönelik terör saldırısı düzenlenmiş, saldırıda çoğu çocuk 57 kişi hayatını kaybederken, 94 kişi de yaralanmıştı.

 Aynı gün kalabalık bir grup muhalif, ağır teçhizat yüklü 80'e yakın araç ile sınır kasabası Çobanbey’den yola çıkarak, Türk sınırına geldi.

 22 Ağustos 2016'da, DEAŞ terör örgütü, Gaziantep başta olmak üzere ülke genelinde gerçekleştirilen başarılı terör operasyonlarında örgütün sözde üst düzey mensuplarının ele geçirilmesi üzerine misilleme yaparak, Gaziantep’in Karkamış ilçesine 2 adet havan ateşi açtı. Bunun üzerine Türk sınır birlikleri tarafından 60 adet obüs mermisi ateşlenerek Cerablus ve Menbiç ağır bombardıman altına alındı. Aynı günlerde Türk Silahlı Kuvvetlerinin talimatı ile Karkamış'taki sivil halk kısa sürede tahliye edildi.

24 AĞUSTOS’TA HAREKAT BAŞLADI

24 Ağustos 2016 günü saat 04.00'te Türkiye "Cerablus'u IŞİD'den almak için" askeri harekat başlattığını açıkladı. Bu açıklama sonrası Cerablus bombalanmaya başlandı. Başbakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 294 adet topçu atışı yapıldı ve 81 hedef imha edildi. 3 saat sonra Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı çok sayıda tank ve zırhlı birlik sınırı geçerek yüzlerce ÖSO mensubu Türkmen ve Araplarla bir araya geldi. İlk taarruz sonrası Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) birlikleri, Keklice ve Kıvırcık kasabasını ele geçirdi. Operasyon sırasında Arap birlikler kırmızı, Türkmen birlikler ise turkuvaz kol bandı taktı. İlk belirlemelere göre 49 IŞİD'li öldürüldü.

CERABLUS 15 SAATTE ELE GEÇİRİLDİ




Suriye’nin Halep kentine bağlı Cerablus kasabasının komşusu olan Gaziantep’in Karkamış ilçesinden başlayan operasyonda 15 saat gibi kısa sürede Cerablus’un kontrolü tamamen TSK ve OSÖ birliklerinin eline geçti. 25 Ağustos 2016'da Türk Silahlı Kuvvetleri, "Topraklar ilhak edilmeyecek Özgür Suriye Ordusu'na bırakılacaktır" açıklaması yaptı.

26 Ağustos günü saat 00.20'de TSK tarafından yapılan basın açıklamasında, "Fırat Kalkanı Harekatının devam ettiği, bölgede yaşayan sivil halkın zarar görmemesi için her türlü tedbirin alındığı ve bu konuda azami hassasiyet gösterildiği" belirtildi.

27 Ağustos'ta YPG'li bir grubun Türk birliklerine yaptığı roketli saldırı sonucu bir tank hafif diğeri ağır olmak suretiyle iki tank zarar gördü. Ayrıca Türk ordusundan 3 asker yaralanmış 1 asker de  şehit edildi.

29 Ağustos itibarı ile 400 kilometrelik alanda bulunan 43 köy IŞİD ve YPG'nin elinden alarak kontrol altına alındı.

31 Ağustos'ta Cerablus'un batısında IŞİD'e karşı operasyonda 1 Türk tankı roketle vuruldu, 3 asker yaralandı. TSK, "tanka saldıran teröristler imha edildi" açıklamasını yaptı. 3 Eylül'de tarihinde Türk zırhlı araçları, Suriye'ye Çobanbey ilçesinden giriş yaptı.

CERABLUS-ÇOBANBEY HATTINDA PATLAYICILAR TEMİZLENDİ

TSK ve OSÖ birliklerinin ilçeye girmesi ile kaçan DEAŞ militanları ise arkalarında el yapımı patlayıcılar ve mayınlarla çok sayıda tuzak bıraktı. Operasyonda 92 gün sonunda, tuzaklanmış 40 mayın ve bin 707 el yapımı patlayıcı kontrollü olarak etkisiz hale getirildi. 215 yerleşim yerinde, yaklaşık bin 800 kilometrekarede kontrol sağlandı.

RUS UÇAĞI KRİZİNİN YILDÖNÜMÜ

Rus uçağı krizinin yıldönümü olan 24 Kasım 2016 tarihinde ise Suriye Ordusu'na bağlı uçaklar, Türk Silahlı Kuvvetlerini vurdu. Saldırıda 3 Türk askeri şehit oldu. 9 Şubat 2017'de Rusya, kazayla Türk askerini vurdu bu saldırıda da 3 Türk askeri şehit oldu. 24 Şubat 2017'de Türk Silahlı Kuvvetleri destekli Özgür Suriye Ordusu, El-Bab'ın kontrolünü tamamen DEAŞ'tan aldı.

2 BİN 15 KİLOMETRELİK ALAN KONTROL ALTINA ALINDI

Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında 198 gün sonunda, TSK ve ÖSO tarafından 243 yerleşim yeri ve yaklaşık 2 bin 15 kilometrelik alan kontrol altına alındı. Toplam 145 gün süren operasyonla kontrolün sağlandığı Bab’dan kaçan DEAŞ mensuplarının bölgeye tuzakladığı patlayıcı ve mayınlar da temizlendi.

67 TÜRK ASKERİ ŞEHİT OLURKEN, ÖSO 600 ŞEHİT VERDİ

Cerablus-Çobanbey-El Bab hattında toplam 216 gün süren operasyonda 67 Türk askeri şehit olurken, 245 asker de yaralanarak gazi oldu. Operasyonu TSK ile birlikte yürüten ÖSO birliklerinin ise operasyon boyunca yaklaşık 600 şehit verdiği öğrenildi.

BİNLERCE TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ

Türk Silahlı Kuvvetlerinden Şubat ayında yapılan açıklamada ise Fırat Kalkanı Harekatı 2 bin 288'i ölü olmak üzere toplam 2 bin 705 DEAŞ mensubu, 322'si ölü olmak üzere toplam 344 PKK/PYD mensubu teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Bölgesel Kaynaklar, operasyon kapsamında öldürülen toplam terörist sayısının 3 bini aştığını belirtiyor.



http://www.milliyet.com.tr/firat-kalkani-harekatinin-216-gundem-2423279/






10 Kasım 2017 Cuma

TÜRKİYE-AB GERİ KABUL ANLAŞMASI VE VİZE DİYALOĞU BÖLÜM 11

TÜRKİYE-AB GERİ KABUL ANLAŞMASI VE VİZE DİYALOĞU BÖLÜM 11



Üçüncü ülke vatandaşları ve vatansız kişilerin geri kabul koşullarının karineye dayanan kanıtı olarak değerlendirilen belgelerin ortak listesi

(Madde 4(1), 6(1) ve 10(2)) 

- İlgili kişinin Talep edilen Devletin topraklarına girdikten sonra alıkonulduğu yer ve koşullar hakkında o Devletin ilgili yetkilileri tarafından tanzim edilen açıklama, 
- Bir kişinin kimliği ve/veya ikameti ile ilgili uluslararası bir kuruluş (örneğin: BMMYK) tarafından sağlanan bilgi, 
- Aile üyeleri, seyahat arkadaşları vs. tarafından verilen bilgi raporları/teyitleri, 
- İlgili kişinin ifadelerinin yazılı beyanı. 


TÜRKİYE-AB GERİ KABUL ANLAŞMASI VE VİZE DİYALOĞU EKLERİ,


***






***




***








***





***





***




***




***





Vize Politikası Alanında İşbirliği hakkında Ortak Beyan

Akit Taraflar, halklar arası temasları daha çok artırmak amacıyla, 19 Şubat 2009 tarihli C-228/06 sayılı Mehmet Soysal, İbrahim Savatlı ve Almanya arasındaki 
davada Avrupa Birliği Adalet Divanı kararının ve Avrupa Ekonomik Topluluğu ile Türkiye arasında bir Birlik oluşturan Anlaşmaya ekli 23 Kasım 1970 tarihli Ek 
Protokole dayanan Türk Hizmet sağlayıcılarının haklarına ilişkin diğer ilgili kararların etkin şekilde uygulanmasını sağlamakla başlayarak vize politikası alanında ve ilgili alanlarda işbirliklerini güçlendirirler. 

7(1). Madde hakkında Ortak Beyan

Taraflar, “4. ve 6. Maddelerde anılan bir kişiyi menşei ülkesine doğrudan iade etmek amacıyla her çabayı” sergilemek için Talep Eden Devlet, Talepte Bulunulan Devlete bir geri kabul başvurusunu ibraz ederken aynı zamanda kişinin menşei olan ülkeye de bir geri kabul başvurusu ibraz etmesi gerektiğini kabul ederler. Talepte Bulunulan Devlet 11(2). Maddede anılan zaman zarfında cevap verecektir. Talep Eden Devlet, bu arada menşe ülkeden geri kabul başvurusuna olumlu bir cevap alınırsa Talepte Bulunulan Devleti bilgilendirir. Kişinin menşe ülkesi belirlenemediği ve bundan dolayı bir geri kabul başvurusu ibraz edilemediği takdirde, bu durumun sebepleri Talepte Bulunulan Devlete ibraz edilecek geri kabul başvurusunda bildirilmelidir. 

Teknik Desteğe İlişkin Ortak Bildiri

Türkiye ve Avrupa Birliği göç akımlarının yönetilmesinde ortak sorunlarla baş etmek ve özellikle düzensiz göç ile mücadele etmek için işbirliklerini artırma hususunda mutabık kalırlar.. Böylece, Türkiye ve Avrupa Birliği uluslararası külfetlerin paylaşımı, dayanışma, ortak sorumluluk ve müşterek anlayışa olan bağlılıklarını ifade edeceklerdir. 

Bu işbirliği coğrafi gerçekleri göz önünde bulunduracak ve aracı bir aday ülke olarak Türkiye’nin çabaları temeline dayanarak gelişecektir. Keza, söz konusu işbirliği 18 Şubat 2008 tarih ve 2008/157/AT sayılı Türkiye Cumhuriyeti ile Katılım Ortaklığında kapsanan ilkeler, öncelikler ve koşullar üzerine Konsey Kararını ve Türkiye’nin AB’ye girmesi üzerine bu alandaki tüm AB müktesebatın tamamını kabul ettiğinin ve uygulamaya hazır olduğun belirtildiği AB müktesebatının Kabulüne ilişkin Türkiye 2008 Ulusal Programı’nı göz önünde bulunduracaktır. 

Bu bağlamda, Avrupa Birliği, bu Anlaşmanın uygulanmasında Türkiye’yi desteklemek için mümkün olan kuvvetlendirilmiş mali desteği sağlamayı taahhüt eder. 

Böylelikle, Türkiye’nin yasadışı göçmenlerin kendi topraklarına giriş, kalış ve çıkışlarını önlemesi için kapasitesinin artırılması amacıyla kuruluş ve kapasite 
oluşturulmasına özellikle dikkat edilecektir. Bu, diğer yöntemlerin yanı sıra, sınır gözetleme donanımları satın alma, kabul merkezleri ve sınır polisi yapıları tesis 
etme ve AB’nin dış desteğinin yönetişimini sağlayan mevcut kurallara tam riayet ederek eğitim faaliyetlerini destekleme yoluyla gerçekleştirilebilir.

Bu Anlaşmanın sürekli, tam ve etkin uygulanmasını desteklemek için bütünleşmiş sınır yönetimi ve göç alanında bir sektör destek programını da içeren bir AB mali yardımı, Türk yetkili makamları ile beraber belirlenecek usullere uygun olarak ve 2013’ten sonra bir sonraki AB mali perspektifleri kapsamında ve doğrultusunda geliştirilecektir. 

Danimarka’ya İlişkin Ortak Bildiri

Akit Taraflar, bu Anlaşmanın Danimarka Krallığı topraklarında ve Danimarka Krallığı vatandaşları için geçerli olmayacağını dikkate alır. Bu koşullarda, Türkiye ve Danimarka’nın bu Anlaşma ile aynı şartlarda bir geri kabul anlaşması imzalamaları uygun olacaktır. 

İzlanda ve Norveç’e İlişkin Ortak Bildiri

Akit Taraflar, özellikle 18 Mayıs 1999 tarihli Schengen müktesebatının bu ülkelerin katkısıyla yürürlüğe konması, uygulanması ve geliştirilmesi ile ilgili Anlaşmaya binaen Avrupa Birliği ile İzlanda ve Norveç arasındaki yakın ilişkiyi dikkate alır. Bu koşullarda, Türkiye ile İzlanda ve Norveç’in bu Anlaşma ile aynı şartlarda bir geri kabul anlaşması imzalamaları uygun olacaktır. 

İsviçre’ye İlişkin Ortak Bildiri

Akit Taraflar, özellikle 1 Mart 2008 tarihinde yürürlüğe giren Schengen müktesebatının İsviçre’nin katkısıyla yürürlüğe konması, uygulanması ve geliştirilmesi ile ilgili Anlaşmaya binaen Avrupa Birliği ile İsviçre arasındaki yakın ilişkiyi dikkate alır. Bu koşullarda, Türkiye’nin İsviçre ile bu Anlaşma ile aynı şartlarda bir geri kabul anlaşması imzalamaları uygun olacaktır. 

Lihtenştayn Prensliğine İlişkin Ortak Bildiri

Akit Taraflar, özellikle 19 Aralık 2011 tarihinde yürürlüğe giren Schengen müktesebatının Lihtenştayn Prensliği’nin katkısıyla yürürlüğe konması, uygulanması ve geliştirilmesi ile ilgili Anlaşmaya binaen Avrupa Birliği ile Lihtenştayn Prensliği arasındaki yakın ilişkiyi dikkate alır. Bu koşullarda, 
Türkiye’nin Lihtenştayn Prensliği ile bu Anlaşma ile aynı şartlarda bir geri kabul anlaşması imzalamaları uygun olacaktır. 


RAPOR

TÜRKİYE-AB GERİ KABUL ANLAŞMASI VE VİZE DİYALOĞU
MEHMET UĞUR EKİNCİ

Son on yıldır inişli-çıkışlı bir grafik çizen Türkiye-AB ilişkileri, 2013 yılının sonlarında imzalanan Geri Kabul Anlaşması (GKA) ve başlatılan vize diyalog süreciyle farklı bir boyut kazanmıştır. Böylece iki taraf arasında üyelik müzakerelerinin dışında bir ilişki düzlemi oluşmuş, karşılıklı taahhütlerin yerine getirilmesine yönelik birçok adım atılmıştır. 2015 yılında Avrupa’nın büyük bir mülteci kriziyle karşı karşıya kalması, geri kabul ve vize serbestisi süreçlerini siyasi gündemin önemli bir maddesi haline getirmiş, 29 Kasım 2015 tarihinde yapılan Türkiye-AB zirvesinde bu iki sürecin hızlandırılmasına karar verilmiştir. Mart 2016’da gerçekleşen zirvelerde yapılan güncellemelerin sonucunda, 
GKA’nın tam olarak uygulanmasına 1 Haziran 2016’da başlanması ve aynı tarihte Türk vatandaşlarına vizesiz seyahat hakkının tanınması üzerinde anlaşılmıştır. Bununla birlikte yerine getirilmesi gereken kriterler üzerinden tartışma devam etmektedir.

Türkiye’nin AB ile imzaladığı GKA ve bunun karşılığında Türk vatandaşlarına önerilen vize serbestisi, iki tarafa önemli getiriler sağlamakla beraber bazı belirsizlik ve riskleri de içinde barındırmaktadır. GKA’nın Avrupa’ya yönelik yoğun göç dalgaları karşısında uygulanabilirliği, mültecileri kapsayıp kapsamadığı gibi konularda farklı görüşler ortaya atılmakta, anlaşmayı üçüncü ülke vatandaşları için uygulamaya koymanın uzun vadede Türkiye için doğurabileceği riskler konusunda tartışmalar devam etmektedir. Mülteci krizinin ortaya çıkmasının ardından AB ile Türkiye arasında yaşanan siyasi yakınlaşma vize serbestisinin kısa vadede uygulamaya konacağı yönündeki beklentileri 
artırmış olmakla beraber, vize diyalog sürecinin nasıl sonuçlanacağı konusundaki belirsizlik tamamen ortadan kalkmış değildir.

MEHMET UĞUR EKINCI

HAKKINDA;

Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde lisans, Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı. Ohio State Üniversitesi ve Bilkent 
Üniversitesi’nde doktora dersleri aldıktan sonra Londra Üniversitesi SOAS Siyaset ve Uluslararası Calışmalar Bölümü’nde doktorasını tamamladı. Araştırma alanları arasında güncel Balkan politikaları, Avrupa siyaseti, iç siyaset-uluslararası siyaset bağlantıları, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri dış politikası ve siyasi tarihi bulunmaktadır.



BÖLÜM DİPNOTLARI;

1. Schengen Anlaşması’nın orijinal metni için bkz. Convention Implementing The Schengen Agreement, 14 Haziran 1985, 
http://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=CELEX:42000A0922(02):en:HTML, (Erişim tarihi: 2 Mayıs 2016)
2. Andrew Geddes, “Borders, Territory, and Migration in the European Union: From the Politics of Migration in 
Europe to the European Politics of Migration”, der. Oliver Schmidtke ve Saime Özçürümez, Of States, Rights, and 
Social Closure, (Palgrave Macmillan, New York: 2008), s. 216-218. 
3. Avrupa Komisyonu, “European Commission Proposes to Lift Visa Obligations for Citizens of Georgia”, Brüksel, 9 Mart 2016; Avrupa Komisyonu, 
    “European Commission Proposes Visa-free Travel for Citizens of Ukraine”, Brüksel, 20 Nisan 2016; Avrupa Komisyonu, “European Commission Proposes 
    Visa-free Travel for the People of Kosovo”, Brüksel, 4 Mayıs 2016.
4. “The Ordinary Legislative Procedure”, AB Konseyi, 
     http://www.consilium.europa.eu/en/council-eu/decision-making/ordinary-legislative-procedure, (Erişim tarihi: 2 Mayıs 2016).
5. Bente Puntervold Bø, “The Use of Visa Requirements as a Regulatory Instrument for the Restriction of 
    Migration”, der. Anita Böcker, vd., Regulation of Migration: International Experiences, (Amsterdam: 1998), 
    s. 192; Mark B. Salter, “Passports, Mobility, and Security: How Smart Can the Border Be?”, International 
    Studies Perspectives, Cilt: 5, Sayı: 1, (Şubat 2004), s. 73; Didier Bigo, “Globalized (In)security: The Field and 
    the Ban-opticon”, der. Didier Bigo ve Anastassia Tsoukala, Terror, Insecurity and Liberty: Illiberal Practices of 
    Liberal Regimes After 9/11, (Londra ve New York: 2008), s. 22.
6. Anthony Richmond, Global Apartheid: Refugees, Racism, and the New World Order, (New York, 1994), s. 216.
7. Florian Trauner ve Emanuele Manigrassi, “When Visa-free Travel Becomes Difficult to Achieve and Easy 
to Lose: The EU Visa Free Dialogues after the EU’s Experience with the Western Balkans”, European Journal of 
    Migration and Law 16, (2014), s. 127, 135.
8. Her yıl AB ülkelerine vize başvurusunda bulunan ortalama bir milyon Türk vatandaşının ödediği toplam vize başvuru ücreti 50 milyon avroyu bulmakta, başvuru 
    sürecinde yapılan ekstra masraflarla beraber bu maliyet birkaç kat artmaktadır: “Schengen Başvurularının Devasa Faturası”, Milliyet, 25 Haziran 2015; “300 Milyon 
     Euro Cebimizde Kalacak”, Milliyet, 1 Aralık 2015.
9. Kemal Kirişci, Will the Readmission Agreement Bring the EU and Turkey Together or Pull Them Apart?, CEPS Commentary, 4 Şubat 2014, s. 2; H. Burç Aka ve 
    Nergiz Özkural, “Turkey and the European Union: A Review of Turkey’s Readmission Agreement”, The European Legacy, Cilt: 20, Sayı: 3, (2015), s. 9.
10. “Cutting the Visa Knot: How Turks Can Travel Freely to Europe”, ESI Report, 21 Mayıs 2013, 
      http://www.esiweb.org/index.php?lang=en&id=156&document_ID=139, (Erişim tarihi: 2 Mayıs 2016)
11. Alper Baysan, “Multiple Arenas and Diverse Techniques of Securitisation: The Case of the EU’s Visa Regime 
      towards Turkey”, Journal of Contemporary European Research, Cilt: 9, Sayı: 5, (2013): s. 742-743.
12. Türkiye’de satın alma gücü paritesine göre kişi başına düşen yıllık milli gelir Bulgaristan’a göre yüksek olup 
      Romanya ve Hırvatistan’dan çok az farkla düşüktür: 
      http://data.worldbank.org/indicator/NY.GNP.PCAP.PP.CD?order=wbapi_data_value_2014+wbapi_data_value+wbapi_data_value-last&sort=desc, (Erişim tarihi: 2 Mayıs 2016).
13. İlgili veriler için bkz. 
      http://data.worldbank.org/indicator/SL.UEM.TOTL.ZS?order=wbapi_data_value_2014+wbapi_data_value+wbapi_data_value-last&sort=asc, (Erişim tarihi: 2 Mayıs 2016).
14. AB Konseyi, “Council Conclusions on Developing Cooperation with Turkey in the Areas of Justice and Home Affairs”, Lüksemburg, 21 Haziran 2012.
15. Anlaşmanın tam metni için bkz. 
      http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/08/20140802-1-1.pdf, (Erişim tarihi: 2 Mayıs 2016).
16. Avrupa Komisyonu, “EU-Turkey Joint Action Plan”, Brüksel, 15 Ekim 2015.
17. AB Konseyi, “Meeting of Heads of State or Government with Turkey-EU-Turkey Statement, 29/11/2015”, Brüksel, 29 Kasım 2015.
18. Eylem planının tam metni için bkz. 
     http://www.basbakanlik.gov.tr/docs/KurumsalHaberler/64.hukumet-eylem-plani-kitap.pdf, (Erişim tarihi: 2 Mayıs 2016).
19. Toplantıda yapılması kararlaştırılan reformların listesi için bkz. 
      http://www.ab.gov.tr/index.php?p=50136&l=1 
20. Yönetmelik için bkz. 
      http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/01/20160115-23.pdf, (Erişim tarihi: 2 Mayıs 2016).
21. AB Konseyi, “EU-Turkey Statement, 18 March 2016”, Brüksel, 18 Mart 2016; Avrupa Komisyonu, “EU-Turkey 
      Agreement: Questions and Answers”, Brüksel, 19 Mart 2016.
22. Anlaşmanın esas metni için bkz. 
      http://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX%3A22014A0507(01). Metnin Türkçe tercümesi raporun sonuna eklenmiştir.
23. Genelgenin metni için bkz. http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/04/20140416-10.htm, (Erişim tarihi: 2 Mayıs 2016).
24. Göç İdaresi Genel Müdürlüğünden (GİGM) yetkililerle mülakat.
25. Cenk Aygül, “Visa Regimes as Power: The Cases of the EU and Turkey”, Alternatives, Cilt: 38, Sayı: 4, (2013), s. 330.
26. Suriye ile olan GKA, ülkedeki mevcut durum nedeniyle fiilen askıdadır. Bu yüzden Türkiye ile AB arasındaki 
      GKA’nın yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2014 tarihinde Suriye uyrukluların Türkiye’ye iade edilmelerine başlanmamıştır. 
27. “Türkiye’nin AB’ye Sunduğu Paketin Detayları”, Habertürk, 12 Mart 2016.
28. Bkz. http://ec.europa.eu/dgs/home-affairs/what-we-do/policies/european-agenda-migration/proposal-implementation-
      package/docs/return_handbook_en.pdf, s. 7-8. AB İade El Kitabı henüz taslak aşamasında olduğundan tavsiye niteliğindedir. 
29. Frontex, FRAN Quarterly, Quarter 1, (Ocak-Mart 2015), s. 22.
30. Bkz. “Migratory Routes Map”, Frontex, http://frontex.europa.eu/trends-and-routes/migratory-routes-map, (Erişim tarihi: 9 Mayıs 2016).
31. “..... 804.465 .. µ......... ... ....... .... ...... . .. .... ... ..”, real.gr, 24 Aralık 2015.
32. Gerald Knaus, “The Devil in the Detail: EU-Turkey Refugee Summit in November 2015”, ESI, 29 Kasım 2015, 
      www.esiweb.org/rumeliobserver/2015/11/29/the-devil-in-the-detail-eu-turkey-refugee-summit-in-november-
      2015, (Erişim tarihi: 6 Mayıs 2016).
33. Göç İdaresi Genel Müdürlüğünden (GİGM) yetkililerle mülakat. 
34. Human Rights Watch, “Stuck in a Revolving Door: Iraqis and Other Asylum Seekers and Migrants at the European Union,” 26 Kasım 2008, 
     https://www.hrw.org/report/2008/11/26/stuck-revolving-door/iraqis-and-other-asylum-seekers-and-migrants-greece/turkey, (Erişim tarihi: 6 Mayıs 2016); 
     Human Rights Watch, “Yunanistan:  Botlara Yönelik Saldırılar Göçmenlerin Hayatlarını Tehlikeye Atıyor”, 23 Ekim 2015, 
     https://www.hrw.org/tr/news/2015/10/23/282584, (Erişim tarihi: 6 Mayıs 2016).
35. “Türkiye Üzerinden Giden Kaçaklar İade Ediliyor”, Habertürk, 1 Mart 2016; “Yunanistan, 81 Ekonomik Göçmeni Türkiye’ye İade Etti”, Hürriyet, 11 Mart 2016.
36. Direktifin tam metni için bkz. 
      http://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/HTML/?uri=CELEX:32013L0032&from=EN, (Erişim tarihi: 6 Mayıs 2016). 
37. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, “Global Consultations on International Protection/Third Track: Asylum 
      Processes (Fair and Efficient Asylum Procedures)”, EC/GC/01/12, 31 Mayıs 2001.
38. Geçici Koruma Yönetmeliği’nin tam metni için bkz. 
      http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/10/2014 1022-15-1.pdf, (Erişim tarihi: 2 Mayıs 2016).
39. Eylül 2015 sonu itibarıyla AB ülkelerinde sonuçlanmayı bekleyen toplam iltica başvuru sayısı 800 bin üzerindedir: “More than 410 000 First Time Asylum 
     Seekers Registered in the Third Quarter of 2015”, Eurostat Newsrelease, 10 Aralık 2015.
40. Örneğin bkz. “Turkey as a ‘Safe Third Country’ for Greece”, ESI Background Document, 17 Ekim 2015, 
      http://www.esiweb.org/pdf/ESI%20-%20Turkey%20as%20a%20safe%20third%20country%20-%2017%20October%202015.pdf, 
      (Erişim tarihi: 6 Mayıs 2016). 
41. Gerald Knaus, “Ein Plan B für Merkel”, Süddeutsche Zeitung, 21 Ocak 2016.
42. “Hilfe für Athen, Sorge um Schengen”, tagesschau.de, 5 Şubat 2016; “Hot Spot Work Intensifies as Greece 
      Agrees to Recognize Turkey as ‘Safe’ Country”, ekathimerini.com, 5 Şubat 2016. Yunanistan’ın Göç İşlerinden 
      Sorumlu Bakan Yardımcısı Yoannis Muzalas, Türkiye’nin kendi vatandaşları için güvenli bir ülke olmadığı, fakat 
      sığınmacılar için yeterli düzeyde uluslararası koruma sağladığı iddiasındadır: “....... ........: .. ..... ... 
       ....... .... ....µ...”, . ....., 28 Mart 2016. 
43. Avrupa Komisyonu, “Communication... Next Operational Steps in EU-Turkey Cooperation in the Field of 
      Migration”, Brüksel, 16 Mart 2016, s. 3; “EU Council: Why Greece Should Consider Turkey Safe for Syrian Refugees”, 
      neweurope.eu, 9 Haziran 2016.
44. “Rechtsgutachten von PRO ASYL: Türkei ist Kein Sicherer Staat für Flüchtlinge!”, Pro Asyl, 4 Mart 2016, 
      https://www.proasyl.de/news/rechtsgutachten-von-pro-asyl-tuerkei-ist-kein-sicherer-staat-fuer-fluechtlinge, 
      (Erişim tarihi: 6 Mayıs 2016); Amnesty International, “EU-Turkey Summit: Don’t Wash Hands of Refugee Rights”, 7 Mart 2016, 
      https://www.amnesty.org/en/latest/news/2016/03/eu-turkey-summit-refugees, (Erişim tarihi: 6 Mayıs 2016); Eirik Christophersen, 
      “What is a Safe Third Country?”, Norwegian Refugee Council, 9 Mart 2016, 
      http://www.nrc.no/?did=9215457, (Erişim tarihi: 6 Mayıs 2016); BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, 
      “UN Rights Chief Expresses Serious Concerns over EU-Turkey Agreement”, Cenevre, 24 Mart 2016, 
      http://www.ohchr.org/EN/NewsEvents/Pages/DisplayNews.aspx?NewsID=18531&LangID=E, (Erişim tarihi: 6 Mayıs 2016).
45. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, “Legal Considerations on the Return of Asylum-seekers and Refugees from Greece to Turkey as Part of the 
      EU-Turkey Cooperation in Tackling the Migration Crisis under the Safe Third Country and First Country of Asylum Concept”, 23 Mart 2016.
46. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, “Serbia As a Country of Asylum”, Ağustos 2012, 
      http://www.unhcr.rs/media/UNHCRSerbiaCountryofAsylumScreen.pdf, (Erişim tarihi: 6 Mayıs 2016). 
47. “Government has Identified List of Safe Countries”, Macaristan Hükümeti, 22 Temmuz 2015, 
      http://www.kormany.hu/en/news/government-has-identified-list-of-safe-countries, (Erişim tarihi: 6 Mayıs 2016).
48. “Refugees Deported by Hungary Left ‘In Limbo’”, Balkan Insight, 22 Ekim 2015.
49. AB’nin kısaca Dublin Düzenlemesi olarak adlandırılan 604/2013 sayılı düzenlemesine göre sığınmacıların iltica başvurularını 
      AB topraklarına ilk giriş yaptıkları ülkeye yapmaları gerekmektedir. Düzenlemenin tam metni için bkz. 
      http://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=OJ:L:2013:180:0031:0059:EN:PDF, (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016).
50. “FM: Sending Migrants Back to Serbia is Unacceptable”, B92, 15 Eylül 2015.
51. “..........: ........ ..... ....... ...... .. .......... .....”, RTS, 19 Ocak 2016.
52. “.....: ........ .... .... ....... . ......”, RTS, 15 Ocak 2016.
53.“Asylum Seekers in Hungary at Risk of Deportation to Serbia”, B92, 13 Ocak 2016; Migrant Solidarity Group of Hungary, “Draft Amendments to Asylum Law in 
      Hungary will Drive Refugees to Western Europe”, 17 Mart 2016, 
      http://www.migszol.com/blog/draft-amendments-to-asylum-law-in-hungary-will-drive-refugees-to-western-europe, (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016).
54. Hungarian Helsinki Committee, “Building a Legal Fence”, 7 Ağustos 2015, 
      http://www.helsinki.hu/wp-content/uploads/HHC-HU-asylum-law-amendment-2015-August-info-note.pdf; 
      Amnesty International, “Hungary Violates Human Rights of Refugees”, 20 Eylül 2015, 
      https://www.amnesty.org/en/documents/eur27/2474/2015/en, (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016).
55. Direktifin tam metni için bkz. http://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=OJ:L:2001:212:0012:0023:EN:PDF, 
     (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016). Bilgi için ayrıca bkz. İbrahim Kaya ve Esra Yılmaz Eren, “Türkiye’deki Suriyelilerin Hukuki Durumu”, SETA Rapor, (2015), s. 40-44.
56. “..... 804.465 .. µ......... ... ....... .... ...... . .. .... ... ..”, real.gr, 24 Aralık 2015.
57. Vize diyaloğu için imzalanan mutabakat zaptı ve meşruhatlı yol haritasının tam metni için bkz. 
      http://www.mfa.gov.tr/data/agreed%20minutes%20ve%20annotated%20roadmap.pdf, (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016).
58. Schengen bölgesi şu ülkeleri kapsamaktadır: Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İspanya, İsveç, 
      İsviçre, İtalya, İzlanda, Letonya, Lihtenştayn, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya, Yunanistan. 
      Vize serbestliği, henüz Schengen bölgesine dahil olmayan üç AB ülkesi (Bulgaristan, Romanya ve Hırvatistan) için de geçerli olacaktır. 
      Türk vatandaşlarının Birleşik Krallık, İrlanda ve GKRY’ye girişlerinde ise vize zorunluluğu devam edecektir.
59. Bkz. 
      http://ec.europa.eu/dgs/home-affairs/what-is-new/news/news/docs/20131216-roadmap_towards_the_visa-free_regime_with_turkey_en.pdf, 
      (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016). 
60. Avrupa Komisyonu, “Report... on Progress by Turkey in Fulfilling the Requirements of its Visa Liberalisation Roadmap”, Brüksel, 20 Ekim 2014.
      2015 Türkiye-AB İlerleme Raporu
61. Avrupa Komisyonu, “Turkey 2015 Report”, Brüksel, 10 Kasım 2015, s. 69-73. 
62. Örneğin bkz. François Crépeau, “Report by the Special Rapporteur on the Human Rights of Migrants, Mission to Turkey (25–29 June 2012),” A/HRC/23/46/Add.2.
63. T.C. Dışişleri Bakanlığı, “Vatandaşlarımızın Schengen Alanına Vizesiz Seyahati, Geri Kabul Anlaşması ve Göç Eylem Planı”, 
      http://www.mfa.gov.tr/soru-cevap.tr.mfa, (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016).
64. Avrupa Komisyonu, “Second Report on Progress by Turkey in Fulfilling the Requirements of its Visa Liberalisation  Roadmap”, Brüksel, 4 Mart 2016; 
     Avrupa Komisyonu, “Commission Staff Working Document”, Brüksel, 4 Mart 2016.
65. Avrupa Komisyonu, “First Report on the Progress Made in the Implementation of the EU-Turkey Statement”, Brüksel, 20 Nisan 2016.
66. Yönetmelik için bkz. http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/04/20160426-1.htm, (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016).
67. “E-vize Sistemi Daraltılıyor”, Habertürk, 15 Nisan 2016.
68. Karar için bkz. http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/05/20160503-13.pdf, (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016).
69. Avrupa Komisyonu, “Third Report on Progress by Turkey in Fulfilling the Requirements of its Visa Liberalisation Roadmap”, Brüksel, 4 Mayıs 2016; Avrupa 
     Komisyonu, “Commission Staff Working Document”, Brüksel, 4 Mart 2016 ve Avrupa Komisyonu, “Commission Staff Working Document”, Brüksel, 4 Mayıs 2016.
70. Bu pasaportların dağıtımına 1 Haziran 2016 tarihinde başlanacaktır: “Yeni Pasaportlar 1 Haziran’da”, trthaber.com, 4 Mayıs 2016.
71. GRECO raporu için bkz. 
     http://www.coe.int/t/dghl/monitoring/greco/evaluations/round4/Eval%20IV/GrecoEval4Rep(2015)3_Turkey_EN.pdf, (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016).
72. Sözü geçen çerçeve kararında terör suçlarının niteliği ve bu suçlara karşı uygulanabilecek yaptırımlar ortaya konmuştur: 
      http://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=celex:32002F0475, (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016). Konsey, 
      2008 yılında yayımladığı ek kararnameyle bir yandan terör suçları kapsamını kışkırtıcılık, adam toplama ve yetiştirmeyi 
      de içerecek şekilde genişletmiş, diğer yandan terörle mücadelede ifade hürriyetine özen gösterilmesinin altını 
      çizmiştir: http://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=celex:32008F0919, (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016).
73. “EU Parliament to Block Turkey Visa File Until Terrorism Reforms Made”, Deutsche Presse-Agentur, 10 
       Mayıs 2016; “AB Vize Kararı! Muafiyet Rötar Yedi”, Vatan, 12 Haziran 2016.
74. ”Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AB’ye Cevap”, Sabah, 6 Mayıs 2016; “Başbakan Binali Yıldırım, CHP ve MHP’ye Teşekkür Etti”, Milliyet, 14 Haziran 2016.
75. AB resmi rakamlarına göre 2014 yılı itibarıyla AB’de kanunsuz olarak bulunduğu tespit edilen Türk vatandaşları, AB’de kanunsuz durumdaki yabancı sayısının 
     yalnızca yüzde 1,3’üne denk gelmektedir (bkz. Tablo 4). 
76. Özellikle Birleşik Krallık’ta 23 Haziran 2016’da düzenlenen AB referandumu öncesinde AB’den ayrılma yanlıları bu endişeyi sürekli gündemde tutmuş, 
      böylelikle –bu ülke Schengen Anlaşması’na dahil olmadığı halde– Türk vatandaşlarının AB’ye vizesiz seyahati konusu sıklıkla tartışılmıştır: Örneğin bkz. 
      “Turkey Visa Deal will Increase Risk of Terrorist Attacks, EU Report Reveals”, The Telegraph, 17 Mayıs 2016; Melanie Phillips, “Turkey is a Trojan Horse 
      Endangering Europe”, The Times, 6 Haziran 2016; “İngiltere Adalet Bakanı Gove: Türkiye’ye Vize Serbestisi Büyük Risk Olur”, BBC Türkçe, 9 Haziran 2016; 
      “Brexit Campaigners have Admitted Turkey will not Join the EU, Prime Minister Reveals”, The Telegraph, 12 Haziran 2016.
77. Amanda Paul, “Turkey’s EU Journal: What Next?”, Insight Turkey, Cilt: 14, Sayı: 3, (2012), s. 29; Baysan, “Multiple Arenas and Diverse Techniques of 
      Securitisation”, s. 750-751; “CSU Kündigt Widerstand Gegen Türkei-Deal an”, Zeit Online, 8 Mart 2016 ; “Merkel Weist Seehofers Forderungen Zurück”, 
      Zeit Online, 15 Mart 2016; “AP Başkanı Zirveden Umutsuz”, dw.com, 16 Mart 2016.
78. Almanya’nın Die Zeit gazetesinden Michael Thumann ve Avusturya’nın Die Presse gazetesinden Duygu Özkan ile mülakatlar.
79. “Turkey a Key Strategic Partner for the European Union, Top EU Official Says”, Daily Sabah, 6 Mart 2016; “Merkel Allies Balk at Visa Waiver for Turkey in 
     Refugee Plan”, Bloomberg, 15 Mart 2016. 
80. “Yunanistan’dan Türkiye’ye Fahiş Zam”, Sabah, 28 Nisan 2015.
81. “Türk Turistlere Vize Kolaylığı Sözü”, Hürriyet, 20 Ekim 2015.
82. Örneğin bkz. “CSU will Türkei zu Sicherem Herkunftsstaat Erklaren”, Die Welt, 8 Mart 2016.
83. Avrupa Komisyonu, “An EU ‘Safe Countries of Origin’ List”, 
      http://ec.europa.eu/dgs/home-affairs/what-we-do/policies/european-agenda-migration/background-information/docs/2_eu_safe_countries_of_origin_en.pdf, 
      (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016).
84. İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM) Başkanı Metin Çorabatır ve Almanya’nın Die Zeit gazetesinden Michael Thumann ile mülakatlar; 
      “The Pros and Cons of Visa-free Travel for Turkey”, dw.com, 18 Mart 2016.
85. Örneğin bkz. Emanuela Roman, Theodore Baird ve Talia Radcliffe, “Why Turkey is Not a ‘Safe Country’”, Statewatch, Şubat 2016; “Abkommen mit der Türkei 
      EU-Abgeordnete Mahnen Nach Erdogan-Rede zu Vorsicht”, Frankfurter Allgemeine, 7 Mayıs 2016.
86. AB Türkiye Delegasyonu yetkilileriyle mülakat; “Vize Serbestisi için Şartlar Yerine Getirilmeli”, dw.com, 19 Nisan 2016.
87. Türkiye’den yetkililer, özellikle terörle ve yolsuzlukla mücadeleye ilişkin gerekliliklerin kapsam ve ölçütlerinin belirsiz olduğunu vurgulamaktadırlar: 
     “Vize Serbestisinin ‘Terörle Mücadele’ Çıkmazı”, dw.com, 18 Mayıs 2016.88.“Migrant Crisis: EU-Turkey Deal is ‘Working’”, BBC, 24 Nisan 2016; “Tusk: This could in Fact be the Start of the Process of Destruction of not only the 
     EU but also of the Western Political Civilization”, Business Insider, 13 Haziran 2016.
89. Avrupa Parlamentosu, “European Parliament Resolution of 14 April 2016 on the 2015 Report on Turkey (2015/2898(RSP))”, Strazburg, 14 Nisan 2016; ayrıca 
     bkz.“AP’nin Türkiye Raporu Kabul Edildi”, Habertürk, 14 Nisan 2016.
90. “’Türkiye Kalan Kriterleri Zamanında Karşılayamaz’”, Milliyet, 6 Mayıs 2016.
91. Bu konuda AB ülkelerde yapılmış kamuoyu yoklamalarının genel bir görünümü için bkz. “The Future of Schengen”, European Council on Foreign Relations Flash 
      Scorecards, 
      http://www.ecfr.eu/specials/scorecard/schengen_flash_scorecard, (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016).

92. “AB’den Türkiye’ye Vize Koşulu”, dw.com, 17 Nisan 2016; Alex Barker ve Duncan Robinson, “EU States Grow Wary as Turkey Presses for Action on Visas Pledge”, 
      Financial Times, 20 Nisan 2016.
93. Dışişleri Bakanlığından yetkililerle mülakat; “AB Bakanı’nından Vize Resti”, Sabah, 22 Mayıs 2015; “AB Bakanı Volkan Bozkır: ‘Vize Kalkmazsa...’”, Milliyet, 
      4 Mart 2016; “Erdoğan’dan AB’ye ‘Anlaşma’ Resti”, Yeni Şafak, 7 Nisan 2016; “Bakan Çavuşoğlu: AB Sözünde Durmazsa, Biz de İptal Ederiz”, 
      Hürriyet, 18 Nisan 2016
94. “Islamabad, EU Agree to Revise Migrant Treaty”, The Express Tribune, 25 Kasım 2015.
95. Mutabakat zaptının tam metni için bkz. 
       http://frontex.europa.eu/assets/Partners/Third_countries/WA_with_Turkey.pdf, (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016). 
96. Frontex, FRAN Quarterly, Quarter 1, (Ocak-Mart 2015).
97. 2015 yılının ikinci ve üçüncü çeyreklerinde Doğu Akdeniz ve Batı Balkanlar rotası üzerinde o güne kadarki en yoğun düzensiz göçmen trafiği ölçülmüştür: 
      Frontex, FRAN Quarterly, Quarter 3, (Temmuz-Eylül 2015).
98. “Nato Orders Fleet to Deploy in Aegean Sea ‘to Help end Europe’s Refugee Crisis’”, The Independent, 11 Şubat 2016.
99. “Outcome of Informal European Council of 7 March 2016 and The Informal Meeting of The EU Heads of State or Government with Turkey”, epthinktank.eu, 
      10 Mart 2016.
100. “Türkiye ve Almanya’dan İnsan Kaçakçılarına Büyük Darbe”, Hürriyet, 20 Ocak 2016.
101. “Sınırlarda Suça Karşı İşbirliği”, Al Jazeera Turk, 25 Mayıs 2015.
102. Avrupa Komisyonu,“Third Report on Progress,” s. 4. 
103. “Kaçış Artık Çok Daha Pahalı”, Habertürk, 8 Aralık 2015.
104. Mart 2016 Türkiye-AB mutabakatından önceki üç hafta içerisinde 26.878 kişinin Yunan adalarına düzensiz olarak geçtiği tespit edilmişken mutabakattan 
       sonraki üç haftada bu sayı 5.847’ye düşmüştür: Avrupa Komisyonu, “First Report on the Progress Made in the Implementation of the EU-Turkey Statement”, 
       Brüksel, 20 Nisan 2016, s. 2. Ayrıca bkz. “Greece Marks First day without Refugee Arrivals”, worldbulletin.net, 24 Mart 2016; “Türkiye’den Avrupa’ya Geçen 
       Günlük Mülteci Sayısı 6 Binden 200’e Düştü”, T24, 18 Nisan 2016.
105. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Fuat Oktay’a göre, Ocak 2016 sonu itibarıyla Suriye’de yerlerinden edilmiş durumda bulunan yaklaşık 
       sekiz milyon kişinin sığınmacı olarak ülke dışına çıkma riski vardır: “8 Milyonluk ‘Risk’imiz Var”, Hürriyet, 21 Ocak 2016. 
106. Bu konudaki yorumlar hakkında bkz. “Balkan Countries Shut Borders as Attention Turns to New Refugee Routes”, The Guardian, 9 Mart 2016; “Flüchtlinge 
       Könnten Bald Über Die ‘Kaukasus-Route’ Kommen”, Die Welt, 17 Mart 2016; Wolfgang Munchau, “The EU Sells its Soul to Strike a Deal with Turkey”, 
       Financial Times, 20 Mart 2016.
107. AB’ye kısa süreli girişlerinde vatandaşlarından vize istenen ve istenmeyen ülkeler, AB Konseyi’nin 539/2001 sayılı yönetmeliğinin eklerinde belirtilmiştir. 
        Ek 1’de vize istenen ülkeler (“olumsuz liste”), Ek 2’de ise vizeden muaf ülkeler (“olumlu liste”) bulunmaktadır. Sonradan kabul edilen yönetmeliklerle bu listeler 
        güncellenmekte, ülkelere ve pasaport tiplerine göre farklı düzenlemeler getirilebilmektedir. Ayrıca AB ülkeleri de bireysel olarak zaman zaman bazı ülkelere vize 
        konusunda istisnai uygulamalarda bulunmaktadır. Uygulamaların güncel durumu için yönetmeliğin tam metnine bakınız: 
        http://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=CONSLEG:2001R0539:20140609:EN:PDF, (Erişim tarihi: 8 Mayıs 2016). 
108. 19 Nisan 2016 tarihi itibarıyla serbest bırakılan miktar 187 milyon avroya ulaşmıştır: Avrupa Komisyonu, “Facility for Refugees in Turkey: Commission Delivers 
        an Additional €110 Million under the Implementation of EU-Turkey Agreement”, Brüksel, 19 Nisan 2016.
109. Üye ülkeler arasında bu konudaki tartışmalar 2016 yılının Şubat ayına kadar devam etmiştir: “EU-Turkey Migrant Plan Blocked by Italy: Officials”,
        Reuters, 14 Ocak 2016; “Italy not Targeting Turkey in Blocking Aid, Says Envoy”, Hürriyet Daily News, 20 Ocak 2016; “Migrant Crisis: EU Approves 3 bn-euro 
        Fund for Turkey”, BBC, 3 Şubat 2016.
110. Aka ve Özkural, “Turkey and the European Union”, s. 10; “Harun Gümrükçü: Türkiye Brüksel’de Haklarını Kaybetti”, Hürriyet, 30 Kasım 2015.
111. TBMM, “Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği Arasında İzinsiz İkamet Eden Kişilerin Geri Kabulüne İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna 
        Dair Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum Komisyonu, İçişleri Komisyonu ve Dışişleri Komisyonu Raporları (1/876)”, 24/4, sıra no. 554, s. 20.
112. “Vizesiz Avrupa’ya ‘Hava’lı Giriş”, Hürriyet, 25 Aralık 2012.
113. Baysan, “Multiple Arenas and Diverse Techniques of Securitisation”, s. 749. ABAD bu dar yorumunu, 2013 yılında başka bir dava (C-221/11) için aldığı kararda 
       da ortaya koymuştur. Almanya’daki hasta babasını ziyaret etmek isteyen fakat vize başvurusu reddedilen Leyla Ecem Demirkan, Ankara Anlaşması uyarınca 
       Almanya’ya seyahat hakkının bulunduğunu iddia etmiş fakat ABAD, bu hakkın yalnızca aktif hizmet sağlayıcılar tarafından kullanılabileceğine karar vermiştir.
114. Söz konusu düzenleme için bkz. http://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX:32013R1289, (Erişim tarihi: 15 Haziran 2016).
115. Florian Eder, “France, Germany Propose ‘Emergency Brake’ in Turkey Visa Deal”, politico.eu, 28 Nisan 2016.
116. “Visa Waiver Suspension Mechanism: Council Ready to Start Negotiations with Parliament”, AB Konseyi, 
       http://www.consilium.europa.eu/en/press/press-releases/2016/05/20-visa-waiver-suspension-mechanism-negotiations-parliament,   
       (Erişim tarihi: 15 Haziran 2016).
117. “Could the Refugee Crisis Really Break up the European Union?”, The Independent, 23 Ocak 2016; “EU Border Controls: Schengen Scheme on the Brink after 
        Amsterdam Talks” The Guardian, 26 Ocak 2016.
118. “Austria Mulls Expulsion of Greece from Schengen”, The Local, 23 Ocak 2016.
119. “Kabinet Denkt na over mini-Schengenzone”, NOS, 18 Kasım 2015.




***

TÜRKİYE-AB GERİ KABUL ANLAŞMASI VE VİZE DİYALOĞU BÖLÜM 10

TÜRKİYE-AB GERİ KABUL ANLAŞMASI VE VİZE DİYALOĞU BÖLÜM 10



BÖLÜM VI 

VERİLERİN KORUNMASI VE SAKLI KALAN HÜKÜMLER 

Madde 17 

Verilerin Korunması 

Kişisel verilerin iletimi, sadece bu Anlaşmanın uygulanması için bu iletime Türkiye veya bir Üye Devletin yetkili makamları tarafından ihtiyaç duyulması halinde yapılacaktır. Belirli bir vakada kişisel verilere yönelik işlem ve muameleler, Türkiye’nin iç hukukuna ve kontrolörün bir Üye Devletin yetkili makamı olduğu durumlarda, 95/46/AT sayılı Direktifin hükümlerine ve bu direktifi takiben söz konusu Üye Devletin benimsediği ulusal mevzuata tabi olacaktır. Ayrıca, aşağıda sıralanan ilkeler uygulanacaktır:

(a) kişisel veriler adil ve hukuka uygun bir şekilde işlenmelidir;
(b) kişisel veriler bu Anlaşmanın uygulanması için belirtilen, sarih ve meşru amaçlar doğrultusunda toplanmalı ve ne bu bilgileri ileten ne de alan makamlar tarafından bunlara aykırı amaçlar için kullanılmamalıdır;
(c) kişisel veriler toplanma ve/veya daha ileri işleme konulma amacı açısından yeterli, konuyla ilgili ve gereğinden fazla olmamalıdır; özellikle, iletilen kişisel veriler sadece aşağıdakilere ilişkin olabilir: 
- Transfer edilecek kişinin kimlik bilgileri (isim, soyadı, önceki isimleri, takma adları veya lakapları, cinsiyeti, medeni hali, doğum tarihi ve yeri, şu anki ve herhangi bir önceki uyruğu gibi); 
- Pasaport, kimlik kartı veya ehliyet (seri numarası, geçerlilik süresi, veriliş tarihi, veren makam, verildiği yer); 
- Duraklamalar ve güzergah;
- Transfer edilecek kişinin kimlik tespiti için veya bu Anlaşma uyarınca geri kabul için aranan koşulların incelenmesi için gereken diğer bilgiler; 
(d) Kişisel veriler doğru olmalı ve gerektiğinde güncellenmelidir; 
(e) Kişisel veriler, verilerin toplanma veya daha ileri işlenme amacının, gerektirdiğinden daha uzun olmayacak süreyle veriye konu kişinin kimliğinin tespitine edilmesine imkan sağlayacak şekilde muhafaza edilmelidir; 
(f) Özellikle verilerin yeterli, konuyla ilgili ve doğru olmadığı veya işlem amacı açısından aşırı olması nedeniyle söz konusu verilerin işlenmesinin bu Madde 
hükümlerine uygun olmadığı durumlarda, gerek ileten makam gerekse alan makam kişisel verilerin uygun şekilde düzeltilmesi, silinmesi ve bunlara erişimin 
engellenmesi için gereken makul her adımı atacaktır. Buna her türlü düzeltme, silme veya engelleme durumunda diğer Tarafa bildirilmesi de dahildir; 
(g) talep üzerine, alan makam ileten makamı kendisine iletilen verilerin kullanımı ve onlardan elde edilen sonuçlar konusunda bilgilendirecektir. 
(h) kişisel veriler sadece yetkili makamlara iletilebilir. Bu bilgilerin sair makamlara iletimi ileten makamın muvafakatini gerektirir. 
(i) ileten ve alan makamlar kişisel verilerin iletim ve alımının yazılı kaydını tutmakla yükümlüdürler. 


Madde 18

Saklı Kalan Hükümler 

1. Bu Anlaşma Birliğin, Üye Devletlerinin ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler de dahil olmak üzere uluslararası hukuktan doğan hak, yükümlülük ve sorumluluklarına halel getirmeyecektir. Özellikle de: 
- 31 Ocak 1967 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna İlişkin Protokol ile değiştirilen 28 Temmuz 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna İlişkin Sözleşme, 
- 4 Kasım 1950 tarihli İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi, 
- Devleti yapılan iltica başvurularını incelemekten sorumlu tutan uluslararası sözleşmeler, 
- 10 Aralık 1984 tarihli İşkence ve Diğer Zalimane, Gayri İnsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme,
- Uygulanabildiği hallerde, 13 Aralık 1955 tarihli Kuruluşa Dair Avrupa Sözleşmesi, 
- Suçluların iadesi ve transit geçişle ilgili uluslararası sözleşmeler,
- Yabancı uyruklu kişilerin geri kabulleriyle ilgili çok taraflı uluslararası sözleşmeler ve anlaşmalar.
2. Bu Anlaşma 12 Eylül 1963 tarihli Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu Arasında Ortaklık Kuran Anlaşma’nın hükümleri, ek protokolleri, ilgili Ortaklık Konseyi kararları ve Avrupa Birliği Adalet Divanının ilgili içtihat hukukunda belirtilen, Taraflardan birinin toprağında ikamet eden veya yasal olarak ikamet etmekte olanların ve çalışanların hak ve yükümlülükleri de dahil, tüm hak ve yükümlülüklere tamamen uyacaktır. 
3. Bu Anlaşmanın uygulanması, yasadışı olarak kalan üçüncü ülke vatandaşlarının5* iadesi için özellikle de bunların yasal danışmaya, bilgiye erişimlerine, iade kararlarının uygulanmasının geçici olarak askıya alınmasına ve yasal çarelerden faydalanma imkanlarına ilişkin Üye Devletlerdeki ortak standart ve usullerle Avrupa Parlamentosu ve 2008/115/AT sayılı Konsey Direktifi tarafından belirtildiği üzere iade usullerinin konusu olan kişilerin haklarına ve usul güvencelerine halel getirmeyecektir. 
4. Bu Anlaşmanın uygulanması, iltica talebinde bulunan kişilerin6* kabulü için asgari standartlar belirleyen 2003/9/AT sayılı Konsey Direktifinde ve özellikle 
başvuru incelemesi sırasında Üye Devlette kalma hakkına ilişkin olarak mülteci statüsü7* verme ve geri çekme için Üye Devletlerdeki usullerin asgari standartlarına ilişkin 2005/85/AT sayılı Konsey Direktifinde belirtildiği üzere iltica başvurusu yapan kişilerin haklarına ve usul güvencelerine halel getirmeyecektir. 
5. Bu Anlaşmanın uygulanması üçüncü ülke vatandaşlarının durumu ile ilgili olan 2003/109/AT sayılı Konsey Direktifi şartları gereğince uzun dönem ikamet izni 
almış kişilerin haklarına ve usul güvencelerine halel getirmeyecektir.
6. Bu Anlaşmanın uygulanması, aile birleşimi hakkına ilişkin 2003/86/AT sayılı Konsey Direktifi gereğince ikamet izni verilen kişilerin haklarına ve usul güvencelerine halel getirmeyecektir.
7. Bu Anlaşmadaki hiçbir hüküm diğer resmi veya gayri resmi düzenlemeler çerçevesinde kişilerin iadesini engellemeyecektir.

5*. RG AB L 348, 24.12.2008, s. 98
6*. RGAB L 31, 6.2.2003, s. 18.
7*. RGAB L 326, 13.12.2005, s. 13


BÖLÜM VII 

YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ VE UYGULAMA 

Madde 19

Ortak geri kabul komitesi 

1. Akit Taraflar, bu Anlaşmanın uygulanması ve yorumlanmasında birbirlerine karşılıklı yardım sağlayacaklardır. Bu amaçla, özellikle aşağıda belirtilen görevleri üstlenmek üzere bir ortak geri kabul komitesi (bundan böyle “komite” olarak anılacaktır) oluşturacaklardır: 

(a) bu Anlaşmanın uygulanmasını denetlemek;
(b) bu Anlaşmanın yeknesak uygulanması için gerekli düzenlemeleri yürürlüğe koymaya karar vermek;
(c) Madde 20 uyarınca Türkiye ve Üye Devletler tarafından hazırlanan uygulama Protokolleri hakkında düzenli bilgi teatisinde bulunmak; 
(d) Bu Anlaşma ve Ekleri için değişiklik önerilerinde bulunmak;

2. Komitenin kararları Akit Tarafların yasalarının gerektirdiği her türlü zorunlu iç usulün izlenmesini takiben Akit Taraflar üzerinde bağlayıcı olacaktır. 

3. Komite, Birliğin ve Türkiye’nin temsilcilerinden oluşacaktır; Birlik, Üye Devletlerin uzmanlarınca desteklenen Komisyon tarafından temsil edilecektir.

4. Komite gerektiğinde Akit Taraflardan birinin talebi üzerine toplanacaktır.

5. Komite çalışma usullerini kendisi oluşturacaktır.

Madde 20 

Protokollerin Uygulaması

1. Bir Üye Devletin veya Türkiye’nin talebi üzerine, Türkiye ve bir Üye Devlet diğerlerine ilaveten aşağıdaki kuralları kapsayan bir uygulama Protokolü hazırlayacaktır.

(a) Yetkili makamlar ile sınır geçiş noktalarının tayini ve irtibat noktalarının değişimi;
(b) Refakat edilen üçüncü ülke vatandaşlarının ve vatansız kişilerin transit geçişleri de dahil refakatli geri dönüş koşulları, 
(c) Bu Anlaşmanın 1’den 4’e kadar sayılı Eklerinde belirtilenlere ilave yöntem ve belgeler 
(d) Hızlandırılmış prosedür gereğince geri kabul şekilleri
(e) Mülakat yöntemi

2. Bu Maddenin 1. Paragrafında belirtilen uygulama Protokolleri, ancak Madde 19’da belirtilen geri kabul komitesine bildirimde bulunulduktan sonra yürürlüğe girecektir. 

3. Türkiye bir Üye Devletle hazırlanan ve Türkiye’deki uygulamasının pratikte gerçekleştirilebilirliğine tabi olan uygulama Protokolünün herhangi bir hükmünü, başka bir Üye Devletin talebi üzerine o Devlet ile olan ilişkilerinde de uygulamayı kabul eder. 

Üye Devletler Türkiye ile olan ilişkilerinde Türkiye ile bir diğer Üye Devlet arasında hazırlanan ve diğer Üye Devletlerdeki uygulamasının pratikte gerçekleştirilebilirliğe tabi olan bir uygulama Protokolünde yer alacak hükümleri Türkiye’nin talebi üzerien uygulamayı kabul eder.

Madde 21 

Üye Devletlerin ikili geri kabul anlaşmaları veya düzenlemeleri konusu 

Bu Anlaşmanın hükümleri başka bir Anlaşmanın hükümleriyle bağdaşmadığı takdirde, Madde 24 (3)’e halel getirmeksizin, bu Anlaşma hükümleri, 20. Madde 
kapsamında izinsiz olarak ikamet eden kişilerin geri kabulü konusunda bireysel olarak Üye Devletler ile Türkiye arasında yapılmış veya yapılabilecek 
bulunan her türlü yasal olarak bağlayıcılığa haiz belgenin hükümlerinden önce gelecektir. 

BÖLÜM VIII 

NİHAİ HÜKÜMLER 

Madde 22

Coğrafi Uygulama alanı

1. Bu Maddenin 2. Paragrafına tabi olarak, Anlaşma Avrupa Birliği Antlaşmasının 52. Maddesinde ve Avrupa Birliğinin İşleyişi Hakkındaki Anlaşmanın 355. Maddesinde belirtildiği gibi, Avrupa Birliği Antlaşmasının yürürlükte olduğu topraklarda, ve Türkiye Cumhuriyeti topraklarında geçerli olacaktır.

2. Bu Anlaşma, Danimarka Krallığı topraklarında geçerli olmayacaktır.

Madde 23

Teknik yardım 

İki Taraf da bu Anlaşmayı Türkiye ile Birlik arasındaki göç akınlarının yönetiminde ortak sorumluluk, dayanışma ve eşit ortaklık ilkelerine dayanarak uygulama konusunda mutabık kalmışlardır. 

Bu bağlamda Birlik, teknik yardım konusunda ekli ortak bildiri uyarınca bu Anlaşmanın uygulanmasında Türkiye’yi desteklemek amacıyla mali kaynak sağlama taahhüdünde bulunmuştur. Bu sırada, kapasite ve kurumsal gelişime özel bir önem verilecektir. Bu gibi bir destek, Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından ortak olarak mutabık kalınmış mevcut ve gelecekteki öncelikler bağlamında sağlanmalıdır. 

Madde 24

Anlaşmanın yürürlüğe girmesi, süresi ve sona ermesi 

1. Bu Anlaşma, Akit Taraflar tarafından kendi usullerine uygun olarak onaylanacak veya kabul edilecektir.
2. 3. Paragrafa tabi olarak, bu Anlaşma, Akit Tarafların birbirlerine bu Maddenin birinci paragrafında belirtilen usulleri tamamladıklarını bildirdikleri tarihi takip 
eden ikinci ayın birinci gününde yürürlüğe girecektir.

3. Bu Anlaşmanın 4. ve 6. Maddelerinde ortaya konulan yükümlülükler bu Maddenin 2. Paragrafında belirtilen tarihten üç yıl sonra uygulanmaya başlanacaktır. 
Bu üç yıllık süre boyunca bu yükümlülükler, yalnızca Türkiye’nin geri kabulle ilgili ikili anlaşma veya düzenlemeler yaptığı üçüncü ülke vatandaşları ve vatansız 
kişiler için geçerlidir. Bu üç yıllık süre boyunca, Türkiye ve münferit Üye Devletler arasındaki mevcut ikili geri kabul anlaşmalarının ilgili bölümleri uygulanmaya devam edecektir. 

4. Bu Anlaşma süresiz olarak akdedilmiştir. 

5. Her bir Akit Taraf, resmi olarak diğerine bildirimde bulunarak bu Anlaşmayı feshedebilir. 

Bu Anlaşmanın yürürlüğü, bu bildirimin yapılma tarihinden altı ay sonra sona erecektir. 

Madde 25 

Ekler 

1 ‘den 6’ya kadar olan Ekler bu Anlaşmanın ayrılmaz bir parçasını oluşturur.

Ankara’da iki bin on üç Yılının Aralık ayının 16 ncı gününde, Bulgarca, Çekçe, Danca, Hollandaca, İngilizce, Estonca, Fince, Fransızca, Almanca, Yunanca, Macarca, İtalyanca, Letonca, Litvanca, Maltaca, Lehçe, Portekizce, Slovakça, Slovence, İspanyolca, İsveççe ve Türkçe dillerinde, her metin aynı derecede geçerli olmak üzere, ikişer nüsha olarak imzalanmıştır. 

Gösterildiğinde uyruğun kanıtı olarak nitelendirilecek belgelerin ortak listesi

(Madde (3) 1), 5 (1) ve 9 (1))

Talepte Bulunulan Devlet Üye Devletlerden biri veya Türkiye ise:

- Her tür pasaport, 
- Talepte Bulunulan Devlet tarafından verilen lesepase, 
- Her tür kimlik kartı (geçici ve koşullu olanlar dahil);
- Askeri hizmet karneleri ve askeri kimlik kartları; 
- Gemi adamı kayıt defterleri ve kaptanların hizmet kartları; 
- Vatandaşlık sertifikaları ve vatandaşlığı dolaylı veya açıkça belirten diğer resmi belgeler. 

Talepte Bulunulan Devlet Türkiye ise: 
- Vize Bilgi Sisteminde8* yürütülen bir araştırma sonucunda kimliğin doğrulanması, 
- Üye Devletlerin Vize Bilgi Sistemini kullanmadıkları durumda, bu Üye Devletlerin vize başvurusu kayıtlarından oluşturulan pozitif tanıma. 

8*. Avrupa Parlamentosunun ve Konseyin (AT) 767/2008 sayılı 9 Temmuz 2008 tarihli Vize Bilgi Sistemine (VIS) ilişkin düzenlemesi ve Üye Devletler arasında 
kısa süreli vizeler hakkında veri alışverişi (VIS Düzenlemesi), 

RGAB L 218, 13.8.2008, s. 60

Uyruğun kesin olmayan karinesi olarak kabul edilen belgelerin ortak listesi

(Madde (3)1), 5(1) ve 9(2))

- Bu Anlaşmanın EK-1’inde listelenen belgelerden herhangi birinin fotokopileri, 
- Sürücü belgeleri veya fotokopileri, 
- Doğum belgeleri veya fotokopileri, 
- Şirket kimlik kartları veya fotokopileri, 
- Tanıkların verdiği ifadelerin yazılı beyanları, 
- İlgili kişi tarafından yapılan açıklamaların ve resmi bir sınav sonucu da dahil olmak üzere söz konusu kişi tarafından konuşulan dilin yazılı beyanı,
- Pasaport yenilenirken yetkili makamlarca verilen resimli belgeler dahil olmak üzere, ilgili kişinin uyruğunu belirlemeye yardım edebilecek herhangi bir diğer belge, 
- Ek 1’de listelenen belgelerin geçerlilik süresi dolmuş olanları, 
- Resmi yetkililer tarafından temin edilmiş olan ve diğer Tarafın resmi yetkililerinin de teyit ettiği kesin bilgiler. 

Üçüncü ülke vatandaşları ve vatansız kişilerin geri kabul koşullarıın kanıtı olarak değerlendirilen belgelerin ortak listesi

(Madde 4(1), 6(1) ve 10(1)) 

- Talepte Bulunulan Ülke tarafından verilen vize ve/veya ikamet izni,
- İlgili kişinin tahrif edilmiş bir seyahat belgesindeki veya giriş/çıkışın diğer kanıtı (örneğin: fotoğraf) dahil olmak üzere giriş/çıkış damgaları veya seyahat belgesindeki benzer tasdikler, 
- İlgili kişinin Talepte Bulunulan Devletin topraklarında kaldığını açıkça gösteren belgeler, sertifikalar ve her türlü fatura (örnek: otel faturaları, doktor/dişçi randevu kartları, kamu/özel kurumlara giriş kartları, araba kira sözleşmeleri, kredi kartı faturaları, vb. ), 
- İlgili kişinin Talepte Bulunulan Devletin topraklarında bulunduğunu ve yaptığı yolculukları gösteren hava, tren, otobüs veya gemi seferlerinin üzerinde kişinin ismi geçen biletleri ve/veya yolcu listesi,
- İlgili kişinin bir kargo veya seyahat acentesi hizmeti kullandığını gösterir bilgi, 
- İlgili kişinin sınırı geçtiğini doğrulayabilecek, özellikle, sınır yetkili personeli ve diğer tanıklar tarafından verilen ifadelerin yazılı resmi beyanı, 
- İlgili kişinin adli veya idari davalarda verdiği bir ifadenin resmi yazılı beyanı. 



11 Cİ BÖLÜM İLE DEVAM EDECEKTİR


***